27 Kasım

“Evet, tez geliyorum.” (Vahiy 22:20)

Çağın sonuna yaklaştığımız bu dönemde, pek çok kişinin İsa’nın her an geri dönebileceğine dair umudu terk edecekleri peygamberlik edilmiştir. Ama insanlar gerçeği kabul etseler de etmeseler de gerçek hala mevcuttur.

Rab İsa’nın her an gelebilecek olması bir gerçektir. Damadımızın Gelini için geri döneceği günü ya da saati bilmeyiz; yani bu, O’nun bu gün gelebileceği anlamına gelir. O’nun bağırmasını, baş meleğin sesini ve Tanrının boru sesini işitmeden önce yerine gelmesi gereken bir peygamberlik yoktur. Kilisenin yeryüzündeki zamanı sırasında zulüm görmeyi beklediği doğrudur, ama Büyük Sıkıntı döneminin dehşetleri kilisenin yazgısına ait değildir. Eğer kilisenin büyük sıkıntı döneminden geçmesi gerekiyor ise, bu, Rabbin en azından yedi yıl gelemeyeceği anlamına gelirdi. Çünkü şimdi Büyük Sıkıntı döneminde olmadığımız kesindir. Ve bu dönem geldiği zaman, yedi yıl sürecektir.

Bize, Kurtarıcının görünmesine her zaman hazır olmamız gerektiğini bildiren pek çok ayet mevcuttur. Bu ayetleri aşağıda sıralayalım:

“..ilk iman ettiğimiz zamandakinden daha yakındır.” (Romalılar 13:11)

“Gece ilerledi, gündüz yaklaştı” (Romalılar 13:12).

“Rabbin gelişi yakındır.” (Filipeliler 4:5)

“Artık gelecek olan, pek yakında gelecek, gecikmeyecek.” (İbraniler 10:37)

“… Rabbin gelişi yakındır.” (Yakup 5:8)

“İşte yargıç kapının önünde duruyor.” (Yakup 5:9)

“Ama her şeyin sonu yakındır” (1.Petrus 4:7)

Bu ayetler, zihinde Rabbin gelişinin çok yakında olacağına dair bir izlenim yaratmak için tasarlanmış gibi görünürler. Rabbin gelişi, izlememiz ve beklememiz gereken bir olaydır. Sadık bir şekilde kahyalığımızı sürdürerek, O’nun hizmet etmekle meşgul olmamız gerekir.

R.A. Torrey bir defasında şöyle demişti:

“Rabbimizin çok yakındaki dönüşü, saf, bencil olmayan, adanmış, dünyevi olmayan ve aktif bir hizmet yaşamını gerektiren, büyük bir Kutsal Kitap konusudur. Vaazlerimizin çoğunda kişileri kutsal yaşamaya ve gayretle çalışmaya zorlarız, çünkü ölüm hızla gelecektir. Ama Kutsal Kitap’ın büyük konusu asla bu değildir. Kutsal Kitap’ta önemle söz edilen konu, her zaman Mesipin gelecek oluşudur; O geldiği zaman hazır olmamızdır.”

Sorumluluğumuz aşikardır. Kuşaklarımız belimize bağlı ve kandillerimiz yanar durumda hazır olmalıyız ve Rablerini bekleyen kişiler gibi davranmalıyız. (bakınız Luka 12:35,36) O’nun her an gelmesini beklemeye hakkımız olmadığını öğreten kişiler önünde mağlup olmamalıyız. Aksine, O’nun çok yakındaki gelişine inanalım, coşku içinde bunu öğretelim ve gerçeğin yaşamlarımızda parlamasına izin verelim.