25 Temmuz

“Ve Rab Lea’nın sevilmediğini görünce,
çocuk sahibi olmasını sağladı.” (Yaratılış 29:31)

Yaşamda bir telafi ya da tazmin yasası vardır. Bu yasaya göre, bir konuda eksiği olan kişilere bir başka konuda dengeleyici bir yarar verilir. Yasa, herkesin her şeye sahip olmasına engel olur. Bir kişide güzellik eksik ise, pratik bilgeliğe sahip biri olabilir. Atletizm için uygun olmayan bir insan, iyi huylu biri olabilir. Şairler her zaman pratik kişiler değildirler ve sanatçılar her zaman bütçelerini düzgün yöneten kişiler değildirler.

Tanrı, Yakup’un Raşel’i Lea’dan daha çok sevdiğini gördüğü zaman, Lea’nın daha doğurgan olmasını sağladı. Yıllar sonra telafi yasası Hanna ve Peninna ile aynı şekilde çalıştı. Elkana, Hanna’yı Peninna’dan daha çok sevdi, ama Peninna’nın çocukları vardı ve Hanna’nın ise çocuğu yok idi. (1.Samuel 1:1-6)

Fanny Crosby’nin görme armağanı olmamasına rağmen, kendisine en üstün derecede şarkı söyleme armağanı verilmiş idi. Onun ilahileri kiliseye kalan en büyük mirastır. Alexander Crudens bunalım konusunda ciddi anlamda sıkıntı çekti ama kendi adını taşıyan bir dizin üretmek için güce sahip oldu.
Alçakgönüllü bir Hıristiyan vaaz veremeyebilir ve diğer kişilere sunacak hiç bir armağanı yoktur, ancak mekanik konusunda bir dehadır ve hamdolsun ki, vaizin arabasının çalışır durumda olmasını sağlayabilir. Vaiz mekanik konusunda çaresizdir. Arabası ile ilgili bir sorun çıktığı zaman, yapabileceği tek şey, motor kapağını kaldırmak, başını kapağın altına sokmak ve orada dua etmektir.

Eğer biri telafi yasasının bu yaşamda mükemmel bir şekilde çalıştığına dair bir itirazda bulunur ise, bunu kabul etmek zorunda kalırız. Eşitsizlikler ve adaletsizlikler mevcuttur. Ama bu yaşamın hepsi bu kadar değildir! Yaşamın son bölümü henüz yazılmamıştır. Tanrı perdeyi geri çekip bize perdenin arkasındaki dünyayı gösterdiği zaman, yapılan sayıların eşit olduğunun ve her şeyin değiştiğinin farkına varırız. Örneğin, İbrahim’in varlıklı adama şu sözleri söylediğini işitiriz:

“Oğlum, yaşamın boyunca senin iyilik payını, Lazar’ın da kötülük payını aldığını unutma. Şimdi ise o burada teselli ediliyor, sen ise azap çekiyorsun.” (Luka 16:25).

Bu arada yaşam ile ilgili dengeli bir görüşe sahip olmamız bizim için iyidir. Eksiklik ve hatalarımıza odaklanmak yerine, daha fazla iyilik payı almış gibi görünen kişilerin sahip olmadıkları ve Tanrı tarafından bize verilmiş olan nitelikleri ve yetenekleri hatırlamamız gerekir. Böyle yaptığımız takdirde, değersizlik, yetersizlik ve imrenme gibi kötü duygulardan etkilenmekten korunmuş oluruz.