21 Kasım

“Öyle ki, İsa’nın adı anıldığı zaman, gökteki, yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün
ve her dil Baba Tanrının yüceltilmesi için İsa Mesih’in Rab olduğunu açıkça söylesin.”
(Filipeliler 2:10,11)

Burada yazılanların gerçekleştiği bir sahne ne kadar da harika olacak! Evrendeki her dizin İsa’nın kutsal adının önünde diz çökmesi! Tanrı bunu buyurmuştur ve bu buyruğunun yerine geleceği kesindir.

Bu, evrensel bir kurtuluş değildir. Pavlus burada yaratılmış olan her varlığın sonunda Mesih’i diri, sevgili Rableri olarak kabul edip O’nu kucaklayacaklarını belirtmiyor. Burada kast ettiği bu yaşamda büyük iman ikrarında bulunmayı reddedenlerin bu iman ikrarını bundan sonraki yaşamda yapmak zorunda kalacaklarını bildiriyor. İşte o zaman evrensel bir boyun eğiş söz konusu olacak.

İsa Rab’dir adlı mesajlarından birinde John Stott şunları anlatır:

“Westminster Abbey’de Majesteleri Kraliçe’nin taç giyme töreni sırasında en heyecanlı anlardan biri, tacın Kraliçe’nin başının üzerine konuldu andı ve ayrıca ülkenin baş vatandaşı olan Canterbury Başpiskopos’u Abbey’deki pusulanın her noktasına doğru kuzeye, güneye, batıya ve doğuya doğru dört kez seslendi: “Efendiler, size bu bölgenin kuşku duyulmayan Kraliçesini takdim ediyorum. Ona itaat etmek için istekli misiniz?” Westminster Abbey’in yüksek, uzun ve dar orta kısmından aşağı doğru dört kez evet onayı geldiği zaman, ancak o zaman tacı Kraliçe’nin başına yerleştirdi. “

John Stott daha sonra şu sözleri ekler:

“Ve baylar ve bayanlar, ben size bu gece İsa Mesih’i kuşku duymayacağınız Rabbiniz ve Kurtarıcınız olarak takdim ediyorum. O’na itaat etmeye istekli misiniz?”

Bu ısrarlı soru yüzlerce yıldır kulaklarda çınlar durur. Pek çok kişiden yüksek bir evet yanıtı yükselir:

” İsa Mesih Rabbimizdir!”

Diğer kişilerden yükselen cüretkar karşılık ise:

 “Bu adamın üzerimizde egemenlik sürmesine izin vermeyeceğiz.”

Sıkılmış olan yumruk bir gün açılmaya zorlanacak ve çökmeyen diz de aynı şekilde Adı her adın üstünde olan Ad’a boyun eğecek. Ama buradaki trajedi o zaman çok geç kalınmış olacağıdır. Tanrının lütuf günü sona ermiş olacaktır. Günahkarların Kurtarıcısına güvenme fırsatı ortadan kaybolmuş olacaktır. Rabliği inkar edilmiş olan O, o zaman büyük bir beyaz tahtın önünde oturmuş olarak Yargıçlık yapacaktır.

Eğer O, bu gün sizin Rabbiniz değil ise, o zaman O’nu Rabbiniz olarak kabul edin. O’na itaat etmeye istekli olun!