YUHANNA’NIN MÜJDESİ

Ana Hatlar Temelinde Bir Yorum

Yazan

HAMILTON SMITH

Believers Bookshelf, Inc.

(Tarafından verilen izin ile çevirisi yapılmıştır.)

P.O. Box 261
Sunbury, Pennsylvania, 17801
USA

İÇERİK

Galata Köprüsü
Galata Köprüsü

 

İçerik
Bölümler  
1 Sonsuz Söz
2 İnsanın Yıkımı ve Mesih’in Yüceliği
3 Tanrı’nın Egemenliği ve İnsanın Sorumluluğu
4 Günahkarların Bereketlenmesi konusunda Lütfun Yolları
5 Yasa’dan Kurtuluş Konusunda Lütfun Yolları
6 İhtiyaçların Sağlanması Konusunda Lütfun Yolları
7 Mesih Yüceltilir ve Kutsal Ruh Verilir
8 Mesih’in Sözlerinin Reddedilmesi
9 Mesih’in İşlerinin Reddedilmesi
10 Çoban ve Koyunlar
11 Tanrı’nın Oğlu’na Tanıklık
12 Davutoğlu’na ve İnsanoğlu’na Tanıklık
13 Rabbin Son Konuşmasına Giriş
14 Yüreğiniz Sıkılmasın
15 Dünyada Ürün Veren Öğrenciler
16 Mesih’in Zihni
17 Baba’ya Edilen Büyük Dua
18 İsa’nın ele Verilmesi, Tutuklanması ve Yargılanması
19 Yargılamanın Sonuçlanması ve Çarmıha Gerilme
20 Diriliş
21 Son Sahneler

GİRİŞ

Yuhanna Müjdesi, Oğul’un yüceliğini ön planda tutarak açıklama veren Müjde’dir. Diğer Müjdeler, Rabbimizin diğer görkemlerini sunarlar. Matta, O’nun Mesih kimliğinin yüceliğini açıklar, Markos, O’nun bir Hizmetkar olarak alçakgönüllülüğüne ilişkin yüceliğini açıklar ve Luka ise O’nun İnsanoğlu olarak ahlaki yüceliğini sunar, ama Yuhanna O’nu Oğul olarak sahip olduğu kişisel yüceliği içinde sunmak gibi özel bir ayrıcalığa sahiptir.

Mesih’in tanrısal bir kişi olarak sunulması, her tanrısal Kişinin açıklamasını kapsar. Müjde, Oğul’un görkemlerinin sunulması ile başlar. Ve devam ettikçe Baba’nın yüreğinin (1:18), Baba’nın elinin (5:17) ve Baba’nın evinin (14:1-3) açıklanmasını okuruz. Müjde’nin sonlarına doğru ise Kutsal Ruh’un eksiksiz bir sunumu yer alır.

Ayrıca, Yuhanna Müjdesi’nde yeni bir düzene göre tamamen yeni bir İnsanın sunulduğunu görürüz. Rab, Kendisinden “göklerde olan İnsanoğlu olarak söz eder(Yuhanna 3:13); sonra Yuhanna 6:27,33 ayetlerinde “göklerden dünyaya inen İnsanoğlu” ifadesini okuruz. Ve son olarak “önceden bulunduğu yere yükselen” İnsanoğlu’ndan söz ettiğini okuruz (Yuhanna 6:62). Böylece bu Müjdede Mesih2in iki yönlü bir sunumu mevcuttur; önce Baba’yı açıklayan biricik Oğul olarak ve sonra yeni bir insan düzeni getiren İnsanoğlu olarak – yeryüzünde yürüyen ve gökte yaşayan bir İnsan!

Mesih’e ait bu çeşitli görkemleri ortaya koymak için farklı örnekler kullanılır. Mesih, 2.bölümde, içinde Tanrı yüceliğinin konut kurmuş olduğu Tapınak örneğinde yer alır; 6.bölümde insanın ihtiyacını tatmin etmek için gökten verilmiş olan Gerçek Ekmek’tir; Mesih, 8 ve 9.bölümlerde insanları karanlıktan çıkartmak için dünyaya gelmiş olan Işık’tır; 10.bölümde Mesih, koyunlarını eski Yahudi ağılından çıkartarak yeni Hristiyan sürüsüne katacak olan Çoban’dır. 11.bölümde Mesih, inanları ölümden kurtaracak olan Diriliş ve Yaşam’dır; 12.bölümde Mesih, Kendisine benzeyecek olan bir tohumu güvence altına almak için ölen Buğday Tanesi’dir; ve 15.bölümde O’nu öğrencilerinin Baba için ürün vermelerini sağlayan Gerçek Asma olarak görürüz.

Yuhanna Müjdesinin önemli amacının Tanrı Oğlunun yüceliğini tanrısal bir Kişi olarak sunmak olduğunu gördükten sonra bu Müjdede neden Rab ile ilgili bir soy ağacı olmadığını ve Rabbin doğumundan ve ilk yıllarından neden söz edilmediğini kolayca anlarız. İman için çok değerli ve kendi konumları içinde güzel ve gerekli olan bu ayrıntılar, O’nun bir Oğul olarak kişiliğinin görkemlerini sunan bir Müjde ile tam bir uyum teşkil edemezler idi. Mesih, tanrısal bir Kişi olarak hatta Markos’un Müjdesindeki bir Hizmetkar olarak bile tüm soy ağaçlarının ötesindedir; bir soy ağacına duyulan ihtiyaç O’nun konumunun çok altında yer alır.

Bunlardan başka, Söz’ün beden aldığına ilişkin sunumda Mesih’i yeryüzü ve İsrail ulusu ile bağlayan hiç bir ayrıntı verilmediğini de ekleyelim. Bu Müjdenin yazılış amacında geçmişte verilen vaatlerin yerine getirildiğini göstermek ve gelecekte kurulacak olan Krallığı bildirmek ya da Krallığın hali hazırdaki şekli hakkında bizi bilgilendirmek için hiç bir kayıt bulunmaz. Yine söyleyelim, bu gerçeklere ihtiyaç duyulur ve bu gerçekler kendi konumları içinde değerlidirler ama Yuhanna’nın, Tanrı Oğlu’nun yüceliğini sunmak gibi planlamış olduğu büyük amaçtan çok uzaktadırlar. Tanrı Oğlu’nun gelişi ve bunun sonucunda açıklanan tanrısal Kişi ve yeni bir insan ya da yeni bir yaratık düzeni ile eski Yahudi düzeni bir kenara kaldırılır ve Hristiyanlık sunulur.

Bu Müjdenin başlangıcında hem İsrail ulusu hem de dünya sorumluluk açısından tamamen çökmüş ve yargılanarak bir kenara bırakılmıştır çünkü artık Hristiyanlığın getirilme zamanıdır. Ayrıca bu Müjde Hristiyanlığı, Hristiyanlığın çürümüşlüğüne göre değil, Tanrının düşüncesine göre ortaya koyar çünkü hatırlamamız gereken önemli bir nokta vardır: bu Müjde büyük olasılık ile geç bir tarihte yani, elçi Pavlus’un söz etmiş olduğu Hristiyanlıktaki çöküşün zaten ortaya çıkmış olduğu bir zamanda yazıldı. Bu nedenle, Yuhanna Müjdesinde dünyanın üstündeki bir konuma yükseltilir ve Yahudiliğin ve çürümüş Hristiyanlığın dışına taşınırız, öyle ki, Hristiyanlığın bereketini Tanrı Oğlu’nun Kişiliği üzerinde bina edilmiş olan Tanrı düşüncesi ile uyumlu olarak öğrenebilelim.

Mesih’in kişiliğini temel alarak kurulmuş olan Hristiyanlık, karakterini Mesih’ten almak zorundadır. “Göksel Olan nasıl ise, göksel olanlar da öyledir.” Bir birini izleyen bölümlerde her zaman şu ifadeyi görürüz: eski düzen ortadan kalkmıştır ve artık geçerli olan tamamı ile yeni olan düzendir. Birinci bölümde, Musa tarafından verilmiş olan yasa yerini, İsa Mesih aracılığı ile gelen “lütfa ve gerçeğe” bırakır. İkinci bölümde Yeruşalim’deki tapınak, O’nun Bedeninin tapınak olması aracılığı ile ortadan kalkar. Üçüncü bölümde “yersel değerler”in yerini, “göksel değerler” alırlar. Dördüncü bölümde kuyudaki doğal su, yaşam suyu pınarı tarafından geçersiz kılınır. Beşinci bölümde havuz ve meleğin oradaki tanrısal eylemi, Tanrı Oğlunun her şeyden güçlü sesi ile önemini kaybeder. Altıncı bölümdeki doğal ekmek yerini gökten inmiş olan gerçek Ekmeğe bırakır. Sekizinci ve dokuzuncu bölümlerde ışık karanlığı alt eder. Onuncu bölümde Yahudi ağılı ortadan kalkar ve yerini Hristiyan sürüsü alır. Ve on birinci bölümde yaşam ölümü yener ve bir kenara fırlatıp atar.

Tüm bu kayıtlar aracılığı ile görmemize izin verilen, “eski şeylerin geçtiği ve her şeyin yeni olduğudur.” Zaman yerini sonsuzluğa, yersel değerler yerlerini göksel değerlere bırakırlar. Düşüncemizde, zamanın var olmadığı bir sonsuzluğa geri götürülürüz. Ruhta Babamızın evinin sevinçlerini tatmak için dünyanın sınırlarının ötesine alınırız.

Her şeyin insan eli tarafından kırıldığı bir zamanda bu Müjdeyi okumak ve hiç bir yıkımın mevcut olamayacağı tanrısal Kişi ile meşgul olmak, kötünün asla dokunamayacağı tanrı amacına yönlendirilmek ve hiç bir insan hatasının giremeyeceği konumlara aktarılmak bizi ne kadar da çok bereketler.

Bu Müjdeyi okuduğumuz zaman başlangıçtan itibaren sonsuz değerlere ve göksel olaylara dokunuruz; ve kendimizi tanrısal kişi ile paydaşlık içinde buluruz. Ve her şeye rağmen yine de böyle yüce bir paydaşlığa hiç korku duymadan kolayca geçiş yapar ve bu görkemli Kişi’ye, bu sonsuz Oğula baktığımız zaman O’nun çok yakınımıza geldiğini görürüz; O, kuyunun başında yalnız bir günahkarın yanında oturabilir ve bir öğrencisinin göğsüne yaslanmasını mümkün kılar. O, öylesine gerçekçi bir şekilde aramızda konut kurmuştur ki, içmek için bizden su isteyebilir; diğer başka bazı kişilerin ayaklarını yıkamak için önlerinde eğilebilir ve yine bazı başka kişilere ısınmaları için bir ateş yakabilir ve onları beslemek için yemek hazırlayabilir.

F.B Hole’un kuzenlerinden biri olan Hamilton Smith, yaklaşık 1862 yılında dünyaya geldi ve 1943 yılında Yuva’ya çağrıldı. Karısı Rachel’den dört çocuğu oldu. Smith kardeşin ailesinin isteği üzerine orijinal King James Çevirisini (KJV) muhafaza ettik ya da John N. Darby tarafından yazılan “New Translation” (JND) çevirisini kullandık. Genelde ayetlerin hangi çeviriden olduğunu belirtmeye gerek duymadık, ancak bu iki çeviri, yorumumuzdaki iki çeviri oldu. Arada sırada bir ya da iki sözcüğü referans belirtmeden alıntı halinde modernize ettik. Tanrılığa işaret eden zamirleri büyük harfler ile yazdık. Aynı zamanda yine ailesinin isteği üzerine bu zaten kolay okunan kitapta yalnızca asgari düzeltmeler yaptık.