7 Eylül

“Bu nedenle, ‘imansızların arasından çıkıp ayrılın’ diyor Rab, ‘murdara dokunmayın,
ben de sizi kabul edeceğim.” Her Şeye gücü Yeten Rab diyor ki, “Size Baba olacağım,
siz de oğullarım ve kızlarım olacaksınız.”  (2.Korintliler 6:17-18)

Bir Hıristiyan kendisini giderek daha özgür ve modern hale gelen bir kilisede bulduğu zaman ne yapması gerekir? Bu kilise, Kutsal Kitap’ın ve imanın tüm diğer öğretişlerinin hatasız olduğuna inanan kişiler tarafından kurulmuştur. Müjde yayma ateşi ve hizmet gayreti göstermiş olan görkemli bir tarihçeye sahiptir. Bu kilisenin hizmetkarlarının çoğu, iyi tanınan bilginler ve Söz’ün sadık vaizleri idiler. Ama mezheplere özgü seminerlerin yapılması sonucu yeni öğretişler türer ve bu hizmetkarlar artık kendilerini kaybederek sosyal bir müjde vaaz etmeye başlarlar. Vaazlerinde hala Kutsal Kitap’a özgü terimler kullanırlar, ama bu vaazlerinde tamamen farklı bir anlama sahip olan şeyler anlatırlar. Temel Kutsal Kitap öğretişlerini küçük görürler, mucizeler hakkında doğal açıklamalar yaparlar ve Kutsal Kitap’a özgü ahlak ile alay ederler. Radikal politikaları ve tahrip edici davaları savunma konusunda kendilerini öne çıkarırlar. Protestanlıkta aşırı tutucu kişilerden alaylı bir dil ile söz ederler.

Bir Hıristiyan’ın ne yapması gerekir? Belki de ailesi kuşaklardan beri bu kiliseye devam etmektedir. Hıristiyan’ın kendisi yıllar boyu cömert bir şekilde davranmış ve bu kiliseye katkılarda bulunmuştur. En yakın dostları bu kilisededir. Bu kiliseden ayrılması gerektiği takdirde, öğretmenlik yaptığı Pazar okulundaki küçük çocuklara ne olacağını merak eder ve endişelenir. Bu Hıristiyan’ın kilisede kalması ve mümkün olduğu kadar uzun bir zaman için Tanrının bir sesi olması gerekmez mi?

Düşünceleri kendisine makul görünür. Ama yine de insanların her hafta kiliseye gelip ekmek istediklerini, ama ekmek yerine taştan başka bir şey bulamadıklarını gördüğü zaman doğru canı sıkıntı çeker. Oradaki görevlerini değerlendirir ve yine de Kurtarıcısının sönük bir övgü ile mahkum edildiğini işitmek onu üzer ve kızdırır.

Ne yapması gerektiği konusunda hiç bir kuşku yoktur. Kiliseden ayrılması gerekir. Tanrının bu konudaki Sözü çok nettir. Eğer kendisini bu uygunsuz boyunduruktan kurtarır ise, Tanrı onun davranışının tüm sonuçları ile ilgilenecektir. Pazar okulu öğrencileri ile ilgili sorumluluğu Tanrının Kendisi üstlenecektir. Tanrı ona yeni dostlar sağlayacaktır. Aslında Tanrının Kendisi, O’na, yalnızca hiç sorgulama yapmadan itaat eden kişiler tarafından bilinebilen bir yakınlık içinde Baba olmayı vaat eder.

“Gerçekten Tanrı için ayrılmış olmanın bereketliliği, yüce Tanrının Kendisinin görkemli refakatinden daha azı değildir.”