12 Temmuz

“Savaş sizin değil, Tanrınındır.” (2.Tarihler 20:15)

Eğer bir kişi çarmıhın bir askeri ise, er ya da geç kendisine saldırılmasını bekleyebilir. İmanlı kişi Tanrının gerçeğini ne kadar cesur bir şekilde duyuruyor ise ve kendi yaşamında bu gerçeğe ne kadar düzgün bir şekilde örnek oluyor ise, o kadar çok saldırıya maruz kalacaktır. Yaşlı bir Püriten şöyle demiştir:

“Komutanına yakın duran asker, düşman okçularının kesin hedefidir.”

Yapmamış olduğu hatalar ile suçlanacaktır; kendisi hakkında dedikodu yapılacak, iftira atılacak ve haksızlığa maruz bırakılacaktır ve arkasından kötü konuşulacaktır. Bulunduğu toplumdan çıkartılacak ve alay konusu edilecektir. Ona bu şekilde davranacak olan dünyadır, ama ne üzücüdür ki, bu tür davranışlar bazen diğer imanlı kardeşler tarafından da ortaya konmaktadır.

Bu tür zamanlarda, savaşın bize değil, Tanrıya ait olduğunu hatırlamak, büyük önem taşır. O zaman hemen Mısır’dan Çıkış 14:14 ayetini hatırlamamız ve bu ayetteki gerçeğe sahip çıkmamız gerekir.

“Rab sizin için savaşacak, siz sakin olun yeter.”

 Bu ayetin anlamı şudur: ‘Kendimizi savunmamız ve savaşa savaşarak karşılık vermemiz gerekmez.’ Rab, uygun zamanda bizi haklı çıkaracaktır.

F.B. Meyer şöyle yazar:

“Tek bir sözcük aracılığı ile ne kadar çok şey kaybedilir.”

 Sakin olun, sessiz durun. Eğer bir yanağınıza vururlar ise, öbür yanağınızı da uzatın. Hiç bir zaman kötü söz ile karşılık vermeyin. İyi ününüze ya da karakterinize hiç bir zaman karşı çıkacak şekilde davranmayın. İyi ününüz ve karakteriniz onun ellerindedir ve siz bunları elinizde tutmakla onları lekelemiş olursunuz.”

Yusuf, bu konuda güzel bir örnek teşkil eder; haksız yere suçlandığı zaman kendisini haklı çıkarmaya çalışmadı ve davasını Tanrının eline bıraktı ve Tanrı onun adını temize çıkartıp akladı ve ona büyük bir onur ve yücelik sağladı.

Mesih’in yaşlı bir hizmetkarı, ömrü boyunca defalarca haksızlığa uğratıldığına tanıklık etti. Ama o, Augustine’in sözleri ile şöyle dua etti:

“Rab, beni, kendimi daima haklı çıkarma tutkusundan kurtar.”

 Rabbini onu her zaman haklı çıkardığını ve onu karalayan suçlu kişileri ortaya çıkarttığını söyledi.

Rab İsa, elbette bu konudaki en üstün Örnek’tir. “

Kendisine sövüldüğü zaman, sövgü ile karşılık vermedi, acı çektiği zaman kimseyi tehdit etmedi; davasını adalet ile yargılayan Tanrıya bıraktı” (1.Petrus 2:23)

O halde, bu günün mesajı şudur: Haksız yere suçlandığımız zaman, kendimizi savunmamız gerekmez. Savaş Rabbindir. Biz esenliğimize sahip çıkar iken, Rab bizim için savaşacaktır.