28 Ağustos

“Günahınızın gelip sizi bulacağından emin olun.” (Çölde Sayım 32:23)

Tanrı, içinde yaşadığımız bu dünyaya değiştirilemez, belli bazı ilkeler inşa etmiştir. Ve insanın tüm yaratıcılığı bu ilkelerin yerine gelmesine engel olamaz. Bu ilkelerden biri, günah işlediğiniz zaman, bunun sonuçlarından kaçınamayacağınızdır.

Bazılarımız bu ilkenin işleyişini erken yaşlarda öğrenmişizdir; reçel ya da bazı başka yiyecekleri aşırdığımız zaman, arkamızda annemizin yaptığımız şeyin kolayca farkına varmasına neden olan izler bırakırız. Ama bu gerçek, yaşamın tamamı için geçerlidir ve her gazete tarafından bu gerçeğe tanıklık edilir.

“Eugene Aram’ın Rüyası” adlı şiir, bu konu ile ilgili dikkat çekici bir örnektir. “Mükemmel bir suç” işleyeceğini düşünen Aram bir adam öldürdü ve bu adamın bedenini ağır ağır akan, bir mürekkep kadar koyu rengi olan ve derinliği çok fazla bir nehre attı. Ertesi sabah suçu işlemiş olduğu nehir kıyısına gitti

Ve siyah renkli lanetli suyu
Vahşi ve korku dolu gözler ile araştırdı;
Ve nehrin yatağında, ölü adamı gördü,
Çünkü nankör akıntı kurumuş idi.

Bedeni, çok büyük yapraklar ile örtmeye çalıştı, ama o gece bölgede çok şiddetli bir rüzgar çıktı ve ceset tamamen görünür hale geldi.

O zaman yere yüz üstü yıkıldım
Ve önce ağlamaya başladım.
Çünkü anladım ki benim saklamaya çalıştığımı
Toprak gizlemeyi reddetmiş idi;
Karada ya da suda ve ne kadar derinde olur ise olsun.

Sonunda kurbanını uzaktaki bir mağaranın içine gömdü, ama yıllar sonra iskelet bulundu; işlediği suç için mahkemeye gitti ve cezası infaz edildi. Günahı gelip onu bulmuştu.

Ama günahın gelip bizi bulduğu bir başka yol daha mevcuttur. E. Stanley Jones bize şunu hatırlatır:

“Günah içsel varlığı bozar, iç cehennemde kendine saygı duyamazsın ve seni çıkışı olmayan labirentlerin içinde yaşamaya zorlar.”

Ve hatta eğer bir kişinin günahı bu yaşamda ortaya çıkmadan kalsa bile, diğer yaşamda kişinin karşısına çıkacağı kesindir. Günah, Mesih’in kanı aracılığı ile temizlenmediği takdirde, Yargı Gününde ışığa getirilecektir. Günah, bir eylem, bir düşünce, bir motif ya da bir niyet olabilir, ne olduğu hiç fark etmez; kişi onunla suçlanacak ve cezası ilan edilecektir. Bu ceza, elbette, sonsuz ölüm olacaktır.