MEZMURLARIN İNCİSİ

Yazan

GEORGE HENDERSON, F.R.G.S.,M.R.S.L.

Yazarın Diğer Kitapları

HEAVEN’S CURE FOR EARTH’S CARE

STUDIES IN THE BOOK OF EXODUS

Vs.,vs.

Ve

“HENRY DURBANVILLE”

Olarak (Takma adı ile):

THE BEST IS YET TO BE

WINSOME CHRISTIANITY

HIS LAST WORDS

Vs., vs.

Yayınevi

B. McCALL BARBOUR

28 GEORGE IV BRIDGE

EDINBURGH, I, SCOTLAND

Dokuzuncu Baskı             Kasım 1958

Onuncu Baskı                 Mayıs 1966

STANLEY L. HUNT (YAYINCILAR) LTD., GEORGE STREET, RUSHDEN, NORTHANTS

BÜYÜK BRİTANYA’DA YAPILDI VE BASILDI

Mezmurların İncisi

Tüm Mezmurların içinde en güzel ve harika açıklayıcı bir içeriğe sahip olan bu mezmur – yirmi üçüncü – ona sahip olan herkesin elindeki en değerli kitap haline gelmiştir. Bu mezmur hakkındaki yorumu yazan kişi, mezmurun harika içeriği ile ilgili incelemeleri için yıllarını vermiştir – “ şimdiye kadar kaleme alınmış olan en çekici, sözlü mücevher”. Bu yorum, vaizlere, öğretmenlere, Kutsal Kitap öğrencilerine görevlilere, imanlı işçilere ve diğerlerine çok zengin öneriler sağlayacaktır. Yalnızlara teselli verecek, zayıflara güç sağlayacak, umutsuzlara umut olacak ve bundan sonraki yaşam ile ilgili olarak meydan okunması imkansız bir güvence verecektir.

MEZMURLARIN İNCİSİ

MEZMUR  XXIII

Rab Çobanımdır; eksiğim olmaz.

Beni yemyeşil çayırlarda yatırır ve sakin suların kıyısına götürür.

İçimi (canımı) tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.

Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile, kötülükten korkmam. Çünkü sen benimlesin. Çomağın ve değneğin güven verir bana.

Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın; başıma yağ sürersin. Kasem taşıyor.

Ömrüm boyunca yalnızca iyilik ve sevgi izleyecek beni. Ve ben hep Rabbin evinde oturacağım.

İçerik
Bölüm   Sayfa
  ÖNSÖZ  
  GİRİŞ  
I KOYUNLARIN ÇOBANI  
II BOL SAĞLAYIŞ  
III YAŞATMA VE TAZELEME  
IV TANRISAL YENİLEME  
V HATA YAPMAYAN REHBER  
VI VADİ İÇİN SAĞLAYIŞ  
VII ÜÇ YÖNLÜ SIR  
VIII SOFRA KURULAN-BAŞINA YAĞ SÜRÜLEN-KUTSANAN  
IX İYİLİK VE MERHAMET  
X ARZU EDİLEN CENNET  

ÖNSÖZ

DOKTOR BARTON, yirmi üçüncü mezmurun tüm Mezmurların en tatlısı olduğunu söylemiştir: ilk okunan, sık sık okunan ve en uzun akılda kalan! Mezmuru oluşturan sade sözler bize,  “dokunur, esin verir, bizi teselli eder ve tüm bunları üç bin yıl öncesinden gelen bir yankı olarak değil, canlı yaşayan bir dostun sesi olarak yapar. Çocuk annesinin dizlerinde bu sade sözleri tekrarlar; bilgin eğitimini bu sade sözler yardımı ile en seçkin eğitim haline getirir. Kilise bu sade sözleri, çok sesli korolar ile gökyüzüne yükseltir. Bu sade sözler, hasta insanın kulağına ve yüreğine bir müzik gibi girer ve şifa olurlar. Ölümün gölgesine girerek cennete gitmek (yuvaya dönmek) üzere olan imanlıyı güçlendirir ve teşvik ederler.”

Koyunları uğruna yaşamını feda eden bir Çobandan söz edilir (ayet 1); bizim iyiliğimiz için bizi yemyeşil çayırlarda yatırır, sakin suların kıyısına götürür (ayet 2); Adı uğruna bize doğru yollarda öncülük eder (ayet 3); bize, ölüm vadisinde ölümcül tehlikelerin bulunduğunu söylese bile, onun Tanrı için yalnızca geniş bir cadde (yol) olduğunu söyler (ayet 4); düşmanların önünde bile sofra kurulmasının mümkün olduğu gerçeğini açıklar (ayet 5); ve yukardaki tapınaktan Tanrının sürüsünü göksel ülkeye götürmek için gelmiş olan iki parlak kişiden  – İyilik ve Merhamet (Sevgi) – söz eder (ayet 6). Başka bir deyiş ile Sözün bu kısa kısmında sahip olduklarımız şunlardır: Kişi (ayet 1); sağlayış (ayet 2); patika yolu (ayet 3); tehlike (ayet 4); hazırlık (ayet 59) ve beklenen ümit (ayet 6). Hepimizin, bu mezmurun harika derinliklerini daha fazla araştırmamızı, onun eşsiz güzelliğinin tadını her geçen gün daha çok çıkartmamızı ve tecrübe etmemizi ve tüm yaşamın gelecekteki günlerinde onun uzun süre devam eden gücünden yararlanmamızı diliyorum.

“Mezmurların İncisi’nin” bir yeni baskısı gerçekleşmiş olduğu için böylesine sade bir aracı böylesine harika sonuçlara ulaştırmak için kullanmak üzere lütfeden Tanrı’ya duyduğum minnettarlığı ifade etmeden geçemeyeceğim. O’nun bereketleri O’nun adı uğruna bu mezmura lütfetmeye devam etsin diye dua ediyorum.

GEORGE HENDERSON.

(Henry Durbanville).

M E Z M U R L A R I N   İ N C İ S İ

“Bana çok ender duyulan bir müzik türünün
Yumuşak tonla ve hafif ses ile söylenen şükran ve sevinç ilahisi ile konuşurlar.
Lirler ve viyollar (keman cinsinden bir telli saz) ve melek koroları –
Tüm bunların peşinden gidebilirim;
“ Ama benim baygın yüreğimi kazanan
Çobanın sesinin müziği,
Benim için şimdiye kadar duymuş olduğum tek şarkıdır.
Ve ben bu şarkıdan ayrılamam.”

G İ R İ Ş

Mezmurlar, cennete giden yolda yürüyen yolcular için garip bir çekiciliğe sahiptirler. Başka bir bölümde öğretiş olarak görebilecekleri tecrübeyi, mezmurların dilinde açıklanmış olarak bulurlar. Mezmurlar, tanrısayar bir adamın, tanrısaymazlığın tam orta yerinde yaşadığı tecrübeleri kaydederler. Tanrı ile paydaşlık içinde yaşamak için imanlıda karşı konulmaz bir arzu oluşturan mezmurlar, bu paydaşlığın peşinden giden imanlılar için büyük esin kaynağıdırlar. Ve bu yüzden her çağdaki Tanrı halkı bu mezmurlara bağlanmış ve ihtiyaç duydukları ruhsal teşviği, bu mezmurlardan elde etmişlerdir.

Mezmurlar içinden en çekici olan bu güzel yirmi üçüncü mezmurdur. Bu mezmur, şimdiye kadar kaleme alınmış olan -en değerli mücevhere benzetebileceğimiz- en çekici sözcüklere yer vermektedir. Ve içeriği aynı zamanda bir bülbüle ve bir tarla kuşuna da benzetilmiştir. Yirmi üçüncü mezmur, tüm mezmurlar içindeki en tatlı şarkı sesi gibidir ve bu yüzden bülbüle benzetilir. Tarla kuşu ise şarkı söylerken yükselir ve bizi sonunda sürekli bir şarkı yeri olan – “ Rabbin Evine” doğru yönlendirir. Bu mezmur, değişmeyen imanın ve sağlam umudun öylesine mükemmel bir birleşimini sunar ki, sakin bir güvence ve sevinçli bir beklenti sağlar. Öyle ki, imanlı, “ her mükemmel armağanın gökten geldiğini” (Yakup 1:17) minnet duyguları içinde fark eder. Ve aynı zamanda, “korkuyu dışarı atan mükemmel sevgiyi” (1. Yuhanna 4:18) de kavrar. En çok sevdiği mezmur olan 23.Mezmur’dan söz eden Addison’ı hatırlayalım. Lord Macaulay adanmış yazılarının tümünde üstün olan duygunun minnettarlık olduğunu söyler. Ve yirmi üçüncü mezmurda söz edilen iyilik hakkında (yaşamın tüm mutluluğu buna bağlanmıştır) Lord Macaulay, ölüm saatinde bu iyiliğe ve korkuyu dışarı atan mükemmel sevgiye güvendiğini yazmıştır. Kutsal yazıların buradaki bu bölümünün mezmurların incisi olarak adlandırılması çok doğru bir davranıştır; buna benzer şekilde Luka 15. bölüm benzetmelerin incisi ve Yeşaya 53. bölüm peygamberliklerin incisi olarak adlandırılmaktadır.

Mezmurun kendisini ayrıntılı olarak gözden geçirmeden önce onun bulunduğu yeri gözden geçireceğiz. Çünkü yerlerine uygun şekilde yerleştirilmiş tüm diğer mücevherler gibi bu mezmurun asıl göz alıcılığı da bu açıdan incelendiği zaman içtendir. Ondan önce gelen 22. Mezmur, çarmıh mezmurudur. Tanrı tarafından Günah Taşıyıcı olarak atanmış olan Rabbimiz, ölümün ve yargının katı ve soğuk gerçeklikleri ile karşılaştığı zaman 22. Mezmurdan alıntı yapmıştı. O, yargıyı taşımış ve ölümün dikenini çıkarmış idi. (Mezmur 22:1 ayetini, Markos 15:34 ayeti ile karşılaştırın). 23. Mezmura geçtiğimiz zaman Rabbimize, çarmıhın diriliş tarafında rastlarız. Mezarın zincirlerini kırmış ve ölümün üzerinde zaferli bir üstünlük kazanmıştır! Ve şimdi koyunlarını yeşil otlaklara ve sakin suların kıyısına götürmek ile meşguldür. 24. Mezmurda evrensel adaletin asasını – kralların Kralı ve rablerin Rabbi olarak elinde tutacaktır. Böylece görüyoruz ki, 22. Mezmur Mesih’in çektiği acıları tanımlar ve 24. Mezmur bunu izleyecek olan yücelikten söz etmektedir. 22 ve 24. Mezmurlar arasında yer alan 23. Mezmur bir imanlının bir mezmuru anladığı andan bir diğer mezmura girinceye kadar yaşadığı tecrübeleri tanımlar. “Rab lütuf verecektir” – bu, Mezmur 22’dir; “ ve Yücelik” – bu 24. Mezmurdur; “ O, doğru yürüyenlerden hiç bir iyi şeyi esirgemeyecektir.”  – bu, 23.Mezmurdur (Bakınız Mezmur 84:11) ve böylece şu bilgilere sahip oluruz:

Mezmur 22 Mezmur 23 Mezmur 24
Çarmıh Çoban Değneği Taç
Lütuf Rehberlik Yücelik
Kılıç Çomak Asa
Sağlayış Koruma Beklenen Şey
Yerine Geçen Çoban Egemen
Dün Bugün Sonsuza Kadar