20 Mayıs

“..hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz.
Yoksa yeni şarap tulumları patlatır;
hem şarap dökülür hem de tulumlar mahvolur.” (Luka 5:37,38)

Burada sözü edilen tulumlar aslında hayvan derilerinden yapılan kaplar idi. Bu şarap tulumları yeni oldukları zaman, eğilip bükülebilen tulumlar idi ve bir şekilde esnek idiler. Ama eskidikleri zaman, katılaşıp esnekliklerini kaybederlerdi. Eğer yeni şarap eski tulumlara konur ise, şarabın mayalanma işlemi, eski şarap tulumlarında öylesine baskı yapardı ki, patlamalarına neden olur idi.

Burada Luka 5.bölümde İsa bu durumu Yahudilik ve Hıristiyanlık arasındaki çarpışmaya örnek vermek için kullanır. İsa buradaki sözleri ile

 “Yahudiliğin modası geçmiş, geçerliliğini yitirmiş biçimlerinin, düzenlerinin, geleneklerinin ve törenlerinin, Hıristiyanlığın sevinç, coşku ve enerjisini taşıyamayacak kadar katı olduğunu”

 ifade etmektedir.

Bu bölümde dramatik örnekler yer alır. 18-21 ayetlerinde dört adamın felçli bir arkadaşlarını iyileştirmesi için İsa’ya getirdikleri zaman, bir evin damını yıktıklarını görürüz. Onların başvurduğu bu alışılmamış ve gelenek dışı yöntem, yeni şarap ile ilgili bir örneğin resmedilişidir. 21.ayette yazıcılar ve Ferisiler İsa’da hata bulmaya başlarlar; bu kişiler eski şarap tulumları gibidirler. Yine 27-29 ayetlerinde Levi’nin Mesih’in çağrısına verdikleri coşkulu karşılık yer alır ve onun arkadaşlarını İsa ile tanıştırmak için verdiği ziyafeti okuruz. İşte bu, yeni şaraptır. 30.ayette yazıcılar ve Ferisiler yine homurdanmaya başlarlar. Onlar eski şarap tulumlarıdırlar.

Bu tür örnekleri tüm yaşamda görürüz. İnsanlar işlerini yaparken geleneksel yolları kullanırlar ve değişmek için yeniliğe uyarlanmayı zor bulurlar. Ev hanımı bulaşıklarını yıkarken kendine özgü bir tarza sahiptir ve başka birinin mutfak lavabosunun çevresinde dolaştığını gördüğü zaman sinirlenir. Bir koca, bir arabanın nasıl sürülmesi gerektiği konusunda kendine özgü düşüncelere sahiptir ve eşi ya da çocukları arabasını kullandıkları zaman neredeyse kendisini kaybeder.

Ama bu konuda her birimizin alacağı en önemli ders, ruhsal alanda olacaktır. Geleneksel yollar ile gelmese dahi, Hıristiyan imanının sevincine, coşkusuna ve heyecanına izin verecek kadar esnek olmamız gerekir. Tanrı çalıştığı zaman, hemen eleştiride bulunmaya kalkan Ferisilerin hazımsızlıklarına ve soğuk şekilciliklerine ne istek ne de ihtiyaç duyarız.