24 Temmuz

“Kimi bir günü başka bir günden üstün sayar, kimi her günü bir sayar.
Herkesin kendi görüşüne tam güveni olsun.” (Romalılar 14:5)

“Bir saymak” sözcüğünün bu ayette atlanmış olması gerekirdi, ayete çevirmenler tarafından eklenmiştir. “kimi her güne değer verir” şeklinde çevrilmesi doğru olurdu. Yani, her güne kutsal olarak bakılması gerekir.

Yasa altında yaşayan Yahudiler için Şabat ya da yedinci gün özellikle kutsal idi. Yasa o gün çalışılmasını yasakladı ve yolculuk yapılmasını da sınırladı. O gün, diğer sunulara ek sunular talep edilirdi.

Lütuf altında yaşayan Hıristiyanlar, Şabat gününü tutmak için asla buyruk almamışlardır. Onlar için her gün kutsaldır; yine de haftanın yedi gününden birinde dinlenmek Söz’de yer alan bir ilkedir. Hıristiyanlar, Şabat günü konusunda yargılanamazlar. (Koloseliler 2:16)

Haftanın ilk günü, yani Rabbin Günü çeşitli nedenlerden dolayı Yeni Antlaşma’da ön planda yer alır. Rab İsa haftanın ilk gününde dirildi (Yuhanna 20:1). Rab dirildikten sonra öğrencileri ile iki Pazar günü üst üste görüştü (Yuhanna 20:19,26). Kutsal Ruh ilk gün, Pentikost’ta verildi; Pentikost İlk Ürün Bayramından yedi Pazar günü geçtikten sonra meydana geldi (Levililer 23:15,16; Elçilerin İşleri 2:1); bu, Mesih’in dirilişini sembolize eden bir olgudur (1.Korintoslular 15:20,23). Öğrenciler, haftanın ilk günü ekmek bölmek için bir araya toplandılar. (Elçilerin İşleri 20:7). Ve Pavlus, Korintoslulara haftanın ilk günü özel bir sunu ile ilgili talimat verdi (1.Korintliler 16:1,2). Ancak, bu talimat yine de Şabat günü gibi özel bir sorunluluk günü değil, özel bir ayrıcalık günü idi. Pazar günü normal işimizden özgür olduğumuz için bu günü diğer günlerde adanamadığımız bir şekilde Rabbe tapınmak ve hizmet etmek amacı ile adamamız mümkündür.

Her günü eşit şekilde kutsal kabul etmek konusunda özgürlüğe sahip olmamıza rağmen, Pazar günü diğer kişilerin sendelemesine neden olabilecek herhangi bir şey yapma özgürlüğüne sahip değilizdir. Eğer evde iş yapmak, araba tamir etmek ya da futbol oynamak bir kardeşin sürçmesine neden olacak ise, o zaman yasal bir hak olarak görebileceğimiz bir davranıştan sakınmamız gerekir. Pavlus’un söylediği gibi:

“Onun için artık birbirimizi yargılamayalım. Bunun yerine hiç bir kardeşin yoluna sürçme ya da tökezleme taşı koymamaya kararlı olun.” (Romalılar 14:13)

Yasa altındaki Yahudiler, bir çalışma haftasının sonundaki günü dinlenmeye ayırırlardı. Lütuf altındaki Hıristiyanlar haftalarına bir dinlenme günü ile başlarlar, çünkü Mesih kurtuluş işini tamamlamıştır.

C.I.Scofield Rabbin gününün gerçek karakterinin Rabbimizin onu kullandığı şekilde resmedildiğine işaret etmiştir:

“O, ağlayan Meryem’i teselli etti.; zihni karışmış iki öğrenci ile on bir km. yol yürüdü; yürürken onlara Kutsal Kitap’tan ayetler verdi; diğer öğrencilere mesajlar gönderdi, hata yapmış olan Petrus ile özel olarak görüştü ve üst kattaki odada bulunan kişilere Kutsal Ruh’u verdi.”