1 Krallar 8

E. Tapınağın Adanması (8. Bölüm)

8:1-5   Tapınak tamamlanmış, sıra Antlaşma Sandığı’nı Davut Kenti olarak bilinen Yeruşalim ya da Siyon’dan, Moriya Dağı’ndaki tapınağa getirmeye gelmişti. Bu işlemin, bina tamamlandıktan sonra yaklaşık bir yıl daha sürdüğünü sanıyoruz (2. ayet, 1Kr.6:37, 38).

Çardak Bayramı’ndan kısa bir süre önce büyük bir ulusal tatil vardı; sandık, Buluşma Çadırı ve içindeki kutsal eşyalar, kâhinler ve Levililer tarafından tapınağa getirildi. Çok sayıda koyun ve sığır kurban edildi.

8:6-9   Sandık, En Kutsal Yer’e yerleştirildi. Sırıkların uçları Kutsal Yer’den görünüyor, ancak dışarıdan görünmüyordu. Bunun nasıl mümkün olduğunu anlamayabiliriz. Bir çeviride belirtildiği gibi, sırıklar hâlâ oradadır (8. ayet). O sıralar, sandıkta yalnızca On Buyruk’u içeren iki taş levha bulunmaktaydı. Man testisi ya da Harun’un filizlenmiş değneğinin nerede olduğu söylenmemiştir (İbr.9:4).

8:10,11   Sandık (Mesih’in simgesi) uygun yerine konur konmaz Rab’bin görkemi tapınağı doldurdu. Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler.

8:12,13   Her şey tamamlandıktan sonra Süleyman Rab’be seslendi. Tanrı, karanlık bulutlarda oturacağını söylemişti. Süleyman şimdi O’na, Tanrı yüceliğinin dışında hiçbir şeyle aydınlatılmayan En Kutsal Yer’in bulunduğu görkemli bir konut yapmıştı.

Matthew Henry, her zamanki ruhsal sezgisiyle şu yorumu yapar:

Tanrı, Süleyman’ın şimdi edeceği duayı dinlemeye hazır olduğunu gösterdi ve yalnızca bununla yetinmeyip bu konuta yerleşti. Öyle ki, dua eden halkı O’na burada dileklerini sunarken teşvik edilsinler. Tanrı yüceliğinin koyu bir bulutla görünmesi şunları belirtir:

  1. Müjde’nin ışığı sayesinde peçesiz yüzle gördüğümüz Rab’bin yüceliğiyle karşılaştırıldığında, bu koyu bulutun karanlığı.
  2. Tanrısal görkemin peçesiz olarak göründüğü cennetteki mutlulukla karşılaştırıldığında, şimdiki durumumuzun karanlığı. Ne olacağımız henüz bize gösterilmedi. Ancak, Mesih göründüğü zaman O’na benzer olacağımızı biliyoruz. Çünkü O’nu olduğu gibi göreceğiz. 1

8:14-21   Kral, sonra halkı kutsamaya yönelir. Tanrı’nın tapınakla ilgili Davut’a verdiği vaadi ayrıntılarıyla anlatır ve Antlaşma Sandığı’nın şimdi sabit bir yerde durmasından duyduğu huzuru ifade eder.

8:22-26   Adanma duası, 22-53. ayetlerde yazılıdır. Tapınakla ilgili antlaşmaya bağlı kaldığı için Tanrı’yı yücelttikten sonra, O’ndan Davut’la yaptığı diğer antlaşmayı yerine getirmesini ister. Davut’un soyundan tahta oturacakların ardı arkası kesilmeyecekti.

8:27-30   Süleyman, yeryüzündeki hiçbir tapınağın Tanrı’nın sığması için yeterli olmadığını fark etmesine rağmen, yine de Rab’den bu tapınağı kabul etmesini ve kendisi ya da İsrail halkından biri bu tapınakta Tanrı’ya seslendiğinde, O’nun işitip bağışlamasını istedi.

8:31-53   Kral sonra Rab’bin yanıtını özellikle duymayı arzuladığı çeşitli durumları sıraladı.

  1. Ant içilen davalarda, belki de geçerli kanıt bulunmadığı için, Tanrı’dan suçluları cezalandırmasını ve masumları ödüllendirmesini istedi (31, 32. ayet).
  2. İsrail ordusu günah nedeniyle yenilgiye uğradığında, günahlarını itiraf ettikleri zaman bağışlamasını ve onları atalarına vaat ettiği ülkeye kavuşturmasını istedi (33, 34. ayetler).
  3. Kuraklık zamanlarında, halk tövbe ederek önünde alçaldığında yağmur göndermesini istedi (35, 36. ayetler).
  4. Salgın hastalık, kıtlık, samyeli, küf, tırtıl, çekirgeler kavurduğunda, düşmanlar kenti kuşattığında ya da herhangi bir felaket ortalığı sardığında, Tanrı’dan tapınağa doğru ellerini açıp dua ettiklerinde duaları onurlandırmasını ve ülkeyi bağışlamasını istedi (37-40. ayetler).
  5. Diğer uluslardan biri Yahudi inancını kabul eder ve Tanrı’ya dua ederse, Tanrı’dan bu kişinin duasını yanıtlamasını istedi (41-43. ayetler).
  6. Süleyman’dan savaşlarda zafer kazanmak için dua etmesi beklenirdi. Süleyman Tanrı’dan tüm bu yakarışlara kulak vermesini istedi (44, 45. ayetler).
  7. Süleyman peygamberlikte bulunarak, İsrail’in günah nedeniyle tutsak olacağı zamanı bildirdi. Rab’den tövbe dualarını işitmesini ve düşmanlarının kendilerine merhamet etmelerini sağlamasını diledi. Ne de olsa İsrailliler O’nun halkıydı ve onları Mısır’dan kurtaran O’ydu. Bu ayetler, Babil sürgününde ve Koreş’in buyruğuyla daha sonra geri döndüklerine yerine gelmiştir (46-53. ayetler).

8:54-61   Süleyman, Tanrı’ya dua ettikten sonra, Tanrı’nın yüceliğini aralarında göstermesi için etkili ve güzel sözlerle ricada bulunarak halkı kutsadı. O’ndan, bağlı kalmak ve yeryüzündeki uluslar arasında O’na tanıklık etmek için güç istedi.

Süleyman’ın kutsaması, duasının diğer bölümü gibi büyük ruhsal gerçekleri takdir ettiğini gösterir:

  1. Tanrı tamamıyla güvenilirdir. “Bir sözü bile boş çıkmamıştı” (56) – ne müthiş bir tanıklık!
  2. Geçmiş, geleceği garantiler (57). Tanrı değişmediğinden (İbr.13:8), kendisini geçmiş zamanlarda nasıl gösterdiyse, aynı şekilde yine göstereceği gerçeğine güvenebiliriz (Yşu.1:5).
  3. İnsan, öğrencilik yaşamında Tanrı’nın yardımına ihtiyaç duyar (58). Bu, Yeremya’nın bildiği ve hak verdiği bir gerçektir (Bk. Yer.10:23; 17:9). İnsanın özgür iradesinin uyarılması bile, Tanrı sağlayışıyladır. Yuhanna 16:8-11’deki Kutsal Ruh’un eylemiyle karşılaştırın.
  4. Her gün Tanrı’nın yardımına ihtiyaç duyarız (59). O, ne uyur, ne de uyuklar! (Mez.121:4).
  5. Tanrı, çocukları bencil zevkler içinde olduklarında, onları gözetmez, başkalarının da kendisini tanımasını ister (60).
  6. Tüm bunları bilip de O’na tam bağlılık ve itaatten daha azını verebilir miyiz? (61). (Daily Notes of the Scripture Union).

Bu dua aynı zamanda bir iki ufak farklılıkla 2.Tarihler 6’da da yazılıdır (Notlara bakınız): 2.Tarihler Kitabı’nda, Süleyman duasına üç ricayla son vermiştir (2Ta.6:40-42). Bu, 1.Krallar’da belirtilmiştir: 1.Krallar Kitabı’nda Süleyman halkı kutsamıştır (54-61. ayetler). Bu ifade 2.Tarihler Kitabı’nda atlanmıştır.

8:62-65   Kurban edilen çok sayıdaki hayvanlardan bazıları, toplanmış bulunan büyük kalabalığı doyurmak için kullanıldı (65. ayet). Tunç sunak tüm yakmalık sunuları alacak kadar geniş olmadığından, Süleyman avlunun orta kısmındaki bir yeri kurban sunulmak üzere kutsadı. Bu büyük kutlama sevinç, tapınma ve şükran sunularak yapıldı. Kurban edilen binlerce hayvandan bir tanesi bile günah ya da suç sunusu olarak sunulmadı.

Süleyman aynı zamanda, kuzeyde Dan yakınındaki Hammat’ın girişinden, güneyde Mısır Vadisi’ne kadar uzanan yerlerde İsrailliler’le Çardak Bayramı’nı da kutladı. Tapınağın adanması ve Çardak Bayramı on dört gün sürdü.

8:66   Sonra halk yürekleri sevinç içinde evlerine döndü. 2.Tarihler 7:9, ‘sekizinci günde’ kutsal bir toplantının yapıldığını söyler. 66. ayet ise halkın, ‘sekizinci günde’ gönderildiğini bildirir. John Haley, bu iki ifadeyi şöyle birleştirir:

Çardak Bayramı, ayın on beşinci günü başladı ve yirmi birinci günü sona erdi. ‘Sekizinci gün’, ‘Kutsal bir toplantı’yla kapandı (Lev.23:33-39) Süleyman bu toplantının sonunda halkı evlerine gönderdi. Bu izin ertesi sabah, ayın yirmi üçünde yürürlüğe girdi (2Ta.7:10) 2 .

 

Kutsal Kitap

1 Kral Süleyman RABbin Antlaşma Sandığını Davut Kenti olan Siyondan getirmek üzere İsrail halkının ileri gelenleriyle bütün oymak ve boy başlarını Yeruşalime çağırdı.
2 Hepsi yedinci ay olan Etanim ayındaki bayramda Kral Süleymanın önünde toplandı.
3 İsrailin bütün ileri gelenleri toplanınca, bazı kâhinler Antlaşma Sandığını yerden kaldırdılar.
4 Sandığı, Buluşma Çadırını ve çadırdaki bütün kutsal eşyaları kâhinlerle Levililer tapınağa taşıdılar.
5 Kral Süleyman ve bütün İsrail topluluğu Antlaşma Sandığının önünde sayısız davar ve sığır kurban etti.
6 Kâhinler RABbin Antlaşma Sandığını tapınağın iç odasına, En Kutsal Yere taşıyıp Keruvların kanatlarının altına yerleştirdiler.
7 Keruvların kanatları sandığın konduğu yerin üstüne kadar uzanıyor ve sandığı da, sırıklarını da örtüyordu.
8 Sırıklar öyle uzundu ki, uçları iç odanın önündeki Kutsal Yerden görünüyordu. Ancak dışarıdan görünmüyordu. Bunlar hâlâ oradadır.
9 Sandığın içinde Musanın Horev Dağında koyduğu iki taş levhadan başka bir şey yoktu. Bunlar Mısırdan çıkışlarında RABbin İsraillilerle yaptığı antlaşmanın taş levhalarıydı.
10 Kâhinler Kutsal Yerden çıkınca, RABbin Tapınağını bir bulut doldurdu.
11 Bu bulut yüzünden kâhinler görevlerini sürdüremediler. Çünkü RABbin görkemi tapınağı doldurmuştu.
12 O zaman Süleyman şöyle dedi: ‹‹Ya RAB, karanlık bulutlarda otururum demiştin.
13 Senin için görkemli bir tapınak, sonsuza dek yaşayacağın bir konut yaptım.››
14 Kral ayakta duran bütün İsrail topluluğuna dönerek onları kutsadıktan sonra şöyle dedi:
15 ‹‹Babam Davuta verdiği sözü tutan İsrailin Tanrısı RABbe övgüler olsun! RAB demişti ki,
16 ‹Halkım İsraili Mısırdan çıkardığım günden bu yana, içinde bulunacağım bir tapınak yaptırmak için İsrail oymaklarına ait kentlerden hiçbirini seçmedim. Ancak halkım İsraili yönetmesi için Davutu seçtim.› Benzer ifadeler 8:29,44; 9:3; 11:36da da geçer.
17 ‹‹Babam Davut İsrailin Tanrısı RABbin adına bir tapınak yapmayı yürekten istiyordu.
18 Ama RAB, babam Davuta, ‹Adıma bir tapınak yapmayı yürekten istemen iyi bir şey› dedi,
19 ‹Ne var ki, adıma yapılacak bu tapınağı sen değil, öz oğlun yapacak.›
20 ‹‹RAB verdiği sözü yerine getirdi. RABbin sözü uyarınca, babam Davuttan sonra İsrail tahtına ben geçtim ve İsrailin Tanrısı RABbin adına tapınağı ben yaptırdım.
21 Ayrıca, RABbin atalarımızı Mısırdan çıkardığında onlarla yaptığı antlaşmanın içinde korunduğu sandık için tapınakta bir yer hazırladım.››
22 Süleyman RABbin sunağının önünde, İsrail topluluğunun karşısında durup ellerini göklere açtı.
23 ‹‹Ya RAB, İsrailin Tanrısı, yerde ve gökte sana benzer başka tanrı yoktur›› dedi, ‹‹Bütün yürekleriyle yolunu izleyen kullarınla yaptığın antlaşmaya bağlı kalırsın.
24 Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.
25 ‹‹Şimdi, ya RAB, İsrailin Tanrısı, kulun babam Davuta verdiğin öbür sözü de tutmanı istiyorum. Ona, ‹Senin soyundan İsrail tahtına oturacakların ardı arkası kesilmeyecektir; yeter ki, çocukların önümde senin gibi dikkatle yürüsünler› demiştin.
26 Ey İsrailin Tanrısı, şimdi kulun babam Davuta verdiğin sözleri yerine getirmeni istiyorum.
27 ‹‹Tanrı gerçekten yeryüzünde yaşar mı? Sen göklere, göklerin göklerine bile sığmazsın. Benim yaptığım bu tapınak ne ki!
28 Ya RAB Tanrım, kulunun bugün ettiği duayı, yalvarışı işit; duasına ve yakarışına kulak ver.
29 Gözlerin gece gündüz, ‹Orada bulunacağım!› dediğin bu tapınağın üzerinde olsun. Kulunun buraya yönelerek ettiği duayı işit.
30 Buraya yönelerek dua eden kulunun ve halkın İsrailin yalvarışını işit. Göklerden, oturduğun yerden kulak ver; duyunca bağışla.
31 ‹‹Biri komşusuna karşı günah işleyip ant içmek zorunda kaldığında, gelip bu tapınakta, senin sunağının önünde ant içerse,
32 göklerden kulak ver ve gereğini yap. Suçlunun cezasını vererek, suçsuzu haklı çıkararak kullarını yargıla.
33 ‹‹Sana karşı günah işlediği için düşmanlarına yenik düşen halkın İsrail yine sana döner, adını anar, bu tapınakta dua edip yakararak önüne çıkarsa,
34 göklerden kulak ver, halkın İsrailin günahını bağışla. Onları atalarına verdiğin ülkeye yine kavuştur.
35 ‹‹Halkın sana karşı günah işlediği için gökler kapanıp yağmur yağmazsa, sıkıntıya düşen halkın buraya yönelip dua eder, adını anar ve günahlarından dönerse,
36 göklerden kulak ver; kullarının, halkın İsrailin günahlarını bağışla. Onlara doğru yolda yürümeyi öğret, halkına mülk olarak verdiğin ülkene yağmurlarını gönder.
37 ‹‹Ülkeyi kıtlık, salgın hastalık, samyeli, küf, tırtıl ya da çekirgeler kavurduğunda, düşmanlar kentlerden birinde halkını kuşattığında, herhangi bir felaket ya da hastalık ortalığı sardığında,
38 halkından bir kişi ya da bütün halkın İsrail başına gelen felaketi ayrımsar, dua edip yakararak ellerini bu tapınağa doğru açarsa,
39 göklerden, oturduğun yerden kulak ver ve bağışla. İnsanların yüreklerini yalnızca sen bilirsin. Onlara yaptıklarına göre davran ki,
40 atalarımıza verdiğin bu ülkede yaşadıkları sürece senden korksunlar.
41 ‹‹Halkın İsrailden olmayan, ama senin yüce adını,
42 gücünü, kudretini duyup uzak ülkelerden gelen yabancılar bu tapınağa gelip dua ederlerse,
43 göklerden, oturduğun yerden kulak ver, yalvarışlarını yanıtla. Öyle ki, dünyanın bütün ulusları, halkın İsrail gibi, senin adını bilsin, senden korksun ve yaptırdığım bu tapınağın sana ait olduğunufı öğrensin. çağrıldığını.››
44 ‹‹Halkın düşmanlarına karşı gösterdiğin yoldan savaşa giderken sana, seçtiğin bu kente ve adına yaptırdığım bu tapınağa yönelip dua ederse,
45 dualarına, yakarışlarına göklerden kulak ver ve onları kurtar.
46 ‹‹Sana karşı günah işlediklerinde -günah işlemeyen tek kişi yoktur- sen öfkelenip onları yakın ya da uzak bir ülkeye tutsak olarak götürecek düşmanlarının eline teslim edersen,
47 onlar da tutsak oldukları ülkede pişmanlık duyup günahlarından döner, ‹Günah işledik, yoldan sapıp kötülük yaptık› diyerek sana yakarırlarsa,
48 tutsak oldukları ülkede candan ve yürekten sana dönerlerse, atalarına verdiğin ülkelerine, seçtiğin kente ve adına yaptırdığım tapınağına yönelip dua ederlerse,
49 göklerden, oturduğun yerden dualarına, yakarışlarına kulak ver, onları kurtar.
50 Sana karşı günah işlemiş olan halkını ve işledikleri bütün suçları bağışla. Düşmanlarının onlara acımasını sağla.
51 Çünkü onlar demir eritme ocağından, Mısırdan çıkardığın kendi halkın, kendi mirasındır.
52 ‹‹Sana her yalvarışlarında onlara kulak ver, bu kulunun ve halkın İsrailin yalvarışlarını dinle.
53 Ey Egemen RAB, atalarımızı Mısırdan çıkardığında kulun Musa aracılığıyla dediğin gibi, onları dünyanın bütün halkları arasından kendine miras olarak seçtin.››
54 Süleyman, RABbe duasını ve yalvarışını bitirince, elleri göklere açık, dizleri üzerine çökmüş olduğu RABbin sunağının önünden kalktı.
55 Ayakta durup bütün İsrail topluluğunu yüksek sesle şöyle kutsadı:
56 ‹‹Sözünü tutup halkı İsraile esenlik veren RABbe övgüler olsun. Kulu Musa aracılığıyla verdiği iyi sözlerin hiçbiri boşa çıkmadı.
57 Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.
58 Bütün yollarını izlememiz, atalarımıza verdiği buyruklara, kurallara, ilkelere uymamız için RAB yüreklerimizi kendine yöneltsin.
59 Ya RAB Tanrımız, önünde yalvarırken söylediğim bu sözleri gece gündüz anımsa. Kulunu ve halkın İsraili her durumda koru.
60 Sonunda dünyanın bütün ulusları bilsinler ki, tek Tanrı RABdir ve Ondan başka Tanrı yoktur.
61 Bugünkü gibi Onun kurallarına göre yaşamak ve buyruklarına uymak için bütün yüreğinizi Tanrımız RABbe adayın.››
62 Kral ve bütün İsrail halkı RABbin önünde kurban kestiler.
63 Süleyman, esenlik kurbanı olarak RABbe yirmi iki bin sığır, yüz yirmi bin davar kurban etti. Böylece kral ve bütün İsrail halkı, RABbin Tapınağını adama işini tamamlamış oldu.
64 Aynı gün kral, tapınağın önündeki avlunun orta kısmını da kutsadı. Yakmalık sunuları, tahıl sunularını ve esenlik sunularının yağlarını orada sundu. Çünkü RABbin önündeki tunç sunak yakmalık sunuları, tahıl sunularını ve esenlik sunularının yağlarını alamayacak kadar küçüktü.
65 Süleyman, Levo-Hamattan Mısır Vadisine kadar her yerden gelen İsraillilerin oluşturduğu büyük toplulukla birlikte Tanrımız RABbin önünde art arda yedişer gün, toplam on dört gün bayram yaptı.
66 Kral sekizinci gün halkı evlerine gönderdi. Onlar da kralı kutsayıp RAB’bin, kulu Davut ve halkı İsrail için yapmış olduğu bütün iyiliklerden dolayı sevinç duyarak mutluluk içinde evlerine döndüler.

1. Matthew Henry, “1.Krallar, “Matthew Henry’s Commentary on the Whole Bible, II:614.

2. John Haley, Alleged Discrepancies of the Bible, s.223.