25 Mayıs

“..ona git, suçunu kendisine göster,
her şey yalnız ikinizin arasında kalsın.” (Matta 18:15b)

Biri sizi gücendiren ya da bir şekilde rahatsız eden bir şey yaptı ya da söyledi. Kutsal Kitap bu kişiye gidip ona hatasını söylemenizi ister, ama siz böyle yapmak istemezsiniz; size yapamayacağınız kadar zor gelir.

Böylece bu konu üzerinde düşünmeye ve fikir üretmeye başlarsınız. Defalarca zihninizden size yaptığını geçirirsiniz ve ne kadar yanlış hareket ettiğini düşünürsünüz; bu konu hakkında düşünmeye başladığınız zaman, aklınızdan her tür ayrıntıyı geçirirsiniz ve midenizdeki asitler kükürtlü hale gelirler. Uyku uyumanız gerekir iken, tatsız hadiseyi alevlendirirsiniz ve kapta kaynayan suyun basıncı yükselmeye başlar. Kutsal Kitap size, gidip o kişiye hatanızı bildirmenizi söyler, ancak siz bu olay ile bir türlü yüz yüze gelemezsiniz.

Bu mesajı hatalı kişiye isim vermeden bildirmek için bazı yollar düşünmeye başlarsınız. Ya da hatalı kişinin utanmasını sağlayacak bir olayın gerçekleşmesini ümit edersiniz. Ümit ettiğiniz gerçekleşmez. Yapmanız gerekenin ne olduğunu bilirsiniz, ama yüz yüze gelinerek yapılacak bir konuşmanın sizi sarsacağından korkarsınız.

Bu geçen süre zarfında ateşten gömlek, size, hatalı kişiye verdiğinden daha çok zarar verir. İnsanlar hüzünlü halinizi gördükleri zaman, sizi rahatsız eden bir şey olduğunu hemen anlarlar. Size bu konuda konuştukları zaman, zihniniz çok farklı yerlerde olur. Bu mesele aklınızı çok meşgul ettiği için işinizde zorluklar ile karşılaşırsınız. Genel olarak söyleyecek olur isek, etkili olamayacak kadar zihniniz karışmıştır. Ve Kutsal Kitap hala aynı şeyi söyler:

“Ona git, suçunu kendisine göster, her şey yalnız ikinizin arasında kalsın.”

 Muazzam bir irade gücü göstererek bu konuda başka birine konuşmaktan kendinizi alıkoyarsınız. Ama sonunda baskı dayanılmaz hale gelir. Alt üst olursunuz ve elbette sadece dua paydaşlığı olarak bir kişiye konudan söz edersiniz. Bu kişi size beklediğiniz sempatiyi göstermek yerine,

“Neden gidip bu konuyu seni gücendiren kişi ile konuşmuyorsun?”

 der.

O zaman anlarsınız! Dişinizi sıkarak zor bir karar alırsınız. Söyleyeceklerinizin provasını yaptıktan sonra, ona hatasını söyleme konusundaki Söze itaat edersiniz. Hatalı kişi sizi şaşırtacak bir şekilde davranır, olanlar için üzgün olduğunu söyler ve onu affetmenizi ister. Görüşmeniz dua ile sonuçlanır.

Kişinin yanından ayrılır iken, omuzlarınızdan büyük bir yük kalkmıştır. Midenizin sancıları yok olur ve metabolizmanız normale döner. Kutsal Yazılara daha önceden itaat etmediğiniz için kendinize biraz kızarsınız bile.