28 Kasım

“Neysem, Tanrının lütfu ile öyleyim.” (1.Korintliler 15:10)

Yaşamda insanın kendisine çektirdiği acılardan biri, olması asla tasarlanmayan bir kişi olmaya gayret etmesidir. Herkes, Tanrının eşsiz bir yaratığıdır. Biri, söylediği şu sözlerde çok haklıdır:

“O, bizi yarattıktan sonra, modeli çöpe attı.”

 Tanrı, bizi yarattığı modeli değiştirmeye çalışmamıza asla niyetlenmedi.

Maxwell Maltz şu sözleri yazdı:

“Sizin, bir kişilik olarak başka herhangi bir kişilik ile yarışmanız imkansızdır, çünkü yeryüzünde sizin gibi olan bir başka insan daha yoktur. Siz başlı başına bir bireysiniz. Eşsizsiniz. Siz, bir diğer kişi gibi değilsiniz ve asla bir diğer kişi gibi olamazsınız. Sizin başka biri gibi olmanız gerekmez ve aynı şekilde bir başkasının da sizin gibi olması gerekmez.

“Tanrı insanları yaratır iken bir ölçü kullanmadı ve herkesi aynı standart ile yaratmadı. Her kar tanesini nasıl bireysel ve eşsiz yarattı ise, insanı da aynı şekilde bireysel ve eşsiz yarattı.”

Her birimiz Tanrı sevgisinin ve bilgeliğinin bir ürünüyüz. Tanrı, bizi olduğumuz gibi yaratmak ile ne yaptığını tam olarak biliyordu. Görünümümüz, zekamız ve yeteneklerimiz O’nun bizim için yaptığı en iyiyi temsil eder. Sınırsız bilgiye ve sınırsız sevgiye sahip olan herhangi biri de aynı şeyi yapardı.

Ayrıca başka biri olmayı arzu ettiğimiz takdirde, Tanrıya hakaret etmiş oluruz. Bu tür bir arzu Tanrının bir hata yapmış olduğunu ya da bizim iyiliğimiz için olan bir şeyi bizden esirgemiş olduğunu ileri sürmüş gibi oluruz.

Başka biri gibi olmayı arzu etmek yararsızdır ve boştur. Tanrının bizi nasıl yaratmış olduğu ve bize ne vermiş olduğu hakkında bir nihailik mevcuttur. Diğer kişilerin erdemlerini elbette taklit edebiliriz, ama burada üzerinde düşündüğümüz konu, bizim Tanrının yaratığı olarak ne olduğumuzdur.

Yaşamlarımızı Tanrının yaşamlarımız ile ilgili tasarısından hoşnut olmayarak geçirdiğimiz takdirde, aşağılık duygusu tarafından felce uğratılırız. Ancak konu, yine de bir aşağılık duygusu konusu değildir. Bizler aşağılık değiliz – yalnızca bireysel ya da kendimize özgü ve eşsiziz.

Başka biri olmak için yapılan girişim başarısızlık ile sonuçlanmaya mahkumdur. Bu küçük bir parmağın, kalbin yaptığı işi yapmaya çalışmasına benzer.Böyle bir şey Tanrının tasarımı değildir ve işe yaramayacağı kesindir.

Buradaki doğru tutum Pavlus ile birlikte şu sözleri söylemek olacaktır:

“Neysem Tanrının lütfu ile öyleyim.” (1.Korintliler 15:10)

 Tanrının farklı bir tasarımı olarak halimizden keyif almalı ve bunu ve sahip olduğumuzu en üst derecede O’nun yüceliği olarak kullanmak için kararlı olmamız gerekir. Yapamayacağımız pek çok şey vardır, ama diğer kişilerin yapamayacağı başka şeyleri biz yapabiliriz.