Yeniden Doğmanız Gerekir!

You Must Be Born Again!

Yuhanna 3

Dinleyici dostlar, size esenlik olsun!

Ön gördüğü doğruluk yolunu herksin anlamasını ve bu yola boyun eğmesini isteyen ve O’nun ile sonsuza kadar esenliğe sahip olmasını arzu eden esenlik Rabbi Tanrı’nın adı ile sizleri selamlıyoruz. Doğruluk Yolu adlı programınızı sunmak üzere bugün tekrar sizler ile beraber olabildiğimiz için mutluyuz.

Kutsal Müjde’deki (İncil) çalışmamızda, İsa Mesih’in doğumunun, karakterinin ve işlerinin eşsiz olduklarını gördük. Ve son programımızda, İsa’nın öğretişlerinin de eşsiz olduklarının farkına vardık. Hiç kimse hiç bir zaman O’nunkiler gibi net ve derin anlamlı sözler ile konuşmadı. O’nun söylediklerini işitenler şaşakaldılar, çünkü İsa onlara kendi kahinlerinin (Tanrı adamı sayılan bir tür dervişler) ve yasa öğretmenlerinin (imamlar) sahip olmadıkları bir yetki kullanarak öğretti. İsa’nın ağzından çıkan bir kaç sözcük onların din önderlerinin ağızlarından çıkan bir çok sözden daha değerliydi. İşte bu yüzden Yahudi önderlerden çoğu İsa’dan hoşnut değillerdi. İsa yalnızca onların gelenekleri ile çelişen şeyler öğretmekle kalmıyor, aynı zamanda onların iki yüzlülüklerini herkesin gözü önünde açığa da vuruyordu.  

Son dersimizde, İsa’nın bir dağa çıkarak öğrencileri ile birlikte oturduğunda, onlara öğrettiği vaazı dinledik. O’nun bu vaazı dört sözcük ile özetlenebilir. Bu dört sözcük şunlardır: İki yüzlüler gibi olmayın!” İki yüzlülük Tanrı’nın gözünde iğrençtir ve insanı yıkıma uğratır. İsa bu nedenle kalabalığa şöyle dedi: “İki yüzlüler gibi olmayın!” İki yüzlü olmanın ne anlama geldiğini bilirsiniz. Eğer biri yüreğindeki ile çelişen bir karakter özelliğine sahip olmadığı halde bu özelliğe sahipmiş gibi davranırsa, iki yüzlü biridir. İsa, iki yüzlü birinin dıştan güzel görünen, ama içi her türlü pislik ile dolu badanalı bir mezara benzediğini söyledi. (Matta 23:27)

Tanrı’yı hiç kimse aldatamaz! Tanrı Sözü şöyle der: “Kendisine hesap vereceğimiz Tanrı’nın gözü önünde her şey çıplak ve açıktır.”  (İbraniler 4:13) İnsan yüreğini çok iyi bilen İsa, din önderlerindeki, Ferisilerdeki ve yasa öğretmenlerindeki iki yüzlülüğü gördü. Dıştan bakıldıklarında dua etmek, oruç tutmak ve sadaka vermek gibi konularda gayetliydiler, ama yüreklerinde, Tanrı’yı ve Tanrı’nın Sözü’nü gerçekten sevmiyorlardı. Ve bunun sonucu olarak da yaptıkları tüm “doğru” işler ve uyguladıkları törenler değersiz ve boştu. Bu nedenle, İsa öğrencileri ile konuşarak onlara şunları öğretti:

Dua ettiğiniz zaman iki yüzlüler gibi olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin köşe başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.” (Matta 6:5) “İhtiyacı olana sadaka verirken bunu borazan çaldırarak ilan etmeyin. İki yüzlüler, insanların övgüsünü kazanmak için havralarda ve sokaklarda böyle yaparlar. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.”  (Matta 6:2) Oruç tuttuğunuz zaman, iki yüzlüler gibi surat asmayın. Onlar oruç tuttuklarını insanlara belli etmek için kendilerine perişan bir görünüm verirler. Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.” (Matta 6:16)

“İki yüzlüler gibi olmayın. Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleri ile Ferisiler’inkini aşmadıkça, Göklerin Egemenliği’ne asla giremezsiniz.”  (Matta 6:5; 5:20) ruhta yoksul olanlara ne mutlu, çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır. Doğruluğa acıkıp susayanlara ne mutlu, çünkü onlar doyurulacaklar. Yüreği temiz olanlara ne mutlu, çünkü onlar Tanrı’yı görecekler. Bu nedenle göksel Babanız yetkin olduğu gibi siz de yetkin olun!” (Matta 5:3,6,8,48) “Dar kapıdan girin. Çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. Bu kapıdan girenler çoktur. Oysa, yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır. (Matta7:13, 14)

Burada Rab İsa’nın insanları, sonsuz yaşama götüren dar yolu seçmeleri için yönlendirdiğini görüyoruz. İsa’nın, kurtuluş yolu ile ilgili olarak ne söylediğini kavradınız mı? Bu gerçeği kavramanız çok önemli. Eğer bir kişi bir gün Tanrı’yı görecekse, ve bu kişi (kadın ya da erkek) bir gün Tanrı’nın huzurunda sonsuza kadar yaşayacaksa nasıl bir kişi olması gerekir? İsa bu konu ile ilgili ne söyledi? İsa, kısaca, şöyle dedi: “Saf ve mükemmel bir yüreğe sahip olmanız gerekir.”

Ancak günah içinde doğan Adem soyundan gelen biri, saf ve mükemmel bir yüreğe nasıl sahip olabilir? Bu kişinin, kötü yüreğini Tanrı’nın talep ettiği o saf yüreğe dönüştürmek için yapabileceği bir şey var mıdır? Hayır! İnsanın, kendi gücünü kullanarak yüreğini saflaştırmak için yapabileceği hiç bir şey yoktur. “Bir ağaç kütüğü uzun zaman suyun içinde kalsa bile, asla bir timsaha dönüşmeyecektir.” (Wolof atasözü: Türkçe karşılığı; Eşeğe altın semer vursalar, yine eşektir.) Benzer şekilde, biz günahkarlar, Tanrı’nın huzurunda kendimizi saf kılmak için hiç bir şey yapamayız. Ama bugünkü programımızın kalan bölümünde insan için imkansız olanın Tanrı için mümkün olduğunu göreceğiz!

Şimdi Müjde’yi okumaya devam edelim ve Yeruşalim’deki Nikodim adlı bir din önderinin bir gece nasıl O’nun ile konuşmak için İsa’nın yanına geldiğini görelim. İsa, Nikodim’e bir günahkarın saf bir yüreğe ve Tanrı’nın sonsuz yaşam armağanına nasıl sahip olabileceğini gösterdi. Yuhanna Müjdesi’nin üçüncü bölümünden okuyoruz. Kutsal Yazılar şöyle diyor:

(Yuhanna 3) 1Yahudiler’in Nikodim adlı bir önderi vardı. 2Ferisiler’den olan bu adam bir gece İsa’ya gelerek, ‘Rabbi, senin Tanrı’dan gelmiş bir öğretmen olduğunu biliyoruz. Çünkü Tanrı kendisi ile olmadıkça kimse senin yaptığın bu mucizeleri yapamaz’ dedi. 3  İsa, ona şu karşılığı verdi:Sana doğrusunu söyleyeyim: Bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ni göremez.

4Nikodim, ‘Yaşlanmış bir adam nasıl doğabilir? Annesinin rahmine ikinci kez girip doğabilir mi?’ diye sordu. 5İsa şöyle yanıt verdi: “Sana doğrusunu söyleyeyim; bir kimse sudan ve Ruh’tan doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ne giremez. 6Bedenden doğan bedendir, Ruh’tan doğan ruhtur. 7Sana ‘Yeniden doğmalısınız!’ dediğime şaşma. 8Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh’tan doğan herkes böyledir.

9Nikodim İsa’ya, ‘Bunlar nasıl olabilir?’ diye sordu. 10İsa, ona şöyle yanıt verdi: “Sen İsrail’in öğretmeni olduğun halde bunları anlamıyor musun? 11Sana doğrusunu söyleyeyim, biz bildiğimizi söylüyoruz, gördüğümüze tanıklık ediyoruz. Sizler ise bizim tanıklığımızı kabul etmiyorsunuz. 12Sizlere yeryüzü ile ilgili şeyleri söylediğim zaman inanmazsanız, gök ile ilgili şeyleri söylediğim zaman nasıl inanacaksınız? Gökten inmiş olan İnsanoğlu’ndan başka hiç kimse göğe çıkmamıştır. 14Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlu’nun da öylece yukarı kaldırılması gerekir. 15Öyle ki, O’na iman eden herkes sonsuz yaşama kavuşsun. Amin.

Rab İsa’nın din önderi Nikodim’e söylediği sözler üzerinde biraz düşünelim. Sonsuz yaşama ve Tanrı ile sonsuza kadar birlikte yaşama hakkına sahip olabilmesi konusunda İsa Nikodim’e ne söyledi? İsa şöyle dedi: “Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ni göremez. Yeniden doğmanız gerekir!”  Nikodim, yeniden doğmanın ne anlama geldiğini biliyor muydu? Hayır! Bu yüzden İsa ona şu sözleri söyledi: “Sen İsrail’in öğretmeni olduğun halde bunları anlamıyor musun? Bedenden doğan bedendir. Ruh’tan doğan ruhtur. Sana, ‘Yeniden doğmalısınız!’ dediğime şaşma!” (Yuhanna 3:10, 6 ,7)

Kısaca, İsa Nikodim’e, Tanrı’yı görmek ve O’nun kutsal huzurunda sonsuza kadar yaşamak isteyen kişinin ili kez doğması gerektiğini söylüyordu. Ancak bu gerçek, annenizin rahmine ikinci kez girerek tekrar doğmanız (fiziksel olarak) anlamına gelmez. Yeniden doğmanın anlamı şudur: Tanrı’nın Ruhu’nun sizi yeniden yaratması, yüreğinizi yıkaması ve Gücü aracılığı ile sizi yenilemesi gerektiği anlamına gelir. (Titus 3:5) Dinin dışsal ya da şekilsel biçiminden tamamen farklı olan, gökyüzünden gelen Güç aracılığı ile doğmanız gerekir. İçinizde, yüreğinizde değişim yaşamanız gerekir. Adem’den doğan herkes günah ile lekelenmiştir ve Tanrı’nın Egemenliği’nde, bir yere sahip olamaz. Adem’in çocukları yüreklerinde büyüyen günah tohumunun kökünü uzaklaştırmak konusunda tamamen güçsüzdürler. Nasıl bir ağaç kütüğünün uzun süre suyun içinde kalması onu bir timsaha dönüştüremezse, aynı şekilde dini törenler uygulayarak ve sevap işleyerek zaman geçirmek de kötü bir yüreği asla saf hale getiremez. Bunun için Tanrı’nın Kendisinin yüreğinizde bir mucize yapması ve yüreğinizi yenilemesi gerekir, çünkü çürüyen çürümezliği miras alamaz! (Bakınız 1. Korintliler 15:50) Kısaca, “Yeniden doğmalısınız!”

İsa’nın, din önderi Nikodim’e öğrettiği gerçek buydu. Ama Nikodim bu gerçeği anlamakta güçlük çekti.Bu nedenle, İsa’ya şunu sordu: bu nasıl mümkün olabilir? Nasıl yeniden doğabilirim ve yeni ve saf bir yürek alabilirim?

İsa ona şu yanıtı verdi:

“Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlu’nun da öylece yukarı kaldırılması gerekir. Öyle ki, O’na iman eden hiç kimse mahvolmasın, ama sonsuz yaşama kavuşsun!” (Yuhanna 3:14-16)

İsa, Nikodemus’a cehennem yargısından nasıl kaçabileceğini ve sonsuz yaşamı nasıl alabileceğini göstermek için ona Musa peygamber zamanında çöldeki atalarının başına neler geldiğini hatırlattı. Tevrat’ta gördüğümüz gibi, İsrail oğulları bir kez Tanrı’ya ve Musa’ya karşı şikayet edip mızmızlandıklarında Tanrı, onları ısırmaları için aralarına zehirli yılanlar gönderdi ve İsrail oğullarından pek çok kişi öldü. Ama tüm bunlara rağmen, İsrail oğulları tövbe ettikten sonra Tanrı, Musa’ya, tunçtan bir yılan yapmasını ve onu bir sopanın üzerine takarak yukarı kaldırmasını buyurdu, öyle ki, bu yılana bakan herkes iyileşsin ve ölmesin.

Böylece, İsa Nikodim’e bu örneği vererek onun anlamasına yardımcı oldu; İsrail oğullarının ölümden kurtarılmaları için nasıl sopanın üzerindeki tunç yılana nasıl yalnızca bakmaları yeterliyse, aynı şekilde Adem çocuklarının da Tanrı’nın kendilerini sonsuz cezadan kurtarmak için sağladığı çözüme yalnızca inanmaları yeterliydi. Bizler de yılanlar tarafından ısırılmış olan İsrail çocukları gibiyiz. Şeytan, zehirli bir yılana benzer ve günah insanın mahvolmasına neden olan bir zehir gibidir. Şeytan, Adem’in çocuklarının hepsini ısırmıştır ve günahın zehiri eğer Tanrı bize bir çözüm vermediği takdirde, cehennemde sonsuza kadar mahvolmamıza neden olacaktır. Kendimizi, kendi gücümüz ile Tanrı’nın yargısından kurtarmamız imkansızdır, çünkü günahın ücreti ölüm ve cehennemdir. Ama Rab Tanrı’ya övgüler oldun—çünkü İsrail oğullarını günahın zehirinden kurtarmak için bir çözüm sağladığı gibi—aynı şekilde Adem oğullarını da günahın “zehirinden” kurtarmak için bir çözüm sağlamıştır.

Tanrı’nın, Adem oğullarının günah ile dolu yüreklerini onarmak ve yenilemek için nasıl bir plan yaptığını biliyor musunuz? Rab İsa bu konu ile ilgili neler söyledi? İsa, kutsal Kurtarıcı’nın günahkarların günahının cezasını çekmek için bir sopanın (çarmıh) üzerine kaldırılması gerektiğini söyledi—“öyle ki, O’na iman edenlerin hiç biri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun!”

O zaman kim kurtulabilir? Kutsal Yazılar bu konu hakkında ne diyor? Şöyle yazıyorlar: O’na iman edenlerin hiç biri mahvolmasın!” İnanmamız gereken kimdir? Tanrı’nın gönderdiği Kurtarıcı’ya inanmamız gerekir. O’na inanıyor musunuz? Hiç kimsenin mahvolmasını istemeyen Tanrı’nın Kurtarıcı İsa’yı göklerden yeryüzüne sizin için, günah borcunuzu sizin için çekmesi amacı ile gönderdiğine yürekten inanıyor musunuz? Tanrı’nın günah sorunumuz ile ilgili adil çözümü, İsa’nın çarmıhta ölmesidir. Kutsal Yazılar şöyle der: “Tanrı, günahı bilmeyen Mesih’i bizim için günah sunusu yaptı. Öyle ki, Mesih sayesinde Tanrı’nın doğruluğu olalım.”  (2. Korintliler 5:21)

Sevgili dostlar, Tanrı değişmemiştir. Yaklaşık iki bin yıl önce Rab İsa Nikodim’e söylediklerini bugün hala size de söylüyor: “Yeniden doğmalısınız!”  Tanrı, yüreğinizi Gücü aracılığı ile temizlemek, yeniden yaratmak ve yenilemek istiyor. Ama bunu yapabilmesi için sizin İyi Haber’e inanmanız gerekiyor. O’nun gönderdiği Mesih’e inanmalısınız. Asla günah işlememiş olan İsa’nın sizin Tanrı’nın huzurunda sonsuza kadar yaşayabilmeniz için günah borcunuzu ödemiş olduğuna iman etmelisiniz. “Yeniden doğmalısınız! Bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ni göremez.” Amin.

Dinlediğiniz için teşekkürler. Tanrı isterse bir sonraki programımızda, Müjde kitabını okumaya devam edeceğiz ve Rab İsa’nın beş kocası olan bir kadın ile neler konuştuğunu dinleyeceğiz.

Siz, İsa Mesih’in ilan ettiği sözler üzerinde düşünürken, Tanrı sizi bereketlesin.

“Sana, ‘Yeniden doğmalısınız!’ dediğime şaşma!” (Yuhanna 3:7) “Ne mutlu yüreği temiz olanlara, çünkü onlar Tanrı’yı görecekler!” (Matta 5:8)