29 Kasım

“Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam.” (Yuhanna 5:30)

Rab İsa Yuhanna 5. Bölümde iki kez Kendiliğinden hiç bir şey yapamayacağını söyler. 19.ayette şöyle der:

 “Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul Babanın yaptıklarını görmedikçe, kendiliğinden bir şey yapamaz..”

Daha sonra 30.ayette ise şunları söyler:

“Ben kendiliğimden hiç bir şey yapamam.”

Bu ayetleri ilk kez okuduğumuz zaman, hayal kırıklığı hissetmeye eğilim gösteririz. Bu ayetler, sanki İsa’nın aynı bizim gibi kendi gücü ile hiç bir şey yapamayacağını ya da gücünün sınırlı olduğunu ifade eder gibi görünürler. Ama İsa eğer iddia ettiği gibi Tanrı ise, o zaman gücünün her şeye yetmesi gerekir. O zaman nasıl oldu da kendiliğinden hiç bir şey yapamayacağını söyleyebildi? Müjdenin düşmanları bu ayetleri, İsa’nın insanların tüm sınırlanmalarına sahip olan yalnızca bir insan olduğunu göstermek için kullanmışlardır.

Ama konuya daha yakından bakalım! Rabbimiz burada kendi fiziksel gücünden söz etmiyordu. Üzerinde ısrar ile durduğu konu şu idi: O, Babasının isteğine öylesine adanmıştı ki, kendi inisiyatifi ile hiç bir şey yapamazdı. Ahlaki açıdan öylesine mükemmeldi ki, kendi isteği ile hareket edemezdi. O, Tanrının isteğinden başka hiç bir şey istemiyordu.

Sizler ve ben, kendiliğimizden hiç bir şey yapamayacağımız söyleyemeyiz. Çok sık Rabden bağımsız olarak hareket ederiz. O’na danışmadan kararlar alırız. Günah işlediğimizi tam olarak bilmemize rağmen, ayartmaya boyun eğeriz. Tanrının isteği yerine kendi isteğimizi seçeriz. Rab İsa bunlardan hiç birini yapamazdı.

Bu yüzden Rab İsa’nın zayıf ve sınırlı olduğunu ileri sürmek yerine, ayetler bunun tam aksini kanıtlarlar – O, tanrısal mükemmelliğe sahiptir. Ayetleri orta yerinde durarak okuyup karar vermek yerine tamamen okuduğumuz zaman O’nun tanrısal mükemmelliğe sahip olduğunu görürüz. İsa’nın 19.ayette söylediği şudur:

“Oğul, Babanın yaptıklarını görmedikçe kendiliğinden bir şey yapamaz. Baba ne yaparsa Oğul da aynı şeyi yapar.”

Başka bir deyişle, Oğul, Babadan bağımsız hareket edemez, ama Babanın yaptıklarını yapabilir. Bu ifade Tanrı ile eşitliği bildirir.

Sonra tekrar 30.ayette İsa şöyle der:

“Ben kendiliğimden hiç bir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır.”

Bunun anlamı şudur: O, yalnızca Babasından aldığı talimatların temelinde kararlar aldı ve Tanrının isteğine olan tam boyun eğişi, aldığı bu kararların doğru olduğunu garanti etti.

J.S. Baxter bu bölümün Mesih’in Tanrı ile eşit olduğunu iddia ettiği yedi farklı ifade içerdiğine işaret eder. Çalışmada eşit (ayet 19), bilgide eşit (ayet 20), diriltmekte eşit (ayetler 21,28,29), yargıda eşit (ayetler 22,27), onurda eşit (ayet 23), yeniden yaratmakta eşit (ayetler 24,25), kendiliğinden var oluşta eşit (ayet26). Kurtarıcımız gücü sınırlı olan, zayıf ve kırılgan bir yaratık değildir, aksine bedende görünen gücü her şeye yeten Tanrıdır.