9 Aralık

“Rabbimiz İsa Mesih aracılığı ile bizi zafere ulaştıran
Tanrı’ya şükürler olsun!” (1.Korintliler 15:57)

Yaratılmış olan hiç bir zihin Rab İsa’nın Golgota’daki çarmıhta kazanmış olduğu zaferin boyutlarını asla kavrayamaz. Rab İsa dünyayı yendi (Yuhanna 16:33). Bu dünyanın prensi olarak adlandırılan Şeytan’a galip geldi (Yuhanna 16:11). O, yönetimler ve hükümranlıklar üzerinde zafer kazandı (Koloseliler 2:15). Ölümü öyle bir yendi ki, ölüm yok oldu (1.Korintliler 15:54,55,57).

Ve O’nun zaferi bizimdir. Aynı Davut’un Golyat’a karşı kazandığı zaferin tüm İsrail için geçerli olması gibi, Mesih’in görkemli zaferi de aynı şekilde O’na ait olan herkese ait oldu. Bu nedenle Horatius Bonar ile birlikte şu şarkıyı söyleyebiliriz:

Zafer bizimdir! Güçlü Olan kudret içinde bizim için geldi;
Savaşı bizim için savaştı ve zaferi kazandı; Zafer bizimdir.

Bizler bizi seven Mesih aracılığı ile

“galiplerden de üstünüz”, çünkü ne ölüm, ne yaşam, ne melekler, ne yönetimler, ne şimdiki ne gelecek zaman, ne güçler, ne yükseklik, ne derinlik ne de yaratılmış başka bir şey bizi Rabbimiz Mesih İsa’da olan Tanrı sevgisinden ayırmaya yetecektir.” (Romalılar 8:37-39)

Guy King istasyonda genç bir delikanlı ile konuşuyordu; bir tren istasyona girdi, trende o kentin önemli bir maçtan sonra kente geri dönen yerel futbol takımı da vardı. Genç delikanlı trenden ilk inen kişiye doğru koştu ve soluk soluğa şu soruyu sordu:

“Kim kazandı?”

Sonra tren istasyonunun platformu boyunca hızla koşmat-ya ve sevinçli bir coşku ile bağırmaya başladı:

“Biz kazandık! Biz kazandık!”

Bay King genci izlerken kendi kendine şöyle düşündü:

“Bu genç futbol maçında zafer kazanmak için ne yaptı ki? Futbol sahasındaki mücadele ile ne ilgisi oldu ki?”

Yanıt elbette şudur:

“Hiç bir şey yapmadı.”

Ama bu genç aynı kentten olduğu için kendisini kentin yerel futbol takımı ile özdeşleştirdi ve takımın kazandığı zaferi kendine mal etti.

Bir kez vatandaşlığını değiştirmek sureti ile yenik bir durumdan zaferli bir duruma geçmiş olan bir Fransız’dan söz edildiğini duydum. İngiltere’nin Demir dükü olarak adlandırılan Wellington Waterloo’da Napolyon üzerindeki ünlü zaferini kazandı. Fransız ilk önce yenilenlerin tarafında idi ama bir İngiliz vatandaşı olur olmaz, Wellington’un zaferini kendi zaferi olarak talep edebilirdi.

Doğumumuz itibarı ile hepimiz şeytanın krallığına ait kişileriz ve bu yüzden kaybeden taraftayız. Ama Mesih’i Rabbimiz ve Kurtarıcımız olarak kabul ettiğimiz anda yenilgiden zafere geçmiş oluyoruz.