26 Eylül

“Baal’in önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım.”
(Romalılar 11:4)

Tanrı Kendisini asla tanıksız bırakmaz. En karanlık günlerde bile O’nun adına net ve kesin tonlar kullanarak konuşan bir ses her zaman mevcuttur. Kendi adından cesaret ile söz etmesi için hiç beklenmedik bir kişiyi ortaya çıkartır.

Tufandan önceki günlerde, yeryüzüne şiddet ve ahlaksızlık hakim idi. Ama Nuh, Rab adına sağlam bir duruş ile yeryüzünde bulunuyor idi.

İlyas’ın bakışına göre İsrail’in tamamı ahlaksızlık ve putperestliğe gömülmüş idi, ama Tanrı yine de Baal’e boyun eğmemiş olan yedi bin kişiyi Kendisine ayırmış idi.

Ruhsal ölümün ve ahlak çöküntüsünün ortasında John Hus, Martin Luther ve John Knox En Yüce Olan’ın davasını savunmak için tarih sahnesinin önüne çıktılar.

Daha sonraki bir tarihte telgraf keşfedildiği zaman, Tanrı yüceltildi. Telgraf ile gönderilen ilk mesajın içeriği şöyle idi:

“Tanrı nelere kadirdir!”

“Apollo 8, 1968 yılında bir Noel akşamı aya gönderilen ilk insanlar ile yeryüzüne döner iken, astronotlar sıra ile Yaratılış 1:1-10 ayetlerini okudular ve sonra şu ifadede bulundular:

“Ve biz Apollo 8 ekibi, siz tüm yeryüzünde bulunanlara, ‘Tanrı sizi bereketlesin!’ diyoruz.

İmansızların öfkeli protestolarına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri Posta Servisi, üzerinde Yaratılış 1:1 ayetinden sözler bulunan bir Apollo 8 pulu bastırdı, “Başlangıçta….”

Amerika Birleşik Devletlerinin geçerli parası üzerinde, “Güvenimiz Tanrı’dadır” ifadesi yer alır.

Tarih dönemlerini belirtmek için kullanılan A.D (M.S. ya da İ.S.) kısaltması bize bunun Rabbin yılı olduğunu hatırlatır (Anno Domini). Gökteki yıldızlara ait dünyada bazı yıldızların bir bakireye, bir insan-çocuğa, bir yılana ve bir çarmıha benzemeleri bir rastlantı mıdır? – kurtuluş öyküsünde yer alan tüm önemli bölümler.. Müjde yıldızlarda yer almakta mıdır?

Ateistler bile bazen farkında olmadan Tanrıyı anarlar. Ateist bir önder 1979 yılında Avusturya’daki bir zirve toplantısında,

“Eğer başarısızlığa uğrar isek, Tanrı bizi affetmeyecektir”

demiş idi.

Evrende Tanrının herkes tarafından kabul edilmesini onaylayan belirli bir ahlak buyruğu mevcuttur. Öğrenciler, Rabbin adı ile gelmiş olan Rab İsa’yı Kral olarak övdükleri zaman, Ferisiler, Mesih’ten, öğrencilerini paylamasını istemişler idi. Ama Rab İsa onlara şöyle dedi:

“Size şunu söyleyeyim, bunlar susacak olsa, taşlar bağıracaktır.” (Luka 19:40)

Bir gün gelip de Tanrının adının söylenmeyeceğini ya da O’nun onuruna kayıtsız kalınacağını düşünerek korkuya kapılmamız gereksizdir. İnsanları tam O’nun öldüğünü ilan ettikleri anda, Tanrı düşmanlarını şaşırtmak ve dostlarını rahatlatmak için mutlaka bazı tanıklar ortaya çıkartacaktır.