31 Mart

“Gözetmen yeni iman etmiş biri olmamalı.
Yoksa gurura kapılıp İblis’in uğradığı yargıya uğrayabilir.” 
 (1.Timoteos 3:6)

Elçi Pavlus bir gözetmenin özelliklerini sıralar iken, bu görevin imanda yeni olan bir kişi tarafından yerine getirilmesi varsayımına karşı tedbirli davranılmasını ister. Gözetmenlik, yalnızca, ruhsal olgunluk ve tanrısal deneyim ile sağlanan bilgelik ve sağduyulu yargı talep eder. Ama yine de bu ilke sık sık ihlal edilir! Başarılı genç bir iş adamı, politikacı ya da profesyonel bir kişi yerel kiliseye katılarak paydaşlığa başlar. Eğer bu kişiyi topluluğu hemen dahil etmez isek, onun bizden ayrılıp başka bir topluluğa gideceğini hissederiz, bu nedenle onu bir mancınık ile önderlik konumuna atarız. Aslında Pavlus’un kilise görevlilerinin atanması konusunda verdiği öğütleri daha iyi izlememiz gerekir, “…bunlar önce denensin.”

Bu ruhsal ilkenin daha çok göze çarpan bir ihlali müjdecilik semalarında tanıtılan ve rağbet gören yeni iman etmiş yıldızlara gösterilen davranışlarda gerçekleşir. Bu kişilerden biri Mesih’e yeni iman etmiş olan bir futbol kahramanı olabilir. Böyle birinin dindar destekleyicisi, ona sımsıkı yapışır ve onu Dan’dan Beerşeba’ya olan tüm yol boyunca afişe eder. Bir Hollywood yıldızının yeniden doğduğuna ilişkin bir söz duyulur duyulmaz, bu kişi gazetelerin baş sayfalarında yer alır. Kendisine, ölüm cezasından evlilik öncesi cinsel yaşam ile ilgili konulara kadar bir çok konuda ne düşündüğü sorulur – sanki yeniden doğmuş olması bu kişiye tüm konularda aniden bir bilgelik kazandırmış gibi hareket edilir. Ve şimdi de daha önceden bir hapishanede mahkum olan biri Rabbe gelmiştir. Terfisini temin etmeye uğraşan açgözlü kişiler tarafından istifade edilmek istenen bu kişi için endişe duyarız.

Dr.Paul Van Gorder,

“Ben hiç bir zaman dizleri üstünde yeni tövbe etmiş bir günahkarı kaldırmaktan ve onu bir kalabalığın önünde sergilemekten yana olmadım. Eğlence, spor ve politika dünyasının tanınmış kişilerini zamanından önce müjdecilik platformuna getirerek sergilemek, Mesih’in davasına telafi edilemeyecek kadar büyük zarar getirmiştir. Tanrı sözünün tohumu nüfuz edinceye ve gerçekten kök salıncaya kadar böyle bir davranışta bulunmak son derece hatalıdır.”

Bir uyuşturucu bağımlısı ya da bir politikacı imanlıların arasına yeni katıldığı zaman, büyük olasılıkla bazı Hıristiyanların dini egoları kabarmaktadır.Belki bu Hıristiyanlar güvensizlik ya da aşağılık duyguları nedeni ile acı çekmektedirler ve iman eden her ünlü onların bu çökmüş güvensizlik duygularının yükselmesine yardımcı olmaktadır.

Ama afişe edilen bu erkek ya da kadın kahramanlar genellikle şeytanın top ya da tüfek atarak kolayca vurduğu hedefleridirler. Şeytanın sinsi hilelerinden haberleri olmaksızın Rab İsa’nın tanıklığına büyük leke sürülmesine neden olurlar.

Ünlü ya da ünsüz gerçekten kurtulmuş olan her can için müteşekkiriz. Ama eğer Mesih’in davasının ilerlemesi için en iyi yolun yeni iman etmiş olan kişileri kürsüye ya da televizyon kameralarının önüne çıkartarak konuşturmak olduğunu düşünüyor isek, yanılıyoruz demektir.