15 Temmuz

“Gidin de ‘Ben kurban değil, merhamet isterim’ sözünün anlamını öğrenin.”
(Matta 9:13)

Tanrı kaç tane dini törene gittiğimiz ile değil, diğer kişilere nasıl davrandığımız ile daha yakından ilgilenir. O, kurban yerine merhameti tercih eder. O, ahlak uygulamalarını törenlerden üstün tutar. Tanrının kurban arzu etmediğini okumak garip gibi görünebilir, çünkü kurban sisteminin Kurucusu öncelikle Kendisidir. Ancak burada bir çelişki söz konusu değildir. Evet, Tanrının insanlardan kurbanlar ve sunular getirmelerini istediği doğrudur. Ancak Tanrının niyeti asla kurban ve sunuların adaletin ve iyiliğin yerini almaları değildir.

“RAB Kendisine kurban sunulmasından çok, doğruluğun ve adaletin yerine getirilmesini ister.” (Süleyman’ın Özdeyişleri 21:3)

Eski Antlaşma peygamberleri, gerekli törenleri yerine getiren ama yine de komşularını aldatan ve onlara baskı yapan kişilere ateş püskürerek ağır sözler söylerler. Yeşaya onlara, Tanrının onların, öksüzün hakkını vermeden ve dul kadının hakkını savunmadan yakmalık sunular sunmalarından ve dini bayramlarından bıktığını söyledi. (Yeşaya 1:10-17) Yeşaya, onlara Tanrının istediği orucun, haksız yere zincire, boyunduruğa vurulmuş olanların salıverilmesi, ezilenlerin özgürlüğe kavuşturulması, yiyeceklerini aç olanlar ile paylaşmaları, barınaksız yoksulları evlerine almaları, çıplak gördüklerini giydirmeleri olduğunu bildirdi (Yeşaya 58:6,7). Doğru yaşamlar sürmedikleri sürece, sığır boğazlayan adam öldüren, davar kurban eden köpek boynu kıran gibidir (Yeşaya 66:3).

Amos, halka dinsel toplantılarına son vermelerini söyledi, çünkü Tanrı, adalet su gibi, doğruluk ırmak gibi sürekli akmadığı sürece bu bayramlardan ve törenlerden nefret etmeye devam edecek idi. (Amos 5:21-24) Ve Mika onları şu konuda uyardı:

“Ey insanlar, Rab iyi olanı size bildirdi; adil davranmanızdan ve sadakati sevmenizden ve alçakgönüllülük ile yolunda yürümenizden başka sizden ne istedi?” (Mika 6:6-8)

Rabbimizin gününde, Ferisiler dul kadınları evlerinden çıkartırlar iken, halkın gözü önünde ettikleri uzun dualar ile dindar görünmeye çalışan Ferisiler Rab tarafından azarlandılar. (Matta 23:14) Ferisiler, bahçelerinde yetişen nanenin ondalığını vermeye dikkat ederler idi, ama bu yaptıkları hiç bir zaman adalet ve imanın yerini tutamazdı (Matta 23:23). Eğer kardeşimizin bize karşı bir şikayeti var ise ve eğer biz sunakta adak sunacak isek, bunun bize hiçbir yararı olmaz (Matta 5:24); sunu yalnızca yanlış olan doğru hale getirildikten sonra kabul edilebilir hale gelir. Düzenli şekilde kiliseye gitmek, hafta içinde yapılan iş yerindeki haksız uygulamaları kapatacak bir örtü olarak hizmet edemez. Eğer annemize yıl boyunca kötü davranıyor isek, ona Anneler gününde bir kutu çukulata vermemizin hiç bir yararı olmaz. Ya da aynı şekilde babamıza bütün bir yıl sevgi ve saygı göstermiyor isek, ona Babalar Gününde bir gömlek armağan etmemizin hiç bir anlamı yoktur.

Tanrı yürekten olmayan davranışlar ya da dinsel törenler ile aptal yerine konulamaz. O, yüreği ve her gün yaptığımız davranışları görür.