30 Temmuz

“Sizin bu söylediklerinizi kim kabul eder? Savaşa giden ile eşyanın yanında kalanın payı aynıdır.
Her şey eşit olarak paylaşılacak.” (1.Samuel 30:24)

Davut Ziklak kentini Amaleklilerin elinden geri aldığı zaman, adamlarından bazıları, savaş ganimetini, Besor Vadisinde durarak eşyanın yanında geride kalmış olan iki yüz adam ile paylaşmak istemediler. Davut ise, bunu kabul etmedi ve her şeyin savaşa giden ve eşyanın yanında kalmış olan arasında eşit olarak paylaşılacağını söyledi.

Savaşa katılan her asker gibi, savaş saflarının arka planında hizmet veren pek çok kişi  vardır. İkinci dünya savaşı sırasında Amerikan ordusunda görevli kişilerden yalnızca yaklaşık %30’u savaşan birliklere dahil idi. Diğer görevliler destek veren personel grubuna dahil idiler ve mühendislik, iaşe subaylığı, askeri gereç ve silahlar dairesi, kimyasallar, ulaşım ve askeri yönetim gibi alanlarda hizmet veriyorlardı.

Rabbin işinde de bu konuya benzer bir durum mevcuttur. Evet, tüm Hıristiyanlar askerdirler, ama buna rağmen hepsi savaşın ön safhasında yer almazlar. Herkes vaiz, ya da müjdeci, ya da öğretmen ya da önder değildir. Hizmet eden imanlıların hepsi dünya savaşlarının ön cephelerinde değildirler.

Tanrı, ordusunda destek veren bir personel grubuna da sahiptir. Tanrının, savaşın gidişatı yön değiştirinceye kadar her gün acı içinde dua eden sadık dua savaşçıları da vardır. Tanrının aynı zamanda Kendisine adanmış ve ön cephede savaşanlara daha fazla para gönderebilmek için fedakar bir yaşam süren kahyaları da mevcuttur. Düşman ile yüz yüze çatışma içinde bulunan kişiler için yiyecek ve kalacak yer temin eden kişiler de vardır. Ayrıca bir gün uzak ülkelere mesajı götürecek olan metinleri yazan kişileri düşünün. Hıristiyan edebiyatını tercüme eden, düzelten ve basan kişileri aklınıza getirin. Kral’a hizmet etmek için evlerinde çalışan, oğullar ve kızlar yetiştirerek görev yapan o harika kadınları hatırlayın. Savaşın orta yerinde bulunan herkesin yanı sıra, destek veren personel olarak hizmet eden pek çok başka kişi bulunur.

Ödüller dağıtıldığı zaman, destek veren konumda olan kişiler savaş alanında görev yapan kahramanlar ile eşit payı alacaklardır.Savaş hatlarının gerisinde sessizce hizmet veren kişiler, müjde yayan ünlü kişiler ile birlikte eşit bir onur paylaşacaklardır.

Tanrı her şeyi çözüme ulaştıracak güçtedir. O, herkesin bulunduğu katkının önemini tam olarak ölçebilir. O gün geldiği zaman, çok büyük sürprizler ile karşılaşacağız. Bizim önemsiz olduğunu düşündüğümüz göze çarpmayan kişiler, çok önemli konumlara sahip olan kişiler olarak ortaya çıkacaklardır. Onlar olmasa idi, bizler güçsüz kişiler olurduk.