15 Mayıs

“Kimileri gibi de söylenip durmayın.
Söylenenleri ölüm meleği öldürdü.” (1.Korintliler 10:10)

Çölde dolaştıkları sırada İsrailliler kronik olarak şikayet ediyorlardı. İçecek suları yok diye şikayet ettiler. Yiyecek konusunda yakındılar. Önderleri ile ilgili olarak şikayette bulundular. Tanrı onlara gökten ekmek indirdiği zaman, kısa sürede bu ekmekten bıktılar ve Mısır’daki pırasaları, soğanları ve sarımsakları özlediler. Çölde yiyecek mağazaları ya da ayakkabı dükkanları olmadığı halde, Tanrı onlara kırk yıl boyunca son bulmayan bir yiyecek sağlayışında bulundu ve ayakkabıları hiç bir zaman eskimedi. Ama İsrailliler bu mucizevi sağlayış için müteşekkir olmak yerine durmadan sürekli olarak şikayet ettiler.

Zamanlar değişmemiştir. İnsanlar bu gün de hava ile ilgili şikayette bulunurlar; hava ya çok soğuktur ya da çok sıcaktır ya da çok yağmurludur ya da çok kuraktır. Topaklaşmış soslar ya da yanmış tostlar gibi konularda yiyecek hakkında yakınırlar, işleri ve aldıkları ücretten şikayetçidirler ve eğer işleri yok ise bu kez de işsizlikten yakınırlar. Hükümette ve vergilerinde kusur bulurlar, ama aynı zamanda yararların ve hizmetlerin her zaman artış sağlaması gerektiğini söylerler. Diğer kişiler, ya da arabaları ya da lokantada verilen hizmet ile ilgili olarak mutsuzdurlar. Küçük acılardan ve ağrılardan şikayet ederler ve daha uzun boylu, daha ince ya da daha iyi bir dış görünüş arzu ederler. Tanrı onlara ne kadar iyilik yapmış olur ise olsun, “Tanrı benim için en son ne zaman iyilik etti?” sorusunu sorarlar.

Tanrının ellerinde bizim gibi bir Tanrı halkının bulunması Tanrı için bir deneme olması gerekir. Tanrı bize çok büyük iyilikte bulunmuştur. Sadece yaşamdaki ihtiyaçları karşılamak ile kalmamış, Kendi Oğlunun yeryüzünde iken tadını çıkartmadığı lüksler de sağlamıştır. İyi yiyeceğe, saf suya, rahat evlere ve bol sayıda giysilere sahibiz. Görebiliyor ve işitebiliyoruz, yemek için iştahımız var, bir belleğe sahibiz ve değerini bilmediğimiz pek çok başka merhametler sağlanıyor. Tanrı bizi korumuş, rehberlik etmiş ve desteklemiştir. Her şeyden üstün olarak da O bize Rab İsa Mesih’e iman aracılığı ile sonsuz yaşam vermiştir. Ve Tanrı tüm bunların karşılığında ne gibi teşekkürler alır? Genellikle bir şikayetler tiradından başka bir şey işitmez.

Yıllar önce Chicago’da “Nasılsın?” sorusu sorulduğu zaman, çok iyi bir yanıt veren bir arkadaşım vardı. Bu soruya verdiği karşılık her zaman aynı idi:

“Şikayet eder isem, günah olur.”

 Ben genellikle, mızmızlanmamız için ayartıldığımız zaman, şikayet etmenin bir günah olduğunu düşünürüm. Şikayet etmenin panzehiri teşekkür etmektir. Rabbin bizler için neler yaptığını hatırladığımız zaman, şikayet etmek için bir nedenimiz olmadığının farkına varırız.