21 Eylül

“Bundan böyle doğruluk tacı benim için hazır duruyor.
Adil yargıç olan Rab o gün bu tacı bana, yalnız bana değil,
O’nun gelişini özlem ile beklemiş olanların hepsine verecektir.”
(2.Timoteos 4:8)

“.. O’nun gelişini özlem ile beklemiş olanların hepsine..”

 Ben uzun yıllar boyunca bu ifadenin Rabbin gelişine ilişkin iyi ve duygusal hisler bekleyen imanlılara işaret ettiğini düşündüm. Bu tür kişiler bir doğruluk tacı ile ödüllendirilecekler idi, çünkü Göğe Alınış’ı düşündükleri zaman yürekleri sıcacık oluyordu.

Ama bu ayetin anlamı kesinlikle bundan daha fazlasıdır. O’nun gelişini özlem ile beklemek demek, O’nun gelişinin ışığında ve O sanki bu gün gelecekmiş gibi düşünerek yaşamak anlamına gelir.

Bu nedenle, O’nun gelişini özlem ile beklemek ahlak saflığı içinde yaşamak anlamına gelir. Çünkü, Yuhanna’nın da bize hatırlattığı gibi,

 “Mesih’te bu umuda sahip olan, Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar.” (1.Yuhanna 3:3)

O’nun gelişini özlem ile beklemek, bu yaşamın değerlerinden uzak durmak anlamına gelir. Yeryüzündeki değil, gökyüzündeki değerleri düşünmemiz gerekir. (Koloseliler 3.2)

O’nun gelişini özlem ile beklemek, Tanrının halkına “onlara vaktinde yiyecek vererek” hizmet etmek anlamına gelir. (Matta 24:45) Rab, böyle yapan kişilere, geldiği zaman, özel bir bereket vereceğini duyurur.

Kısaca O’nun gelişini özlem ile beklemenin anlamı şudur: O geldiği zaman, O’nun hoşlanmadığı bir şeyi yapmak istemeyeceğiz. O geldiği zaman, utanç duyulmasına neden olacak bir yere gitmeyeceğiz. O’nun huzurunda O’nu gücendirecek hiç bir şey söylemeyeceğiz.

Eğer bir hafta sonra Mesih’in geleceğini biliyor olsa idiniz, bu kalan günleri nasıl geçirirdiniz? Yani, yaptığınız işi bir kenara bırakıp bir dağ tepesine çıkar ve orada tüm günü Kutsal Kitap okuyarak ve dua ederek mi geçirirdiniz? Ya da gece gündüz vaaz vererek ve öğreterek tam zamanlı bir Hıristiyan işine mi başlardınız?

Eğer bu gün gerçekten Rab ile birlikte yürüyor isek ve O’nun isteğinin merkezinde yaşıyor isek, O’nun gelişini özlem ile beklemenin anlamı, her zaman yaptığımız şeyleri yapmaya devam ediyor olmamızdır. Ama eğer kendimiz için yaşıyor isek, o zaman bazı devrimsel nitelikte değişimlerin yapılması gerekir.

Kurtarıcının dönüşü ile ilgili iyi düşüncelere sahip olmak yeterli değildir. Doğruluk tacı, gerçeği, onun yaşamlarını eritmesine izin verecek kadar çok seven kişiler için ayrılmıştır. O’nun gelişine ilişkin gerçeğe sahip çıkmak yeterli değildir; gerçeğin bize sahip olması gerekir.