3 Temmuz

“Konuksever olmaktan geri kalmayın.
Çünkü bu sayede bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler.”
(İbraniler 13.2)

Konukseverlik yalnızca kutsal bir görev değildir (konukseverliğe yabancıları dahil etmeyi unutmayın); konukseverlik içinde görkemli sürprizler vaadini barındırır (çünkü bu sayede bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler).

İbrahim için yine her zamanki gibi sıradan bir gün başlamış idi. Çadırının kapısının önünde otururken birden bire karşısında üç adam belirdi. İbrahim, onlara orta doğu geleneklerine uygun bir şekilde karşılık verdi; onarlın ayaklarını yıkadı, bir ağacın altında serin bir yerde dinlenmelerini sağladı, sürüye gidip bir dana seçti ve Sara’ya biraz pide pişirmesini söyledi, sonra onlara lezzetli bir yemek hizmeti sundu.

Bu arada bu üç adam kimdi? Adamlardan iki tanesi melek idi; üçüncüsü ise Rabbin meleği idi. Biz, Rabbin meleğinin bir İnsan olarak görünen Rab İsa olduğuna inanıyoruz (bakınız Yaratılış 18:13; bu ayette melek, “Rab” olarak adlandırılır.

Böylece, İbrahim yalnızca melekleri ağırlamadı, aynı zamanda O’nun beden almış olarak gerçekleşen pek çok görünümlerinden birinde Rabbin Kendisi olarak ağırladı. Ve her ne kadar şaşırtıcı da olsa, bizler de aynı ayrıcalığa sahibiz!

Kaç tane Hıristiyan aile evlerinde tanrısayar erkekleri ve kadınları ağırlamak ile elde ettikleri berekete tanıklık edebilirler? Çocuklarına aktardıkları Tanrı hakkındaki düşünceler çocuklarını tüm yaşamları boyunca izlerler. Rab için gayret yeniden alevlendirilmiştir, üzgün yürekler teselli edilmiştir, sorunlar çözüm bulmuştur. Varlıkları ile evimize iyilik getiren bu “meleklere” ne kadar çok şey borçluyuz!

Ama aynı zamanda Rab İsa’ya konuğumuz olarak sahip olmak da hiç bir şey ile kıyaslanamayacak bir ayrıcalıktır. O’nun halkından birini O’nun adı ile ne zaman evimize kabul etsek, O’nu evimize konuk etmiş oluruz. (Matta 10:40) Eğer buna gerçekten inanıyor isek, harika konukseverlik hizmetini en üst derecesinde yaşamış oluruz.

“Söylenmeksizin birbirinize konukseverlik gösterin.” (1.Petrus 4:9)

 Her konuğa Mesih’in Kendisine davranıyor gibi davranacağız. Ve evlerimiz İsa’nın bulunmaktan hoşlandığı Marta ve Meryem’in Beytanya’daki evleri gibi olacak.