8 Aralık

“Suçlu çabuk yargılanmaz ise,
insanlar kötülük etmek için cesaret bulurlar.” (Vaiz 8:11)

Ben bu satırları yazarken, ülkemizde dev gibi yükselen suç oranı ile ilgili olarak halktan büyük bir öfke dalgası yükselmektedir. İnsanlar yasa ve düzen istemektedirler. Yasalarımız ve mahkemelerimiz sanki suçlular lehine hareket eder gibidirler. Suçlu kurbanlarının hakları ise ya çok az yerine gelir ya da hiç gelmez. Mahkeme davaları çok uzun sürer ve genellikle bir suçluyu savunan bir avukat haklı olmadığı davada yasanın bazı saçma boşluklarından yararlanarak davayı kazanabilir.

Genel düzensizliğe ek olarak ayrıca liberal sosyologların, psikiyatristlerin ve diğer “uzmanların” itiraz kabul etmez şekilde salahiyet ile konuşurlar. İdam cezasının mantıksız ve insanlık dışı olduğu konusunda ısrar ederler. Suçun cezalanması ile ilgili korkunun suçluları durdurma etkisine sahip olmadığını iddia ederler. Çözümün suçluları cezalandırmak değil, onları tedavi etmek olduğunu söylerler.

Ama hata yapmaktadırlar. Bir kişi “yaptığının yanına kar kalacağından ne kadar emin olur ise” suç işlemek için o kadar hazır olacaktır. Ya da eğer cezasının hafif olacağını hisseder ise, yakalanma riskini dahi göze alır. Ya da eğer davanın uzun süre devam edeceğini düşünüyor ise, bundan teşvik dahi alacaktır. Ve diğer kişilerin savundukları tüm iddialara rağmen, ölüm cezası suça engel olan bir etkiye sahiptir.

Artan suç oranını analiz eden herkes tarafından beğenilen bir dergide şunlar yazıldı:

“Bu durumun nedenlerinden biri, Amerika’nın yetersiz adalet sistemidir. Tüm yetkililer, eğer ölüm cezası etkili olacak ise, o zaman bu ölüm cezasının çabuk olması gerektiği konusunda hem fikirdirler. Ancak bekleyen yüklü davalar nedeni ile Amerikan hukuk sistemi bunu uygulayamamaktadır.”

Kriminoloji konusundaki bir uzman, erdeme olan sevgisi nedeni ile erdemli olan her bir kişi karşısında 10.000 kişinin ceza korkusu yüzünden iyi olduğunu beyan etti. Ve Chicago Üniversitesindeki Isaac Ehrlich istatistiklerin bir katilin idam edildiğine ilişkin bir haberin diğer 17 katilin suç işlemesine engel olduğunu gösterdiğini bildirir.”

Reform ve rehabilitasyon sorunun çözümü değildirler. Bunlar insanları değiştirme konusunda sürekli başarısızlığa uğrayan yollardır. Biz, yalnızca Tanrının Ruhu aracılığı ile yeniden doğmanın bir günahkarı bir kutsala çevirebileceğini biliriz. Ama ne yazık ki, yetkililerden yalnızca bir kaçının dışında bu gerçeği hiç kimse ne kendisi ne de mahkumları için kabul etmeyecektir.

Durum bu olduğuna göre yapabilecekleri en iyi şey, bu günkü ayeti ciddiye almak olacaktır.

”Çünkü suçlu çabuk yargılanmaz ise, insanlar kötülük etmek için cesaret bulur.”

 Ceza, çabuk ve adil bir şekilde uygulanmadıkça, suç işleme oranlarında bir düşüş görmeyeceğiz. Çözüm, yalnızca Kutsal Kitap’tadır – eğer insanlar bunu kabul ederler ise.