1 Samuel 2

B. Hanna’nın Duası (2:1-10)

Elkana’nın karısının ve oğlunun adanmışlığı, doğru yoldan ayrılan Eli’nin ailesinin davranışıyla tam bir tezat oluşturur. Hanna, oğlunu Rab’be adadıktan sonra hamt ederek yüreğini Rab’be döktü. Sözleri, Tanrı’nın karakterini ve işlerini iyi bildiğini açıklamaktaydı. Dua, Hanna’ya söylediği kindar sözler nedeniyle Peninna’yı azarlıyor gibidir. Ama peygamberlik açısından, bu aile kavgasının ötesine geçerek, İsrail’in düşmanlarına karşı kazanacağı zafere ve Mesih’in gelecek olan egemenliğine değinir. Meryem’in övgü ilahisinin (Luk.1:46-55), Hanna’nın duasından etkilendiği açıktır.

C. Eli ve Kötülük Yapan Oğulları (2:11-36)

2:11-17   Anlatım, bu ayetlerde Eli’nin oğullarının yaptıkları kötülüklere döner. Rab’bi tanımıyorlardı. Bunun anlamı, imanla kurtulmamış olmalarıdır. Üç günah konusunda suçlanırlar: Esenlik kurbanından paylarını alırken halkı soyarlar, kurbanın yalnızca göğüs ve but etleriyle yetinmezlerdi (Lev.7:28-34). Kurbanın yağları yakılmadan önce kâhin için et isterler, böylece yasayı çiğnerlerdi. Üçüncü günahları ise, eti haşlamak yerine kızartmak istemeleriydi. Böylelikle dünyasal isteklerine öncelik tanımış oluyorlardı. Eğer biri kendilerine itiraz edecek olursa, eti zor kullanarak alıyorlardı. İşledikleri günah büyüktü, çünkü Rab’be sunulan kurbanları küçümsüyorlardı.

2:18-21   Küçük Samuel’in adanmışlığı ve ailesinin her yıl kurban sunma konusundaki bağlılığı, onların kötülükleriyle taban tabana zıttı. Hanna’nın rahminin ilk ürünü Rab’be adandığından, Tanrı onu üç oğul ve iki kız vererek bereketledi. Bu olay Rab’bin, “Verin, size verilecektir” vaadine iyi bir örnektir.

2:22-26   Eli, oğullarının cinsel ahlâksızlık yaptıklarını başkalarından duyuncaya kadar onları azarlamadı. Ancak, yumuşak sözler içeren azarlamasının etkili olması için çok geçti. Oğulları yüreklerini sertleştirdiler ve firavun gibi söz dinlemediler. Tanrı onları öldürmeye kararlıydı. Bu arada Samuel büyümekteydi. Saflığı ve iyiliği hem Rab’bi, hem de insanları hoşnut etmekteydi. Bu olayların hakimler döneminde olduğunu hatırlayacak olursak, kâhinliğin dönemin ahlâk çöküntüsünden uzak kalma konusunda başarısız olduğunu görmemiz şaşırtıcı değildir.

2:27-36   Rab’bin Eli’yi azarlaması, Eli’nin oğullarını azarlamasından daha sertti. Adı belirtilmeyen bir Tanrı adamı ortaya çıktı ve Eli’nin kâhin soyunun sonunu bildirdi. Peygamber sözlerine, Tanrı’nın Harun’un ailesini kâhin olmaya çağırdığını hatırlatarak başladı ve Tanrı’nın, kurban edilen hayvanların etlerini kullanmalarına cömertçe izin verdiğini belirtti. Sonra, Eli’yi oğullarının iştahlarının Tanrı’nın buyruklarının önüne geçmesine izin verdiği için azarladı (29. ayet). Rab’bin sonsuza kadar süren kâhinlik hakkında önceden verdiği vaat, kâhinlerin düzgün karakter sahibi kişiler olmasını gerektiriyordu. Ama Eli ve ailesinin kötülüğü nedeniyle, artık kâhinlik hizmetini yapmalarına izin verilmeyecekti; soyundan hiç kimse yaşlanacak kadar yaşamayacaktı; Şilo’daki tapınma yeri yok edilecek ve Eli’nin soyu yas ve utanç içinde yaşayacaktı. Bunun da ötesinde, hem Hofni hem de Pinehas, bu yargıların yerine geleceğini gösteren bir belirti olarak aynı gün öleceklerdi.

Eli ve ailesi yok edildi; Ahimelek ve tüm oğulları (Aviyatar dışında) Saul tarafından öldürüldü (31. ayet; 22:16-20); Aviyatar Süleyman tarafından kâhinlikten alındı (32, 33. ayet; 1Kr.2:27); Hofni ve Pinehas öldü (34. ayet; 4:11). Eli, Hamar’ın ailesindendi. Aviyatar daha sonra Süleyman tarafından uzaklaştırıldığında, kâhinlik, soyunu sürdürecek olan Elazar’ın evine verildi. Eli’nin oğlu Pinehas, Harun’un torunu Pinehas ile karıştırılmamalıdır (Say.25:7, 8).

35. ayette vaat edilen sadık kâhin, Davut ve Süleyman’ın günlerinde hizmet eden Elazar’ın soyundan gelen Sadok’tur. Onun kâhinliği, Mesih’in bin yıllık egemenliği döneminde bile devam edecektir (Hez.44:15). Ama Eli’nin soyu, kâhinliği Rab’be hizmet etmek için değil, yalnızca yiyecek bir şeyler elde etmek için isteyecekti (36. ayet). Birçok kişi, 35. ayette söz edilen sadık kâhinde Mesih’e ilişkin bir ima sezer.

 

Kutsal Kitap

1 Hanna şöyle dua etti: ‹‹Yüreğim RABde bulduğum sevinçle coşuyor;
Gücümü yükselten RABdir.
Düşmanlarımın karşısında övünüyor,
Kurtarışınla seviniyorum!
2 Kutsallıkta RABbin benzeri yok,
Evet, senin gibisi yok, ya RAB!
Tanrımız gibi dayanak yok.
3 Artık büyük konuşmayın,
Ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın.
Çünkü RAB her şeyi bilen Tanrıdır;
Odur davranışları tartan.
4 Güçlülerin yayları kırılır;
Güçsüzlerse güçle donatılır.
5 Toklar yiyecek uğruna gündelikçi olur,
Açlar doyurulur.
Kısır kadın yedi çocuk doğururken,
Çok çocuklu kadın kimsesiz kalır.
6 RAB öldürür de diriltir de,
Ölüler diyarına indirir ve çıkarır.
7 O kimini yoksul, kimini varsıl kılar;
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
8 Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;
Soylularla oturtsun
Ve kendilerine onur tahtını miras olarak bağışlasın diye.
Çünkü yeryüzünün temelleri RABbindir,
O dünyayı onların üzerine kurmuştur.
9 RAB sadık kullarının adımlarını korur,
Ama kötüler karanlıkta susturulur.
Çünkü güçle zafere ulaşamaz insan.
10 RABbe karşı gelenler paramparça olacak,
RAB onlara karşı gökleri gürletecek,
Bütün dünyayı yargılayacak,
Kralını güçle donatacak,
Meshettiği kralın gücünü yükseltecek.››
11 Sonra Elkana Ramaya, evine döndü. Küçük Samuel ise Kâhin Elinin gözetiminde RABbin hizmetinde kaldı.
12-13 Elinin oğulları değersiz kişilerdi. RABbi ve kâhinlerin halkla ilgili kurallarını önemsemiyorlardı. Biri sunduğu kurbanın etini haşlarken, kâhinin hizmetkârı elinde üç dişli büyük bir çatalla gelir,
14 çatalı kap, tencere, tava ya da kazana daldırırdı. Çatalla çıkarılan her şey kâhin için ayırılırdı. Şiloya gelen İsraillilerin hepsine böyle davranırlardı.
15 Üstelik kurbanın yağları yakılmadan önce, kâhinin hizmetkârı gelip kurban sunan adama, ‹‹Kâhine kızartmalık et ver. Senden haşlanmış et değil, çiğ et alacak›› derdi.
16 Kurban sunan, ‹‹Önce hayvanın yağları yakılmalı, sonra dilediğin kadar al›› diyecek olsa, hizmetkâr, ‹‹Hayır, şimdi vereceksin, yoksa zorla alırım›› diye karşılık verirdi.
17 Gençlerin RABbe karşı işledikleri günah çok büyüktü; çünkü RABbe sunulan sunuları küçümsüyorlardı.
18 Bu arada genç Samuel, keten efod giymiş, RABbin önünde hizmet ediyordu.
19 Yıllık kurbanı sunmak için annesi her yıl kocasıyla birlikte oraya gider, diktiği cüppeyi oğluna getirirdi.
20 Kâhin Eli de, Elkana ile karısına iyi dilekte bulunarak, ‹‹Dilediği ve RABbe adadığı çocuğun yerine RAB sana bu kadından başka çocuklar versin›› derdi. Bundan sonra evlerine dönerlerdi.
21 RABbin lütfuna eren Hanna gebe kalıp üç erkek, iki kız daha doğurdu. Küçük Samuel ise RABbin hizmetinde büyüdü.
22 Eli artık çok yaşlanmıştı. Oğullarının İsraillilere bütün yaptıklarını, Buluşma Çadırının girişinde görevli kadınlarla düşüp kalktıklarını duymuştu.
23 Onlara, ‹‹Neden böyle şeyler yapıyorsunuz?›› dedi, ‹‹Yaptığınız kötülükleri herkesten işitiyorum.
24 Olmaz bu, oğullarım! RABbin halkı arasında yayıldığını duyduğum haber iyi değil.
25 İnsan insana karşı günah işlerse, Tanrı onun için aracılık yapar. Ama RABbe karşı günah işleyeni kim savunacak?›› Ne var ki, onlar babalarının sözünü dinlemediler. Çünkü RAB onları öldürmek istiyordu.
26 Bu arada giderek büyüyen genç Samuel RABbin de halkın da beğenisini kazanmaktaydı.
27 O sıralarda bir Tanrı adamı Eliye gelip şöyle dedi: ‹‹RAB diyor ki, ‹Atan ve soyu Mısırda firavunun halkına kölelik ederken kendimi onlara açıkça göstermedim mi?
28 Sunağıma çıkması, buhur yakıp önümde efod giymesi için bütün İsrail oymakları arasından yalnız atanı kendime kâhin seçtim. Üstelik İsraillilerin yakılan bütün sunularını da atanın soyuna verdim.
29 Öyleyse neden konutum için buyurduğum kurbanı ve sunuyu küçümsüyorsunuz? Halkım İsrailin sunduğu bütün sunuların en iyi kısımlarıyla kendinizi semirterek neden oğullarını benden daha çok sayıyorsun?›
30 ‹‹Bu nedenle İsrailin Tanrısı RAB şöyle diyor: ‹Gerçekten, ailen ve atanın soyu sonsuza dek bana hizmet edecekler demiştim.› Ama şimdi RAB şöyle buyuruyor: ‹Bu benden uzak olsun! Beni onurlandıranı ben de onurlandırırım. Ama beni saymayan küçük düşürülecek.
31 Soyundan hiç kimsenin yaşlanacak kadar yaşamaması için senin ve atanın soyunun gücünü kıracağım günler yaklaşıyor.
32 İsraile yapılacak bütün iyiliğe karşın, sen konutumda sıkıntı göreceksin. Artık soyundan hiç kimse yaşlanacak kadar yaşamayacak.
33 Sunağımdan bütün soyunu yok edeceğim, yalnız bir kişiyi esirgeyeceğim. Gözleri ağlamaktan kör olacak, yüreği yanacak. Ama soyundan gelenlerin hepsi kılıçla ölecekler.
34 İki oğlun Hofni ile Pinehasın başına gelecek olay senin için bir belirti olacak: İkisi de aynı gün ölecek.
35 İsteklerimi ve amaçlarımı yerine getirecek güvenilir bir kâhin çıkaracağım kendime. Onun soyunu sürdüreceğim; o da meshettiğim kişinin önünde sürekli hizmet edecek.
36 Ailenden sağ kalan herkes bir parça gümüş ve bir somun ekmek için gelip ona boyun eğecek ve, Ne olur, karın tokluğuna beni herhangi bir kâhinlik görevine ata! diye yalvaracak.› ›› edeceğim, yalnız bir kişiyi esirgeyeceğim. Gözleri ağlamaktan kör olacak, yüreği yanacak››, Masoretik metin ‹‹Gözlerini körleştirmek ve sana sıkıntı vermek için sunağımdan bütün soyunu yok etmeyeceğim, yalnız birini esirgeyeceğim››. olarak››.