27 Temmuz

“Sen onlar için güzel ses ile sevgi ezgileri okuyan, iyi çalgı çalan biri gibisin.
Sözlerini dinliyor ama dediklerini yapmıyorlar.” (Hezekiel 33:32)

Rabbin sözlerini ilan etme ile ilgili işitilen kinayelerden biri insanların genellikle konuşmacının verdiği mesajı uygulamak yerine mesajı yalnızca dinlemek ile yetinmeleridir.

Bu konu, toplum önünde verilen vaazlar için geçerlidir. İnsanlar vaize hayranlık duyarlar. Onun yaptığı şakaları ve verdiği örnekleri hatırlarlar. Telaffuzu dikkatlerini çeker. Örneğin bir kadın şöyle demiştir:

“Çobanım ne zaman o kutsanmış söz olan ‘Mezopotamya’ sözcüğünü söylese, nerede ise ağlayacak hale geliyorum. Ancak söz konusu olan durum itaat etmek olunca adeta felce uğramış gibi davranırlar. Eyleme karşı muaf kılınmış gibidirler. Kulağa hoş gelen sözler onları anestezi verilmiş hale getirir.

Bu konu, danışmanlık hizmeti sürdüren kişiler için bilinen bir sendromdur. Kendilerine danışmanlık hizmeti verilen kişilerden bazıları bu durumdan gizli bir doyum alırlar. Bir saat ya da kısa bir süre için ilgi merkezi haline gelmekten hoşlanırlar. Danışman ile yapılan paydaşlıktan öylesine keyif alırlar ki, kronik olarak danışmanlık hizmeti alan kişiler haline gelirler.

Görünürde öğüt almak için gelmişlerdir. Ama aslında gerçekten öğüt almak istemezler. Onlar zaten zihinlerinde karar vermişlerdir. Ne yapmak istediklerini bilirler. Eğer danışmanın öğüdü onların kendi istekleri ile uyuşur ise, o zaman güç bulurlar. Eğer uyuşmaz ise, o zaman danışmanın öğüdünü reddedecek ve kendi seçtikleri yolda inatçı bir tutum ile devam edeceklerdir.

Kral Herod, eğlence için özel bir şey ile ilgilenen kişilerden idi. Vaftizci Yahya’yı dinlemekten keyif alırdı (Markos 6:20), ama o bu konu ile suni olarak, yani eğlence kabilinden uğraşıyordu. Duyduğu mesajın yaşamını değiştirmesine izin vermek gibi bir niyeti yok idi.

Erwin Lutzer şöyle yazar:

“Danışmanlık hizmeti almak için gelen kişilere yardım konusunda en çok cesaret kıran sorunun, insanların çoğunun değişmek istemedikleri olduklarını keşfettim. Elbette, özellikle eğer davranışları başlarını derde sokuyor ise, bazı küçük uyarlamalar yapmaya hazırlar. Ama çoğu, kontrol kaybedilmediği sürece günahlarının içinde rahatlar. Ve genellikle Tanrının yaşamlarındaki Eylemini en düşük düzeyde tutmasını tercih ederler.”

Bazı danışmanlar, işitmek ve yerine getirmek arasındaki uçuruma bir köprü olması amacı ile hileli bir oyun geliştirmişlerdir. Danışmanlık hizmeti alan kişiye belirli bir görev verirler – kişi, bu ödevini bir sonraki oturuma gelmeden önce tamamlamak zorundadır. Böylece ciddi olmayan kişiler kendiliklerinden elenmiş olurlar. Danışmanlık oturumları için boşa harcanan zaman böylelikle engellenmiş olur.

Yaşamda Tanrının Sözünü işittiğimiz ve bu Söz tarafından harekete geçirilmediğimiz bir aşamaya ulaşmak ciddi bir konudur. Rabbin sesine karşı sürekli duyarlı olmak ve O’nun her söylediğini yerine getirmeye hazır bulunmak için dua etmemiz gerekir.