21 Temmuz

“Tüm kaygılarınızı O’na yükleyin,
çünkü O sizi kayırır.”  (1.Petrus 5:7)

Bir imanlı olarak uzun, çok uzun bir zaman yaşamak ve yine de kaygılarımızı O’na yüklemeyi öğrenmemek mümkündür. Bu ayeti ezberleyebilir, hatta diğer kişilere dahi vaaz edebiliriz, ama kendi yaşamlarımızda yine de bu ayeti gerçekten uygulamamamız mümkündür. Teolojik olarak Tanrının bizimle ilgilendiğini, ilişkilerimize alaka gösterdiğini ve hayal edebileceğimiz en büyük kaygılarımız işle başa çıkabilecek gücü olduğunu biliriz. Ama yine de geceleri yatağımızda sağa sola döner, korkar, kaygı duyar ve en kötüyü hayal ederiz.

Bu şekilde olmaması gerekir. Ben hepimizden çok daha fazla sorun ve baş ağrısı ile karşı karşıya olan bir arkadaşa sahibim. Eğer bu arkadaşım bu yüklerin hepsini kendisi taşımış olsa idi, ruhsal bir küfe haline gelirdi. Bu arkadaşım ne yapar? Tüm kaygılarını Rabbe götürür ve orada bırakır, dizlerinin üstünden kalkar, yatağına girer, birkaç ayeti ilahi olarak söyler ve anında uyuyakalır.

Bill Bright bir kez LeRoy Eims’e şöyle dedi:

“LeRoy, ben 1.Petrus 5:7 ayetinde büyük rahatlık buldum. Ve yaşamımdaki yükleri ya benim ya da İsa’nın taşıması gerektiği sonucuna vardım. Bu yükleri ikimiz birden taşıyamayız ve ben bu yükleri O’na yüklemeye karar verdim.”

Eims bu söyleneni denemeye karar verdi. Ve şunları yazdı:

“Odama gittim ve dua etmeye başladım. Bill’in bana söylediklerini, elimden gelen en iyi şekilde yaptım. Aylar boyunca midemde ağır bir düğüm taşımıştım. Şimdi bu düğümün gitmekte olduğunu gerçekten hissedebiliyordum. Tanrının kurtarışını tecrübe ettim. Hayır, sorun bitmedi ve bu gün de hala sürüyor. Ama yük kalktı, artık uykusuz geceler geçirmedim ya da uyuyana kadar ağlamadım. Yüklerle, içtenlikle sevinçli bir ruh ile ve yüreğimde şükran ile yüz yüze gelebiliyorum.”

Çoğumuz kendimizi şu sözleri yazan kişi ile özdeşleştirebiliriz:

”yüklerimi her gün O’na vermem O’nun isteğidir.  O, aynı zamanda benden güvenimi kaybetmememi de ister. Ama ah! Ben nasıl da akılsızca hareket ederim; Tanrıya güvenimi kaybeder ve tüm yüklerimi taşırım.”

Ve Kurtarıcı bize her zaman şunları söyler:

Tek bir kaygıyı bile sen taşıma,
Bir tanesi bile senin için gereğinden fazla ağır.
İş benim, yalnızca benimdir.
Senin işin, ‘Ben’de dinlenmektir.’