20 Ağustos

“Terbiye edilmek uğruna acılara katlanmalısınız.
Tanrı size oğullarına davranır gibi davranıyor.
Hangi oğul babası tarafından terbiye edilmez?” (İbraniler 12:7)

Terbiye etmek sözcüğü farklı gramer yapıları ile İbraniler12. Bölümün ilk 11 ayetinde yedi ez yer almaktadır. Bu nedenle, sıradan bir okuyucunun bu konuda yanlış bir izlenim edinmesi zor değildir. Tanrıyı kolayca, çocuklarını sonsuza kadar kırbaçlayan öfkeli bir Baba olarak gözünün önüne getirebilir. Bu yanlış anlayış terbiye etme konusunu sadece ceza verme olarak gören bir düşünceden kaynaklanır.

Terbiye etmek sözcüğünün Yeni Antlaşma’da bundan çok daha geniş bir anlama sahip olduğunu öğrenmek çok rahatlatıcıdır. Terbiye etmenin gerçek anlamı çocuk eğitmektir ve bir çocuğun yetiştirilmesi ile ilgili var olan her tür anne baba eylemini içine alır. Kittel terbiye etmeyi şöyle tanımlar:

“Olgunluğa doğru büyümekte olan ve yönlendirilmeye, öğretilmeye ve eğitilmeye ihtiyaç duyan çocuğa uygulanan disiplin ya da hatta döverek cezalandırma şeklindeki belirli ölçüde bir zorlayış.”

İbraniler kitabının yazılmış olduğu Hıristiyanlar zulüm görerek acı çekiyorlardı. Yazar, bu zulümden Rabbin terbiyesinin bir bölümü olarak söz eder. Yazarın bu ifadesi, zulmü Tanrının gönderdiği anlamına mı gelir? Kesinlikle hayır! Bu görüş müjdenin düşmanları tarafından uydurulmuştur. Tanrı, günahları nedeni ile Hıristiyanlara ceza mı vermektedir? Hayır, zulüm görmelerinin nedeni büyük olasılıkla O’na ettikleri sadık tanıklıktır. O zaman, zulme Tanrının bir terbiyesi olarak bakmak hangi şekilde mümkündür? Şöyle düşünebiliriz; zulüm görmelerine Tanrı izin verdi ve sonra da bu zulmü Halkının yaşamındaki eğitici planının bir kısmı olarak kullandı. Başka bir deyiş ile Tanrı, çocuklarının Oğlu’nun benzerliğine dönüşmeleri için bu zulmü onları temizlemek ve olgunlaştırmak amacı ile kullandı.

Bu tür bir döverek cezalandırma hiç kuşkusuz, uygulandığı anda hiç de hoş değildir. Keski, sert bir şekilde mermere şekil verir; fırının yoğun kızgınlığı altını arıtır. Ama mermerin içinden insan yüzü ortaya çıktığı zaman ve altın maden cürufundan arındığında, çekilen bütün sıkıntıya değer.

Rabbin terbiyesini küçümsemek ya da terbiye görür iken zayıf düşüp bayılmak, insan yenilgisi ile eş değerdedir. Hatırlanması gereken tek uygun tutum, Tanrının bu durumu eğitici bir plan olarak kullandığıdır ve daha sonra bu durumdan en üstün yararı sağlayacaktır. Yazar,

“Böyle eğitilenler için bu sonradan esenlik veren doğruluğu üretir”

 derken kast ettiği anlam budur. (İbraniler 12:11b)