1 Yuhanna 2

2:1   Yuhanna bize Tanrı’nın Kendi halkı için olan yetkin standardını ve başarısızlık durumundaki lütfunu açıklıyor. Yavrularım sözcüğüyle Tanrı’nın ailesinin tüm bireyleri kastedilmekte ve Tanrı’nın mükemmel standardı şu sözlerle açıklanmaktadır: Bunları size günah işlemeyesiniz diye yazıyorum. Tanrı mükemmel olduğundan, Kendi halkı için belirlediği standart da mükemmelliktir. Bunun yerine şu sözleri söyleyemezdi: “Bunları size mümkün olduğunca az günah işlemeniz için yazıyorum.” Tanrı en küçük günahı bile görmezlikten gelemez ve bu nedenle bizim için mükemmelliği hedeflemektedir. Rab İsa da zina yaparken yakalanan kadına olan davranışında aynı örneği izlemektedir: “Ben de seni yargılamıyorum, git ve artık günah işleme.”

Rab aynı zamanda bizi de tanımaktadır. Topraktan yaratıldığımızı bilir ve başarısızlıklarımızda lütfuyla destek olur. Bu şöyle ifade edilir: “Ama içimizden biri günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba’nın önünde savunur.” Savunmayı yapan kişi ya da avukat, yardıma gereksinimi olan kişinin tarafında olur. Günah işlediğimizde de Rab İsa bizim için bunu yapar. Kendisiyle olan beraberliğimizi yeniden düzene sokmak için hemen bize koşar. Özellikle şunun söylenmediğine dikkat edin: “Eğer birisi günahlarını itiraf ederse…” Avukatımız olan Rab, bizi günahımızı itiraf edip terk etme noktasına getirmeye çalışır.

Bu ayette gözden kaçırmamamız gereken önemli bir nokta daha vardır. Şöyle deniyor: “Ama içimizden biri günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba’nın önünde savunur.” Burada şuna dikkat edin! Tanrı’nın değil, Baba’nın önünde denmektedir. Günah işlesek de O hâlâ Babamız’dır. Bunun bize anımsattığı kutsal gerçek şudur: İmanlının yaşamındaki günah beraberliği bozar, ama ilişkiyi sonlandırmaz. Bir insan yeniden doğduğunda Tanrı’nın çocuğu olur. Bu noktadan itibaren Tanrı o kişinin Babası’dır ve bu ilişkiyi hiçbir şey etkileyemez. Doğum, geri dönüşü mümkün olmayan bir olaydır. Bir oğul babasını utandırabilir, ama doğmuş olduğu için oğulluğu devam eder.

Savunucumuzun adil olan İsa Mesih olduğuna dikkat edin. Adil bir savunucuya sahip olmak güzel bir şeydir. Şeytan bir imanlıyı suçladığında, Rab İsa Golgota’da tamamlamış olduğu işi gösterip şöyle diyebilir: “Bunu benim hesabıma yaz.”

2:2   Rab İsa yalnız savunucumuz değil, aynı zamanda günahlarımızı bağışlatan kurbandır. Başka bir deyişle, bizim için ölerek bizi günahın köleliğinden özgür kılmış ve Tanrı’yla olan ilişkimizi düzeltmiştir. Mesih adaletin gerektirdiğini yapmış olduğundan, Tanrı bize merhamet gösterebilir. Avukat genelde müvekkilinin suçları için bir ödemede bulunmaz. Ancak, Rabbimiz bunu yapmıştır. Hepsinden önemlisi, bu ödemeyi yapmak için kendini feda etmiştir.

Yuhanna, O’nun yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlattığını ekler. Bu, tüm dünyanın kurtulduğu anlamına gelmez. Ancak bu, Rab İsa’nın işinin tüm dünyayı kurtarmaya yeterli olduğu, ama yalnızca O’na iman edenler için etkin olduğu anlamına gelir. O’nun kurtarış işi herkes için yeterli olduğundan, Müjde tüm dünyaya sunulabilir. Tüm insanlar otomatik olarak kurtulabilecek olsalardı, İncil’i onlara duyurmaya gerek kalmazdı.

Çarmıhın üst tarafına asılan levhanın üstündeki yazının hem Tanrı’nın seçilmiş halkının dili olan İbranice, hem de o sırada yaygın olan Grekçe ve Latince olarak yazılmış olması ilginçtir. Bu şekilde tüm dünyaya İsa Mesih’in her yerde herkes için yeterli bir Kurtarıcı olduğu duyurulmuş oluyordu.

III. İMANLILARIN ÖZELLİKLERİ: İTAAT VE SEVGİ (2:3-11)

2:3   Yuhanna bu ayette inanlılar topluluğundaki kişilerin özelliklerini açıklamaya başlıyor. Bu özelliklerden ilki itaattir. Eğer içimizde O’nun isteğini yapma arzusu varsa, Tanrı’yla olan ilişkimize güvenebiliriz. Bu ayetler kuşkusuz, Tanrı hakkında çok şey bildiğini iddia eden, ama Rab’bin buyruklarını yerine getirme konusunda istekli olmayan Gnostikler’e yöneliktir. Yuhanna böyle bir bilginin boş ve geçersiz olduğunu gösteriyor.

Yuhanna imanlının itaatini şu şekillerde ifade ediyor: O’nun buyruklarını yerine getirmek (3’üncü ayet), O’nun sözüne uymak (5’inci ayet) ve O’nun yürüdüğü yolda yürümek (6’ncı ayet). Bu kesin bir ilerlemeyi ifade eder. O’nun buyruklarını yerine getirmek, Rab İsa’nın Yeni Antlaşma’daki öğretişlerine itaat etmek demektir. O’nun sözüne uymak yalnızca yazılı olanlara itaat değil, aynı zamanda O’nu hoşnut edeceğini bildiğimiz şeyleri yapma arzusu duymaktır. O’nun yürüdüğü yolda yürümek de Tanrı’nın kendi halkı için belirlediği standardın ifadesidir; yani İsa gibi yaşamaktır.

2:4   Yuhanna Hıristiyan yaşamının Tanrı’nın isteğine kusursuz bir itaati gerektirdiğini değil, Hıristiyanların O’nun buyruklarını yerine getirmeye ve O’nu hoşnut eden şeyleri yapmaya sürekli istek duymaları gerektiğini belirtmektedir. Yuhanna, kişinin yaşamının genel gidişine bakıyor. Eğer bir kişi Tanrı’yı tanıdığını söylediği halde O’nun buyruklarını yerine getirmiyorsa, onun gerçeği söylemediği açıktır.

2:5   Öte yandan O’nun sözüne uyduğumuzda, Tanrı’nın sevgisi bizde yetkinleşmiş olur. Tanrı’nın sevgisi bizim O’na olan değil, O’nun bize olan sevgisine göndermede bulunmaktadır. Yani Tanrı’nın sevgisi, biz O’nun sözüne uyduğumuzda amacına ulaşarak O’na olan itaatimizi ortaya çıkartarak sonuca ulaşmaktadır.

2:6   Dolayısıyla, Tanrı’da yaşıyorum diyen, Rab İsa’nın yürüdüğü yolda yürümelidir. O’nun İncil’de açıklanan yaşamı örneğimiz ve rehberimizdir. Bu, bizim kendi gücümüz ya da enerjimizle değil, ancak Kutsal Ruh’un gücüyle sürdürmemiz mümkün olan bir yaşamdır. Bize düşen sorumluluk, yaşamlarımızı tam anlamıyla O’na adamak ve O’nun içimizde etkin olmasına izin vermektir.

2:7   Gerçek bir imanlının diğer bir özelliği de kardeşlerine duyduğu sevgidir. Yuhanna bunun yeni bir buyruk olmadığını, başlangıçtan beri kabul ettikleri eski bir buyruk olduğunu söylüyor. Yani, Rab İsa öğrencilerine birbirlerini sevmeleri gerektiğini görevinin başlangıcında öğretmişti.

Gnostikler hep kendi öğretişlerinin yeni olduğunu öne sürüyorlardı. Ancak elçi okuyucularından, duydukları her şeyi, Rab İsa’nın yeryüzündeyken öğrettiklerinin ışığında sınamalarını istiyor. Başlangıçta olandan uzaklaşma tehlikesi her zaman vardır. 1

2:8   Bu yalnızca eski bir buyruk değil, aynı zamanda da yeni bir buyruktur. Rab İsa yeryüzündeyken öğrencilerine yalnızca birbirlerini sevmeyi öğretmedi. O, anlatmak istediği şeyi aynı zamanda canlı bir örnekle de gösterdi. O’nun yaşamı başkalarına olan sevgisiyle ayırt ediliyordu. Dolayısıyla bu buyruk, kendisi yeryüzündeyken Mesih’te gerçek olmuştur. Ancak, şimdi eski buyruğun bir anlamda yenilendiği bir durum söz konusudur. Bu çağda, bu yalnızca Rab İsa’da değil, imanlılarda da gerçektir. Bu Hıristiyanlar eskiden tutku ve nefret içinde yaşayan imansız kişilerdi. Şimdi ise sevginin yüce yasasını yaşamlarında göstermektedirler.

Bu şekilde, insanlar Müjde’nin ışığını benimsedikçe karanlık yok olmaktadır. Birçok kişi Mesih’e gelmediğinden karanlık henüz tümüyle yok olmamıştır. Ancak günahlılar parlayan gerçek ışık olan Mesih’e iman ettiklerinde kurtuluşa kavuşurlar ve diğer imanlıları da severler.

2:9-11   9-11’inci ayetlerde gerçek ve sahte sevgi arasındaki karşıtlığı görüyoruz. Bir kimse Hıristiyan olduğunu söylediği halde diğer gerçek Hıristiyanlardan nefret ediyorsa bu, o kişinin karanlıkta olduğunu gösterir. Bu son ifade söz konusu olanın imandan uzaklaşma olmadığını gösterir. O kişi önceden olduğu gibi kurtulmamış durumdadır. Öte yandan kardeşini seven, ışıkta yaşar ve başkasının tökezlenmesine neden olmaz. Bu, başkasının tökezlemesine yol açmayacağı anlamına gelebileceği gibi, kendisinin tökezlemeyeceği anlamına da gelebilir. Her iki yorum da doğrudur. Eğer bir Hıristiyan Rab’le yakın bir ilişki içindeyse, ışık onun yolunu aydınlatacak, sözleri ve yaşamı arasındaki uyumsuzluktan dolayı kimse suçlanmayacaktır. Gnostikler Tanrı’nın sözüne sadık kalanlardan nefret ediyorlardı. Yani onlar karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık gözlerini kör etmiştir.

Elçi şimdi sanki söz etmekte olduğu kardeş sevgisini betimler gibidir; Tanrı’nın ailesinin bireylerine şefkatle seslenmektedir.

IV. TOPLULUKTA BÜYÜMENİN EVRELERİ (2:12-14)

2:12   Yuhanna bu ayette öncelikle tüm aileyi yavrularım sözcüğüyle kucaklar. 2 Burada yaş ya da ruhsal gelişme söz konusu değildir. Yuhanna’nın bu sözcükle Rab’be ait olanların tümüne hitap ettiği, ayetin diğer bölümünde anlaşılmaktadır; Çünkü Mesih’in adı uğruna günahlarınız bağışlandı. Bu, tüm Hıristiyanlar için geçerlidir. Günahlarımızın tümüyle bağışlandığını bilmek harika bir şeydir. Günahlarımızın Mesih’in adı uğruna bağışlandığına da dikkat edin. Tanrı Mesih’in hatırı için günahlarımızı bağışlamaktadır.

2:13   Babalar, başlangıçtan beri var Olan’ı tanıyanlar olarak tanımlanır. Bu kişiler Tanrı’nın Oğlu’yla paydaşlığın tadını bilen ve bundan dolayı doyum bulmuş olan olgun imanlılardır. Ruhsal ailedeki gençler ise enerjileri ve mücadele güçleriyle tanımlanırlar. Bu, düşmanla mücadele dönemidir. Gençler kötü olanı yendiler, çünkü zaferin sırrının “kendilerinde değil, onlarda yaşayan Mesih’te” olduğunu öğrendiler. Çocuklar henüz yeni iman edenlerdir. Bunlar fazla bir şey bilmeseler bile Baba’yı tanımaktadırlar.

2:14   Yuhanna tekrar babalara hitap ederken ilk söylediğini yinelemektedir. Bunun nedeni ruhsal olarak olgunlaşmış olmalarıdır. Gençlerin Rab’de ve O’nun gücünde güçlü oldukları yeniden belirtiliyor. Tanrı’nın sözü içlerinde yaşadığı için kötü olanı yenmişlerdir. Rab İsa çölde Kutsal Kitap’tan alıntılar yaparak Şeytan’ı yenmişti. Bu, sürekli olarak Kutsal Kitap’tan beslenmenin önemini ve Şeytan’ın saldırılarını püskürtme konusundaki gerekliliğini vurgulamaktadır.

V. TOPLULUKTAKİ İKİ TEHLİKE: DÜNYA VE SAHTE ÖĞRETİ YAYAN KİŞİLER (2:15-28)

 15-17’nci ayetlerde dünyaya ve sahte düzenlerine karşı sert bir uyarıda bulunuluyor. Bu uyarı öncelikle dünyanın daha çekici geldiği gençlere yönelik gibi gözükse de, Rab’bin halkının tamamına yöneliktir. Dünya burada yaşadığımız gezegen ya da çevremizdeki doğa olarak düşünülmemelidir. Dünya sözcüğüyle belirtilmek istenen, insanların Mesih’e dayanmadan mutlu olmak için kurdukları sistemdir. Bu operayı, sanatı, kültürü, eğitimi, kısacası Rab İsa’nın sevilmediği her ortamı içerebilir. Birisi bunu şöyle tanımlamıştır: “Yanlış ilkeler üzerine kurulan, temel arzular, sahte değerler ve bencillikten oluşan insan toplumu.”

2:15-16   Bu ayetlerde dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmememiz belirtilmektedir, çünkü dünyaya olan sevgi Baba’ya olan sevgi ile uyuşmamaktadır. Dünyaya ait olan şeylerin, benliğin tutkuları, gözün tutkuları ve maddi yaşamın verdiği gurur olduğu belirtilmektedir. Benliğin tutkuları günahlı doğamızdan kaynaklanan bedensel isteklere göndermede bulunmaktadır. Gözün tutkuları gördüklerimizden kaynaklanan kötü isteklerdir. Maddi yaşamın verdiği gurur ise, kendini yüceltmeye yönelik, kutsal olmayan tutkudur. Dünyasallığın bu üç öğesi, Havva’nın günahında resmedilir. Meyve, yemek için iyiydi; bu benliğin tutkusuydu. Göze hoş görünüyordu; bu gözün tutkusuydu. Bilgelik kazanmak için arzulanan bir meyveydi; bu da maddi yaşamın verdiği gururu tanımlar.

Şeytan’ın Mesih’e, bedenin de Ruh’a karşı olması gibi, dünya da Baba’ya karşıdır. Arzu, tutku ve hırs Baba’dan değil, dünyadan kaynaklanır. Dünyasal olmak, geçici şeyleri sevmek demektir. İnsan yüreği bu tür şeylerde asla doyum bulamaz.

2:17   Dünya da dünyasal tutkular da geçer. Akıllı insanlar batmakta olan bir bankaya para yatırmazlar. Akıllı inşaatçılar, zemini sağlam olmayan bir yere bina yapmazlar. Bu dünyaya yoğunlaşmak, Titanik’teki sandalyeleri düzeltmeye benzer. Dolayısıyla, bilge insanlar geçmekte olan bir dünya için yaşamazlar. Ama Tanrı’nın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar. Bizi geçici şeylere yönelmekten kurtaran, Tanrı’nın isteğidir. Bu ayet, büyük müjdeci D.L. Moody’nin de en sevdiği ayetti, hatta öldüğünde mezar taşına da yazılmıştır. “Tanrı’nın istediğini yerine getiren sonsuza dek yaşar.”

2:18   İmanlı grupların diğer bir sınavı da öğretiyle ilgilidir. Konunun başında Mesih’e yeni iman edenler sahte öğretmenlere karşı uyarılırlar. Gençler Mesih Karşıtı’nın yalanlarına daha kolay kanarlar. Yuhanna’nın okuyucularına, Mesih’in gelişinden önce Mesih olduğunu iddia eden bir Mesih Karşıtı’nın geleceği öğretilmişti. Yaklaşan olayların önce belirtilerinin ortaya çıkması gibi, Mesih Karşıtı’ndan önce de çok sayıda Mesih karşıtı türeyecektir. Bunlar sahte bir Mesih ile sahte bir İncil sunan sahte öğretmenlerdir. Günümüzde Mesih’i reddeden çok sayıda tarikatın ortaya çıkmış olması, Kurtarıcı’nın dönüşünün yaklaştığının işaretidir.

2:19   Bu sahte öğretmenler, bir zamanlar elçilerle birlikte olan ve Hıristiyan olduklarını söyleyen kişilerdi. Ancak, yürekleri gerçek imanlılarla birlikte değildi ve topluluktan çıkarak da bunu göstermiş oldular. Bizden olsalardı bizimle kalırlardı. Bundan, gerçek imanın her zaman kalıcı olduğunu öğreniyoruz. Eğer biri gerçekten yeniden doğduysa, Rab için yaşamaya devam edecektir. Bu, sona kadar dayandığımızda kurtulduğumuz anlamına gelmez, tam tersine gerçekten kurtulmuş olanlar sona kadar dayanırlar. Sahte öğretmenlerin ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.

2:20   Bu kez de şu soru ortaya çıkmaktadır: “Genç bir imanlı gerçek ile sahte olanı nasıl ayırabilir?” Biz kutsal olan tarafından meshedildik, dolayısıyla bilgiliyiz. Meshetme, Kutsal Ruh’a göndermede bulunmaktadır ve kutsal olandan, yani Rab İsa Mesih’ten kaynaklanmaktadır. Bir kimse kurtuluş bulduğunda Kutsal Ruh’u alır ve O da imanlının gerçeği sahtesinden ayırt edebilmesini sağlar. Yuhanna genç okuyucularına, “hepiniz bilgilisiniz3 derken, onların her şeyi bildiğini kastetmez. Onlar mükemmel bir bilgiye değil, doğru ile yanlışı ayırt etme yeteneğine sahiptir. Dolayısıyla genç ya da yeni iman etmiş olanlar bile, kurtulmamış bir filozofun anlayamadığı tanrısal şeyleri ayırt etme yeteneğine sahiptir. Gerçek bir Hıristiyan’ın görüş açısı, dünyasal kişilerinkinden çok daha geniştir. Fiziksel dünyada doğan bir bebek, insan ırkının tüm yetenekleriyle donatılmış durumdadır. Gözleri, elleri, ayakları ve beyni vardır. Bunlara daha sonra sahip olmaz. Organlar zamanla büyüyüp gelişse de, kişi bunlara zaten baştan sahiptir.

 Bir insan yeniden doğduğunda da böyle olmaktadır. Geliştirmek için sonsuz fırsatları olacaksa da, sahip olacağı tüm yeteneklere o anda sahip olur.

 2:21   Yuhanna, okuyucularına gerçeği bilmedikleri için değil, gerçeği doğrulamak ve onlara hiçbir yalanın gerçekle ilgisi olmadığını anımsatmak için yazdı. Gnostikler Tanrı sözüne karşıt, dolayısıyla da sahte öğretişler yayıyorlardı. Öğretişlerinin temelini oluşturan asıl yalanları, İsa’nın Mesih olduğunu yadsımalarıydı. Girişte de belirttiğimiz gibi, İsa’nın yalnızca bir insan olduğunu, Mesih’in de vaftizde O’na geldiğini öğretiyorlardı. Bu, bugünkü bazı tarikatların da kullandığı en büyük yalandır. Kutsal Kitap, Yeni Anlaşma’daki İsa’nın Eski Antlaşma’daki RAB (Yehova) olduğunu vurgular. Mesih’in İsa’ya geldiğini söylemek doğru olamaz, çünkü zaten İsa, Mesih’tir.

2:22   Yuhanna, Rab İsa’nın tanrılığını yadsıyanın Baba’yı da yadsımış olacağını belirtir. Bazı insanlar Tanrı’ya tapınmaktan hoşlanırlar, ancak Rab İsa Mesih’le paydaşlıkta bulunmak istemezler. Elçi şöyle diyor: “Baba’yı ve Oğul’u yadsıyan Mesih karşıtıdır.”

2:23   Yuhanna 8:19 ve 42’nci ayetlerde İsa, Kendisini tanımayanların Baba’yı da tanımayacağını belirtmektedir. Benzer şekilde Yuhanna, “Oğul’u yadsıyanda Baba da yoktur; Oğul’u açıkça kabul edende Baba da vardır” der. Burada Baba ile Oğul arasındaki harika birliği görüyoruz. Oğul’a sahip olmadıkça Baba’ya da sahip olamazsınız. Bu bildirinin, diğer inançlara mensup insanlar tarafından dikkatle ele alınması gereklidir.

2:24   Genç imanlıların sahte öğretmenlerden korunması için, başlangıçtan beri işittikleri sözün içlerinde yaşaması gerekmektedir. Bu, Rab İsa’nın ve tüm elçilerin öğretişlerine göndermede bulunmaktadır. En büyük güvencemiz Tanrı sözüne yakın olmaktır. Her şeyi, “Kutsal Kitap bu konuda ne diyor?” diyerek sınamalıyız. Kutsal Kitap’a uymayan öğretiyi biz de reddetmeliyiz. Dr. Ironside şöyle derdi: “Yeniyse doğru değildir, doğruysa yeni değildir.”

2:25   Hıristiyan öğretisine bağlı kaldığımızda, imanımızın gerçek olduğunu kanıtlamış oluruz. Bu imanın vaadi sonsuz yaşamdır. Rab İsa’yı kabul ettiğimizde O’nun yaşamını, yani sonsuz yaşamı alırız ve bu yaşamla da yeni ve kuşkulu öğretileri sınayabiliriz.

 2:26-27   Yuhanna genç imanlıları sahte öğretmenlere karşı uyarmak için yazmıştı. Okuyucularının Rab İsa tarafından meshedildiklerini anımsadıkça, ileride olabileceklerden korkmuyordu. Daha önce de söz edildiği gibi, meshedilme Kutsal Ruh’u ifade eder. Bu ayette, Kutsal Ruh’un bizde kaldığını öğreniyoruz. Bu, Kutsal Ruh’un bir kez alındıktan sonra asla bizden ayrılmayacağına ilişkin olumlu bir ifadedir. Kutsal Ruh’u aldığımızdan kimsenin bir şey öğretmesine gerek yoktur. Bu, kilisede öğretmenlere gereksinim duymadığımız anlamına gelmez. Tanrı, Efesliler 4:11’de dediği gibi, böyle öğretmenleri sağlayacaktır. Bu, imanlının Tanrı’nın gerçeğini öğrenmek için O’nun sözünden başka bir öğretiye gereksinim duymadığı anlamına gelir. Gnostikler bunlara ekleme yapılacak başka gerçekleri bildiklerini söylüyorlardı, ancak Yuhanna burada başka bir gerçeğe gerek olmadığını belirtmektedir. Elimizdeki Tanrı sözü, ilerlemek için yeterlidir!

2:28   Yuhanna Tanrı’nın ailesinin tüm üyelerine yavrularım diye hitap etmekte ve onlara; şimdi Mesih’te yaşayın ki, O göründüğünde cesaretimiz olsun, geldiğinde O’nun önünde utanmayalım demektedir. Buradaki bizler sözcüğüyle elçiler kastedilmektedir. Yuhanna’nın hitap ettiği inanlılar Rab’be sadık kalmazlarsa, onları Mesih’e yönelten elçiler de O göründüğünde utanç içinde kalacaklardı. Bu ayet, Müjde’ye yeni iman eden kişileri ruhsal açıdan desteklemenin ve onları izlemenin önemini vurgulamaktadır.

VI. İMANLILARIN ÖZELLİKLERİ (DEVAM): ADALET, SEVGİ VE     SEVGİNİN GETİRDİĞİ GÜVEN (2:29 – 3:24)

2:29   Ailenin dördüncü özelliği doğruluktur. Tüm canlıların bedensel olarak kendi benzerlerini meydana getirdiklerini biliyoruz. Ruhsal dünyada da aynısı geçerlidir. Doğru olanı yapan herkes Tanrı’dan doğar. Tanrı doğru olduğundan, yaptığı her şey doğrudur, dolayısıyla O’ndan doğan herkes de doğrudur.

 

Kutsal Kitap

1 Yavrularım, bunları size günah işlemeyesiniz diye yazıyorum. Ama içimizden biri günah işlerse, adil olan İsa Mesih bizi Baba’nın önünde savunur.
2 O günahlarımızı, yalnız bizim günahlarımızı değil, bütün dünyanın günahlarını da bağışlatan kurbandır.
3 Buyruklarını yerine getirirsek, O’nu tanıdığımızdan emin olabiliriz.
4 “O’nu tanıyorum” deyip de buyruklarını yerine getirmeyen yalancıdır, kendisinde gerçek yoktur.
5 Ama O’nun sözüne uyan kişinin Tanrı’ya olan sevgisi gerçekten yetkinleşmiştir. Tanrı’da olduğumuzu bununla anlarız.
6 “Tanrı’da yaşıyorum” diyen, Mesih’in yürüdüğü yolda yürümelidir.
7 Sevgili kardeşlerim, size yeni bir buyruk değil, başlangıçtan beri kabul ettiğiniz eski buyruğu yazıyorum. Eski buyruk, işitmiş olduğunuz Tanrı sözüdür.
8 Yine de size yeni bir buyruk yazıyorum. Bunun gerçek olduğu, Mesih’te ve sizde görülüyor. Çünkü karanlık geçiyor, gerçek ışık şimdiden parlıyor.
9 Işıkta olduğunu söyleyip de kardeşinden nefret eden hâlâ karanlıktadır.
10 Kardeşini seven ışıkta yaşar ve başkasının tökezlemesine neden olmaz.
11 Ama kardeşinden nefret eden karanlıktadır, karanlıkta yürür ve nereye gittiğini bilmez. Çünkü karanlık gözlerini kör etmiştir.
12 Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesih’in adı uğruna günahlarınız bağışlandı.
13 Babalar, size yazıyorum, Çünkü başlangıçtan beri var Olan’ı tanıyorsunuz. Gençler, size yazıyorum, Çünkü kötü olanı* yendiniz. Çocuklar, size yazdım, Çünkü Baba’yı tanıyorsunuz.
14 Babalar, size yazdım, Çünkü başlangıçtan beri var Olan’ı tanıyorsunuz. Gençler, size yazdım, Çünkü güçlüsünüz, Tanrı’nın sözü içinizde yaşıyor, Kötü olanı yendiniz.
15 Dünyayı da dünyaya ait şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin Baba’ya sevgisi yoktur.
16 Çünkü dünyaya ait olan her şey -benliğin tutkuları, gözün tutkuları, maddi yaşamın verdiği gurur- Baba’dan değil, dünyadandır.
17 Dünya da dünyasal tutkular da geçer, ama Tanrı’nın isteğini yerine getiren sonsuza dek yaşar.
18 Çocuklar, bu son saattir. Mesih Karşıtı’nın* geleceğini duydunuz. Nitekim şimdiden çok sayıda Mesih karşıtı türemiş bulunuyor. Son saat olduğunu bundan biliyoruz.
19 Bunlar aramızdan çıktılar, ama bizden değildiler. Bizden olsalardı, bizimle kalırlardı. Ayrılmaları hiçbirinin bizden olmadığını ortaya çıkardı.
20 Sizlerse Kutsal Olan tarafından meshedildiniz*; hepiniz bilgilisiniz.
21 Gerçeği bilmediğiniz için değil, gerçeği ve hiçbir yalanın gerçekle ilgisi olmadığını bildiğiniz için size yazıyorum.
22 İsa’nın Mesih olduğunu yadsıyan yalancı değilse, kim yalancıdır? Baba’yı ve Oğul’u yadsıyan Mesih karşıtıdır.
23 Oğul’u yadsıyanda Baba da yoktur; Oğul’u açıkça kabul edende Baba da vardır.
24 Başlangıçtan beri işittiğiniz söz içinizde yaşasın. Başlangıçtan beri işittiğiniz söz içinizde yaşarsa, siz de Oğul’da ve Baba’da yaşarsınız.
25 Mesih’in bize vaat ettiği budur, yani sonsuz yaşamdır.
26 Bunları sizi saptırmak isteyenlerle ilgili olarak yazıyorum.
27 Size gelince, O’ndan aldığınız mesh sizde kalır. Kimsenin size bir şey öğretmesine gerek yoktur. O’nun size her şeyi öğreten meshi gerçektir, sahte değildir. Size öğrettiği gibi, Mesih’te yaşayın.
28 Evet, yavrularım, şimdi Mesih’te yaşayın ki, O göründüğünde cesaretimiz olsun, geldiğinde O’nun önünde utanmayalım.
29 O’nun doğru olduğunu bilirseniz, doğru olanı yapan herkesin O’ndan doğduğunu da bilirsiniz.

1. NU metni ikinci “başlangıçtan beri”yi almaz.

2. Teknia sözcüğü, çocuk yetiştirme anlamındaki bir sözcükten gelir.

3. Geleneksel (ve çoğu) metinde “Her şeyi bilirsiniz” (panta) diye geçer. NU metninde, “her şeyi (pantes) bilirsiniz” deniyor. Buradan zor ifadelerin nasıl kolayca anlaşılabilir hale getirildiğini görüyorsunuz.