3 Kasım

“Ne var ki, Tanrının attığı sağlam temel, ‘Rab kendine ait olanları bilir’ ve
‘Rabbin adını anan herkes kötülükten uzak dursun’ sözleri ile
mühürlenmiş olarak duruyor.” (2.Timoteos 2:19)

Elçilerin dünyada yaşadıkları günlerde bile, inanç dünyasında çok büyük bir karmaşa söz konusu idi. Örneğin iki kişi imanlıların dirilişinin geçmişte kaldığı gibi garip ve yanlış bir öğreti vermekte idiler. Böyle bir düşünce bizim açımızdan çılgınlıktır. Ancak yine de bu yanlış öğreti bir çok kişinin imanını alt üst etmeye yetecek kadar ciddi etki yaptı. Burada doğal olarak şu soru ortaya çıkar:

“Bu iki kişi gerçek Hıristiyan mı idi?”

Bu gün aynı soru ile sık sık karşılaşmaktayız. Ne yazık ki, Bakireden doğumu inkar eden herkes tarafından tanınan ruhban sınıfına ait bir kişi dahi mevcuttur. Bir seminer profesörü ise Kutsal Kitap’ta hatalar bulunduğunu öğretmektedir. Bir kolej öğrencisi iman aracılığı ve lütuf ile kurtulduğunu söyler ama yine de Şabat günü kurallarına kurtuluş için elzem olan bir konu olarak bağlı kalır. Bir iş adamı yeniden doğduğuna ilişkin deneyiminden söz eder, ama buna rağmen dini ayinler aracılığı ile kurtuluşu öğreterek putlara saygı gösteren bir kiliseye devam eder ve bu kilisenin önderinin iman ve ahlak gibi konularda hatasız olduğunu iddia eder. Bu tür kişiler gerçek Hıristiyanlar mıdırlar?

Çok içten olmamız gerekir ise, bu tür durumlar bir kişinin Hıristiyanlığının içten mi ya da sahte mi olduğunu tam olarak bilemeyeceğimiz durumlardır. Gerçek ve sahte, beyaz ve siyah arasında gri bir alan mevcuttur. Bu alanda emin olmak imkansızdır. Bunu yalnızca Tanrı bilebilir.

Bir belirsizlik dünyasında kesin olan, Tanrı temelidir. Tanrı’nın bina ettiği her şey sağlam ve dayanıklıdır. Tanrı’nın attığı temelde bir mühür vardır ve bu mühür üzerinde iki kayıt vardır. Bu kayıtlardan bir tanesi tanrısal yönü, diğeri ise insani yönü temsil eder. Birinci yön beyan eden, ikinci yön ise buyurandır.

Tanrısal yön, Rabbin, Kendisine ait olanları bildiğidir. Tanrı, Kendisine ait olan kişilerin davranışları her zaman olması gereken şekilde olmasa dahi kimlerin Kendisine içtenlikle ait olduğunu bilir. Öte yandan, Tanrı yine tüm sahtelik ve iki yüzlülüklerin farkındadır, O kimlerin içsel gerçekliğe sahip olmadan dışsal gösteriş ile davrandıklarını bilir. Bizler, koyunları keçilerden ayıramayabiliriz ama Tanrı ayırabilir ve ayırır da.

İnsani yön, Rabbin Adını anan herkesin günahtan ayrılması gerektiğidir. Bir kişi, ağzı ile ikrar ettiği imanının gerçekliğini bu şekilde kanıtlayabilir. Günah işlemeye devam eden biri Hıristiyan olduğuna ilişkin iddiası ile ilgili tutarlılığını kaybeder.

O zaman buğday ve deliceler arasındaki farkı ayırt etmekte zorlandığımız zaman, başvurmamız gereken kaynak bu olmalıdır. Rab, Kendisine ait olanları bilir. Rabbe ait olduğunu iddia eden herkes bunu diğer kişilere günahtan ayrı durarak gösterebilir.