25 Kasım

“..şükredici olun!” (Koloseliler 3:15)

Şükran dolu bir yürek yaşamın tamamına ışıltı ekler. Bir akşam yemeğinin sonuna doğru, masadaki çocuklardan biri şöyle dedi:

“Anne, bu iyi bir yemekti.”

Bu takdir, zaten mutlu olan bir evin sıcaklığında yeni bir sıcaklık hissi yarattı.

Genellikle teşekkürlerimizi ifade etme konusunda başarısız oluruz. Rab İsa on cüzamlı kişiyi iyileştirdi, ama bu kişilerden yalnızca bir tanesi teşekkür etmek için geri döndü. Ve bu kişi bir Samiriyeli idi. (Luka 17:17) Buradan alınacak iki ders vardır. Günahlı kişilerin dünyasında takdir etmek ender rastlanan bir durumdur. Ve takdir etme göründüğü zaman, genellikle en az beklenen kaynaklardan gelir.

Diğer kişilere iyilik yaptığımız zaman bu iyiliğimize bir teşekkür ile dahi karşılık vermemeleri bizi çok üzer. Aynı şekilde, biri bize iyilik yaptığı zaman, eğer kendisine teşekkür etme nezaketini göstermedi isek, o kişinin kendisini nasıl hissedeceğini düşünmemiz gerekir.

Kutsal Kitap’ta yapılacak gelişi güzel bir inceleme bile bize Kutsal Yazılarda Tanrıya teşekkür etmemiz ile ilgili olarak pek çok öğüt ve şükran örneği görebiliriz. O’na şükran duymak için o kadar çok nedene sahibiz ki. Bu nedenlerin hepsini yazarak listelememiz dahi imkansızdır. Yaşamlarımızın tamamının O’na teşekkür eden mezmurlardan oluşması gerekir.

Binlerce on binlerce değerli armağan için
Her gün teşekkür ederim;
Bu armağanları sevinç ile tatmak
Her neşeli yüreğin arzusudur.

Aynı zamanda biz insanlar birbirimize teşekkür sunma alışkanlığını geliştirmeliyiz. Sıcak bir el sıkma, bir telefon etme ya da bir mektup yazma – insanların yüreklerine ne kadar da büyük sevinç getirir. Yaşlı bir doktor, hastalarından biri kendisine ödeme yaptığı zaman. Bu ödemeye bir de teşekkür notu iliştirmişti. Doktor, bu notu en çok değer verdiği eşyalarının arasına koydu ve onu sürekli orada muhafaza etti; bu not, bu güne kadar almış olduğu ilk teşekkür mektubu idi.

Aldığımız armağanlar, bize gösterilen konukseverlik, ücretsiz ulaşım, ödünç aldığımız araçlar ya da donanım, projelerimize yapılan yardım ve bize gösterilen her iyilik ve sunulan hizmet için şükranlarımızı ifade etme konusunda çabuk davranmalıyız.

Sorun, bu gibi şeyleri genellikle takdir etmeye gerek duymadan kabullenmemizdedir. Ya da oturup bir teşekkür mektubu yazamayacak kadar öz disiplinden uzağızdır. Bu durumda, teşekkür etme alışkanlığını kazanmak için çalışmamız gerekir. Sahip olduğumuz için minnettar olmamız gereken bir farkındalık geliştirmeliyiz. Sonra, kendimizi bu konuda çabuk başarı kazanma konusunda eğitmemiz gerekir. Başarının çabukluğu, teşekkürü ikiye katlar.