6 Mart

“Ruhun ürünü şefkattir..” (Galatyalılar 5:22)

King James çevirisi, buradaki bu sözcüğü ‘nezaket’ olarak tercüme etmiştir, ama hemen hemen tüm modern çevirilerde bu sözcüğün ‘şefkat’ olarak tercüme edildiğini okuruz.

“Ruhun ürünü, şefkattir.”

Şefkat sözcüğünü şöyle tanımlayabiliriz: iyilik yapmak, merhamet göstermek ve diğer kişiler için yararlı olacak davranışlarda bulunmak gibi sonuçlar veren nazik, lütufkar ve cömert tutum içinde olmak. Şefkatli kişi lütufkardır, sert değildir; sempati gösteriri; kayıtsız kalmaz; ve yardımcı olur, ancak müdahale etmez. Düşüncelidir, yumuşak davranır ve karşılık beklemeden iyilik eder.

Dünyadan olan insanların bile birbirlerine gösterdikleri doğal bir şefkat vardır. Ama kutsal Ruh tarafından üretilen şefkat doğaüstüdür. İnsanın kendi gücü ile yapabileceğinin çok üstüne çıkar ve her şeyin ötesine geçer. Bir imanlının parasını geriye alacağı umudunu taşımadan borç vermesini sağlar. Ona geri ödemeyen kişilere düşmanlık duyguları beslememesini mümkün kılar. Kendisine edilen her hakareti bir nezaket ile ödüllendirmesi için güç verir. Hıristiyan bir üniversite öğrencisi bu doğaüstü şefkati alkolik olan bir başka öğrenciye gösterdi. Alkolik öğrenci çevresinde öylesine tiksinti uyandırıyordu ki, sınıf arkadaşları tarafından reddedilmiş ve yatakhaneden uzaklaştırılmıştı. Hıristiyan öğrencinin odasında fazladan bir yatak vardı ve böylece alkolik öğrenciyi kendisi ile birlikte aynı odada yaşamaya davet etti. İmanlı öğrencinin pek çok gece oda arkadaşının kusmuklarını temizlemesi, giysilerini çıkarması, ona banyo yaptırması ve onu yatağına yatırması gerekti. Bu yaptıkları Hıristiyan şefkatinin harika bir örneğini oluşturdu.

Ve öyküyü tamamlayalım – imanlı öğrencinin tüm bu yaptıkları işe yaradı. Bir kez, alkolik öğrenci içki içmediği bir zamanda şaşkınlık ve biraz da gerginlik hissederek,

“Bana baksana sen, neden benim için tüm bu şeyleri yapıyorsun? Neyin peşindesin sen?”

diye sordu. İmanlı,

“Canının peşindeyim”

 yanıtını verdi – ve kayıp can kurtuldu.

Dr. Ironside bir gün bodrumunu temizliyordu; eski eşyalar alan bir Yahudi çağırdı; gazeteleri, dergileri, kilimleri ve bazı metal artıklarını satmak istiyordu. Dr.Ironside atılacak bu eşya yığını için iyi bir fiyat almak amacıyla ciddi bir pazarlık yapma niyetinde gibi göründü, ama elbette Yahudi eskici kazandı; son parça eşyayı kamyonuna yüklerken Dr. Ironside onu nazikçe geri çağırdı ve şöyle dedi:

“ah, bir şey unuttum. Bunu sana Rab İsa’nın adıyla vermek istiyorum. “

 Ve ona elli sent uzattı.

Eskici oradan ayrılırken şunları söyledi:

“Daha önce bana hiç kimse Rab İsa’nın adıyla hiç bir şey vermemişti.”

“Ruhun ürünü şefkattir.”