Vahiy

Ana Hatlar Hakkında Bir Yorum

Yazan

Hamilton Smith

 

İçerik
    Bölüm
  Giriş  
1 Mesih Görümü 1
2 Yedi Kilise 2 -3
3 Taht 4
4 Kitap 5
5 Mühürler 6
6 Kurtarılmış Bakiye 7
7 Borazanlar 8
8 Felaketler 9
9 Tanrı’nın Tanıkları 10:1 – 11:8
10 Ejderha 11:19 – 12
11 Canavarlar 13
12 Bakiye 14
13 Taslar 15 – 16
14 Kadın Ve Canavar 17
15 Büyük Babil Kenti 18
16 Kuzu’nun Düğünü 19:1-10
17 Mesih’in Görünmesi 19:11-20:3
18 Bin Yıl 20:4-15
19 Sonsuz Konum 21:1-8
20 Yeni Yeruşalim 21:9-22:5
21 Son Öğütler 22:6-21

Giriş

Vahiy kitabı, Yeni Antlaşma’da bütünüyle peygamberliğe yer veren tek kitaptır. Eski Antlaşma günlerinde mevcut olan pek çok peygamber, Tanrı’nın halkını ve ulusları kötülerin üstüne gelecek olan yargılar ile ilgili olarak uyardılar ve Mesih’in görkemli egemenliği altına girmiş olan dünyanın kavuşacağı nihai bereketi önceden bildirdiler. Ama yine de bu peygamberlikler, yeryüzüne bağlıydılar ve zaman açısından sınırlıydılar. Vahiy kitabı ise, Eski Antlaşma’daki bu peygamberliklerin aksine, Vahiy kitabı bize yalnızca gelecekteki olayların yönünü açıklamak ile kalmaz, aynı zamanda sonsuzluğa bakabilmemiz ve sonsuz konumda Tanrı halkını bekleyen bereketleri öğrenebilmemiz için gözler önünde kapalı duran perdeyi de açar.

Söz’ün diğer kısımlarını okurken olduğu gibi, vahiy kitabını okurken de, büyük bir farklılığı hatırlamamız yerinde olur: insanların yazdıkları yazılar ve Tanrı’nın Söz’ü arasında yatan gerçek, Tanrı’nın kaydetmiş olduğu her şey, tarih ya da peygamberlik, hepsinde bir ahlak amacı yer almaktadır. Bu nedenle, insanların özenle kaydetmiş olacağı pek çok ayrıntı tamamen atlanmıştır, oysa Tanrı’nın kaydetmeyi uygun bulduğu pek çok olay, insanların suskun kalması sonucu atlanıp geçilmiştir.

Gelecek ile ilgili bu harika açıklamadan yararlanmayı arzu ederken, dikkat etmemiz gereken bir nokta vardır: Vahiy kitabını okurken, gelecek hakkındaki gizli şeyleri merakla araştırmak konusunda duyduğumuz doğal ilgi bizi hoşnut ve tatmin edebilir, ama biz bu tatminin ardından gitmemeliyiz; gelecek hakkındaki bu harika ve araştırıcı açıklamanın şimdiki yaşamlarımız üzerinde ahlaki açıdan olumlu bir etki bırakması için istekli olmalıyız.

Ayrıca Kutsal Yazıları okuduğumuz sırada karşımıza çıkabilecek tehlikeye karşı da hazırlıklı bulunmalıyız ve Vahiy kitabını okurken dikkatli davranmalıyız; Kutsal Yazılarda, hakkında doğrudan bir referans bulunmadığı takdirde, bir geleceğin varlığının ayrıntıları ile ilgili bilgi edinmek için gayret gösterirken, söylenenden çıkaracağımız sonuçlar konusunda çok özel bir  özen göstermemiz gerekir. Değindiğimiz bu konuyu hatırlayalım; Kutsal Yazılardan kendi kendimize sonuçlar çıkartmaya başladığımız anda, insan zihnine her türlü şeyin girebilmesi için kapı açmış oluruz.

Vahiy kitabının, Kutsal Kitap’taki en son kitap olmasının ne kadar yerinde olduğunu anladığımızı hissedebiliriz, ancak bu anlayışımız yine de yetersiz kalacaktır; çünkü bu kitapta tüm çağların yasasızlığının tam gelişmiş sonucunu görmemize izin verilir. İman ikrarında bulunan kilisenin, İsrail’in ve ulusların tüm kötülüklerinin isyan etme ve inanç değiştirmenin korkunç zirvesine ulaştığını ve nihai felaket gününde baskın yargı altına gireceklerini görürüz. Şeytanın gücünün sonsuza kadar kırıldığını ve ölüm ve ölüler diyarının ateş gölüne atıldıklarını okuruz.

Tüm bunlara ek olarak, tüm kötülüğün nihai yargısının ötesine bakmamıza izin verilir ve Tanrı’nın yüreğindeki amaçların hepsinin yerine geldiklerini görürüz. Mesih’in yüceliği ve görkemi gözler önüne serilir ve O’nun halkının sonsuz bereketi güvenlik altına alınır.

Bu peygamberlik sözlerini “okuyana”, burada yazılanları “dinleyen” ve “yerine getirene” ne mutlu! Çünkü beklenen zaman yakındır (Vahiy 1:3). Bu bilgileri bağrımıza bastığımız zaman, felaket yargısına uğrayacak olan bu dünyadan ayrılarak, ahlaki konum içinde muhafaza edileceğimiz kesindir, daha şimdiden, gelecek olan dünyanın görkemli ışığında sonsuz konumumuza ait olan bereketlerin tümü ile yürüyebiliriz.