1 Ekim

“Yaşamınız nedir ki?
Kısa süre görünen sonra yitip giden buğu gibisiniz.” (Yakup 4:14)

Kutsal Ruh’un ısrarlı sesi Kutsal Yazılarda sık sık ölümlü insana yaşamının ne kadar kısa olduğunu hatırlatır. Rabbin Ruhu teşbihlerin sürekli kullanımı aracılığıyla günlerimizin sınırlı olduğu ve çok çabuk geçtiği konusunda üzerimizde etki yapar.

Örneğin, yaşamı, bir dokumacın mekiğine benzetir (Eyüp 7:6), günlerimiz dokumacının mekiğinden hızlıdır; dokumacı mekiği bir insan gözünün izleyebileceğinden çok daha hızlı bir şekilde ileri geri hareket eder.

Eyüp yaşamdan bir soluk olarak söz eder (Eyüp 7:7). İşte bir daha geri dönmemek üzere bir dakika geçti bile, ve bir ikincisi daha.. Mezmur yazarı, bu konudaki aynı duyarlılığı şu ifade ile yansıtır:

“Geçip giden, dönmeyen bir rüzgar gibi”. (Mezmur 78.39)

Bildat Eyüp’e gereksiz olarak

“yeryüzündeki günlerimizin sadece bir gölge olduğunu” hatırlatır (Eyüp 8:9).

 Mezmur 102:11 ayetinde aynı örnek tekrarlanır:

“günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte.”

Bir gölge, ömrü kısa olan geçici bir şeydir- kısa sürede geçip gider.

Eyüp, yaşamını bir yaprak ile kıyaslar (Eyüp 13:25); kırılgan, zayıf ve solup giden, rüzgarın önünde sürüklenen bir yaprağa; kuru samana benzeyen ve rüzgar tarafından savrulan bir yaprağa. Yeşaya Rabbe,

“suçlarımızın bizi rüzgar gibi sürükleyip götürdüğünü hatırlatır ve O’ndan merhamet diler. (Yeşaya 64:6).

Davud günlerini, bir karış kadar kısa olarak tanımlar (Mezmur 39:5). Yaşama bir yolculuk olarak bakıldığı zaman, Tanrının önünde bir hiç gibi kalır.

Tanrı adamı Musa, yaşamı bir uyku olarak tanımlar (Mezmur 90:5), öyle ki, zaman bu uykunun içinde biz farkında olmadan geçip gider. Aynı bölümde Musa, insanlardan ve onların yaşamlarından şöyle söz eder:

” İnsanları bir düş gibi silip süpürürsün; sabah biten ot misali filizlenir büyürler, akşama solar ve kururlar.” (Mezmur 90:5,6)

 Yüzlerce yıl sonra Davud aynı konuda geçici ömürlerimizi tanımlar iken, aynı ifadeleri kullanır:

”İnsana gelince ota benzer ömrü, kır çiçeği gibi serpilir; rüzgar üzerine esince yok olur gider, bulunduğu yer onu tanımaz.” (Mezmur 103:15,16)

 Spurgeon’un dediği gibi:

“ot ekilir, büyür, rüzgar tarafından sürüklenir, orak ile biçilir, yok olur gider.”

 Ve işte yaşamın kısa özeti budur.

Son olarak Yakup yaşamın kısa bir süre görünen sonra yitip giden bir buğuya benzediğini ekler tanıklığına. (Yakup 4:14) Yaşam kısa bir süre için görünür ve sonra kaybolup gider.

Bu teşbihlerin hepsi bir arada iki şey yapmak için tasarlanmışlardır. Birincisi, iman etmemiş kişinin zamanın kısalığı ve Tanrı ile görüşmeye hazır olmanın önemi üzerinde düşünmesi için onu yönlendirmek içindir. İkincisi, yine iman etmemiş kişilerin yüreklerinin bilgelik kazanması için onlara günlerini saymayı öğretmektir. (Mezmur 90:12) Bunun sonucu olarak yaşamlar Mesih’e bağlanacak ve sonsuzluk için sürdürülecek olan yaşamlar ile Mesih’e adanacaklardır.