16 Ocak

“Rab Yunus’a ikinci kez seslendi.” (Yunus 3:1)

Bu ifadede umut ve vaat ile parlayan bir mesaj yer alır. İnsanın günaha düşmesi, Tanrının ondan vazgeçmesi ya da onu bir kenara bırakması anlamına gelmez.

Davut’un başarısızlıkları tam bir gerçekçilik ile kaydedilmiştir. Davut hakkında yazılanları okuduğumuz zaman, onunla birlikte yas tutar ve utanç ile yanarız. Ama Davut Rabbin önünde nasıl kırılması gerektiğini ve nasıl kanını dökecek kadar ciddi bir şekilde tövbe edeceğini biliyordu. Ve Tanrının onunla olan işi henüz bitmemişti. Tanrı onu bağışladı ve onu ürün veren bir yaşama sahip olması için yeniledi.

Yunus Tanrının hizmet çağrısına yanıt verme konusunda başarısız oldu ve büyük bir balığın karnında kaldı. Hayvan şeklindeki bir denizaltının içinde iken, Yunus itaat etmeyi öğrendi. Tanrı, onu ikinci kez çağırdığı zaman Ninova’ya gitti, yakında gelecek olan yargıyı vaaz etti ve tüm kent çula sarınıp oruç tutarak tövbe etti.

Yuhanna Markos, Pavlus ve Barnaba ile birlikte harika bir başlangıç yaptı, ama daha sonra oyunbozanlık etti ve evine döndü. Ama buna rağmen Tanrı onu yine de terk etmedi. Markos savaşa geri döndü, Pavlus’un güvenini tekrar kazandı ve Başarılı Hizmetkarın Müjdesini yazmak için görevlendirildi.

Petrus, Mesih uğruna ölecek kadar sadık olduğunu ifade eden sözlerine rağmen, bu konuda başarısız oldu. İnsanlar, kanadı kırık kuşun bir daha asla eskisi kadar yükseklere uçamayacağını söyleyerek onun değerini sıfıra indirdiler. Ama Tanrı onun değerini sıfıra indirmedi ve Petrus öncekinden daha da yükseklere uçtu. Pentikost gününde 3000 can’a krallığın kapılarını açtı. Hiç yorulmadan çalıştı ve ona zulmeden kişilerin ellerinde defalarca acı çekti. Kendi adını taşıyan iki mektup yazdı, sonra görkemli bir hizmet yaşamını bir şehidin ölümü ile taçlandırdı.

Bu nedenle, hizmet söz konusu olduğu zaman, Tanrı her zaman ikinci bir fırsat tanıyan Tanrıdır; bir insan başarısızlığa uğradı diye Tanrı o insandan vazgeçmez. Tanrı ne zaman kırık ve pişman bir yürek bulur ise, düşen askerinin başını yukarı kaldırmak için eğilir.

Ama yine de O’nun bu davranışı ile günaha ya da başarısızlığa göz yumduğu düşünülmemelidir. Rabbi üzen kişinin duyduğu acı ve pişmanlığın yeterli bir caydırıcı olarak hizmet etmeleri gerekir.

Burada sözü edilen konu, aynı zamanda Tanrının tövbe etmemiş günahkara bu yaşamdan sonra ikinci bir fırsat vermeyeceği anlamına da gelmez. Ölüm ile ilgili korkunç bir nihailik mevcuttur, çünkü günahları içinde ölecek olan kişiye gelecek olan yargı,

“ağaç ister güneye ister kuzeye çevrilsin, devrildiği yerde kalır.” (Vaiz 11:3)