24 Aralık

“Zengin servetini bir kale, aşılmaz bir sur sanır.Nasıl da hayalcidir!”
(Süleyman’ın Özdeyişleri 18:11 Living Bible)

Luka’nın müjdesindeki akılsız zengin o kadar büyük bir servete sahipti ki, bu serveti ile ne yapacağını bilmiyordu. Bu nedenle ambarlarını yıkıp daha büyüklerini yapmaya, bütün tahıllarını ve mallarını oraya yığmaya karar verdi. Ondan sonra rahat edeceğini ve yaşamın tadını çıkartacağını düşünüyordu. Ama bu bina etme projesi tamamlanır tamamlanmaz öleceğini bilmiyordu. Serveti onu ölümden ve mezardan kurtaramayacaktı.

Sider şöyle der:

“Buradaki zengin budala açgözlü bir insanın örneğidir. İhtiyacı olmadığı halde her zaman çok, daha çok isteyen açgözlü ve hırslı bir kişidir. Tahıllarını ve mallarını yığmak için ambarlar yapmak istemesi maddesel varlıkların onun ihtiyaçlarının hepsini karşılayacağını düşünmesi idi. Ama tanrısal bakış açısına göre bu davranış, çılgınlıktan başka bir şey değildir. O, zavallı bir budaladır.”

Borsada zengin olmak isteyen bir adam hakkında bir efsane anlatılır. Biri ona istediği her şeye sahip olabileceğini söylediği zaman, o, bir yıl sonraki gazete haberlerini görmek istediğini söyledi. Aklından geçen düşünce elbette ki şu idi: o bir yıl boyunca borsada yükselecek olan hisseleri satın alarak bir servet yapabilirdi. Bir yıl sonra aynı güne ait gazete kendisine gösterildiği zaman, ne kadar zengin olduğunu görüp sevindi. Ama sonra gözü ölüm ilanlarına ilişti ve o ilanlar arsında kendi ölümünün haberi de vardı.

Mezmur yazarı zengin insanların zenginliğini küçümseyen şu satırları yazar:

“Mezarları sonsuza dek evleri, kuşaklar boyu konutları olacak. Topraklarına kendi adlarını verseler bile.” (Mezmur 49:11)

Ama zenginler de ölür ve servetlerini başkalarına bırakırlar.

“Bütün gösterişine karşın geçicidir insan, ölüp giden hayvanlar gibi.” (Mezmur 49:12)

Paranın cennet dışında her yere gitmek için evrensel bir pasaport olduğu ve evrensel sağlayış gerçekleştirdiği ifadesi doğrudur. Ama mutluluk satın alamaz.

Hiç bir zengin insan, her ne kadar para yaşamının en büyük tutkusu olsa dahi, mezar taşına bir para biriminin işaretini kazıtmamıştır. Eğer yaşarken kendisi için en önemli sembol olan para birimini mezarına dikerdi. Ama ölürken bir inanç sembolü olan çarmıhı seçer. Bu, yaptığı en son iki yüzlülüktür. Doğrular bakarlar ve şöyle derler:

“İşte bu adam Tanrıya sığınmak istemedi. Servetinin bolluğuna güvendi, başkalarını yıkarak güçlendi!” (Mezmur 52:7)

Ve Tanrı bu kişinin mezar taşına yazar:

“Kendisi için servet biriktiren ama Tanrı katında zengin olmayan kişinin sonu böyle olur.” (Luka 12:21)