1 Temmuz

“Ama o  zaman bilindiğim gibi tam bileceğim.”  (1.Korintliler 13:12)

Sevdiklerimizin cennette olup olmadıklarını bilmek ister isek, bu isteğimiz oldukça normal ve anlaşılabilir bir istektir. Bu konuyu özel bir şekilde açıklayan hiç bir ayet bulunmamasına rağmen, bizi olumlu bir sonuca yönlendiren mantığa uygun bazı satırlar mevcuttur.

Her şeyden önce, öğrencileri İsa’yı, diriltilmiş ve yüceltilmiş Bedeni içinde tanıdılar. Fiziksel görünümü değişmemişti. O’nun “bu aynı İsa” olduğuna dair hiç bir kuşku yoktu. Bu durum bize şunu gösteriyor; bizler de yüceltilmiş bir biçimde bulunacak olmamıza rağmen, cennette bizi diğer kişilerden farklı kılan özelliklere sahip olacağız. Hepimizin aynı şekilde görüneceğimiz ile ilgili bir konudan söz edilemez. 1.Yuhanna 3:2 ayetinde Rab İsa gibi olacağımız söylendiği zaman, bunun anlamı, ahlak açısından O’na benzeyecek olmamızdır; günahtan ve günahın sonuçlarından sonsuza kadar özgür olacağız. Ama O’nun gibi görünmeyeceğimiz kesindir. Asla O’nun gibi görünmeyeceğiz.

İkinci olarak, cennette, burada yeryüzünde bildiğimizden daha azını bileceğimize inanmak için hiç bir neden yoktur. Burada yeryüzünde birbirimizi tanırız; yukarıda cennette iken birbirimizi tanımamızın gerekmesi neden garip bir düşünce olsun? Eğer o zaman şimdi bilindiğimiz gibi bilir isek, böyle olmasının gerekmesi kesindir.

Pavlus Selaniklileri, cennette tanımayı bekliyordu. Bu nedenle, onların kendisi için umut, sevinç, zafer tacı ve övüncü olacaklarını söyledi (1.Selanikliler 2:19).

Kutsal Kitap’ta insanlara daha önce hiç görmemiş oldukları kişileri tanıma gücünün verilmiş olduğu ve verileceğine ilişkin imalar yer almaktadır. Petrus, Yakup ve Yuhanna, İsa’nın görünümünün değiştiği dağda, Musa’yı ve İlyas’ı tanıdılar (Matta 17:4).

Ölüler diyarındaki zengin adam İbrahim’i tanıdı (Luka 16:24). İsa, Yahudilere İbrahim’i, İshak’ı ve Yakup’u ve Tanrının krallığındaki tüm peygamberleri göreceklerini söyledi (Luka 13:28). Bize, paramıza bilgece kahyalık etmek aracılığı ile dostlar edinmemiz söylendi. Öyle ki, bu dostlar bize sonsuz konutlarımızda ‘hoş geldin’ diyebilsinler (burada kast edilen, onların bizi onlara iyilik eden kişiler olarak tanıyacak olmalarıdır). (Luka 16:9)

Ama burada bir tedbir sözü eklememiz gerekiyor! Sevdiklerimizi cennette gördüğümüz zaman tanıyacağımız kesin gibi görünmesine rağmen, onlarla yeryüzünde sahip olduğumuz aynı ilişkilere sahip olmayacağız. Örneğin, karı ve koca ilişkisi cennette olmayacaktır. Bu ifade net olarak Kurtarıcının şu sözlerinde anlam kazanır:

“dirilişten sonra insanlar ne evlenir, ne de evlendirilir, gökteki melekler gibidirler.” (Matta 22:30)