13 Ağustos

“Nerede iki ya da üç kişi benim adım ile toplanır ise,
ben de orada, aralarındayım.” (Matta 18:20)

İsa bu sözleri söylediği zaman, tövbe etmeyi reddeden günah işlemiş bir üye ile ilgilenmek için yapılan bir kilise toplantısına işaret etmektedir. Gücendiren kişi ile ilgilenmek için sarf edilen diğer çabalar başarısız kalmıştır ve bu kişi şimdi kilisenin önüne getirilir. Eğer hala tövbe etmeyi reddediyor ise, o zaman topluluktan çıkartılması gerekir. Rab İsa Mesih kilise içindeki disiplin ile ilgili olarak yapılan bir toplantıda bizzat bulunacağını vaat eder.

Ancak bu ayetin elbette daha geniş bir anlam ifade ettiği kesindir. Bu ayet, O’nun adında her yerde ve her zaman toplanmış olan iki ya da üç kişi için geçerlidir. O’nun adında toplanmak, bir Hıristiyan topluluğu olarak bir araya gelmek anlamını taşır. O’nun yetkisi aracılığı ile, O’nun adında hareket ederek bir araya toplanmak demektir.

“Kendilerini elçilerin öğretişine, paydaşlığa, ekmek bölmeye ve duaya adadılar” ayetinde (Elçilerin İşleri 2:42)

 belirtildiği gibi, ilk Hıristiyanların uyguladığı şekilde uyumlu bir biçimde bir araya gelmekten bahseder. Mesih’i merkez alarak O’nda toplanmak anlamına gelir (Yaratılış 49:10; Mezmur 50:5).

“.. ben orada aralarında olacağım.” Yerel topluluğun tüm toplantılarına neden sadık bir şekilde katılmamız gerektiğine dair en güçlü neden budur. Rab İsa’nın kendisi özel bir şekilde o toplantıda bulunur. Bizler, pek çok kez O’nun bize vaat etmiş olduğu bu Varlığını bilinçli şekilde hissetmeyebiliriz. Bu gibi zamanlarda bu gerçeği O’nun vaadini temel alan iman aracılığı ile kabul ederiz. Ama yine de O’nun kendisini bize alışılmışın dışında gösterdiği diğer başka zamanlar vardır. Gökyüzünün çok aşağılara eğilir gibi göründüğü zamanlar. Tüm yüreklerin Söz’ün etkisi altında kalarak yere eğildiği zamanlar. Rabbin yüceliğinin yeri, insanları saygılı bir huşu duygusu ile sımsıkı kavradığı ve gözyaşlarının özgürce aktığı zamanlar. Yüreklerimizin içimizde yandığı zamanlar.

Bizler bu kutsal ziyaretlerin ne zaman yapılacağını asla bilmeyiz. Bize önceden bir bildiri yapılmadan ve hiç beklemediğimiz zamanlarda yapılırlar. Eğer o anda orada değil isek, bu ziyaretleri kaçırabiliriz. O zaman Tomas’ınkine benzer bir durumu paylaşmak zorunda kalırız. Dirilmiş ve yüceltilmiş Rab İsa, dirildiği günün akşamında öğrencilerine göründüğü zaman, Tomas diğer öğrenciler ile birlikte orada değildi (Yuhanna 20:24). O an, bir daha asla geri alınamayacak olan bir yücelik anı idi.

Eğer Halkı O’nun adında bir araya toplandığı zaman Mesih’in Halkının arasında bulunduğuna gerçekten inanıyor isek, o zaman Başkan’ın orada olacağını bildiğimiz için toplantıya katılmayı istemekten çok daha fazla bir istek duyarak toplantıya katılma konusunda kararlı olmamız gerekir. Ölüm ya da ölümcül hastalık dışında hiç bir şey toplantıdaki varlığımıza engel olmayacaktır.