1 Yuhanna 5

B. Sağlam Öğretiş (5:1a)

Yuhanna şimdi yaşamla ilgili konuyu tamamlayıp iman sınavı da diyebileceğimiz öğretiş konusuna geçer. İlk üç ayette imanın sonuçları belirtilmektedir. Bunlar; ruhsal açıdan tanrısal doğum, Tanrı sevgisi, diğer imanlıları sevmek ve son olarak da Tanrı’nın buyruklarına itaatle ilgilidir. O halde ilk sahip olduğumuz tanrısal doğumdur: İsa’nın Mesih olduğuna inanan herkes Tanrı’dan doğmuştur. Buradaki inanç, gerçeğin zihinsel olarak kabul edilmesi değil, kişinin yaşamını Mesih İsa’ya adamasıdır.

C. Sevgi ve Bunun Sonucu Olan Güven (5:1b-3)

5:1   Eğer gerçekten Tanrı’dan doğmuşsak, O’nu severiz. Ayrıca bununla da kalmayıp O’nun çocuklarını da severiz. Burada yalnızca belirli bir topluluktan olanları değil, tüm imanlıları sevmemiz gerektiğini görüyoruz.

5:2-3   İmanın dördüncü sonucu da Tanrı’nın buyruklarına itaattir. Tanrı’yı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrı’nın çocuklarını sevdiğimizi anlarız. Gerçekten kurtulmuş olanlar, Tanrı’nın isteğini yerine getirme konusunda gösterdikleri istekle kendilerini belli ederler. Tanrı’ya duyduğumuz sevgi, O’nun buyruklarına gösterdiğimiz itaatle anlaşılır. Rab İsa şöyle demiştir: “Beni seviyorsanız buyruklarımı yerine getirin.”

Yuhanna, O’nun buyrukları da ağır değildir derken, zor olmadıklarını değil, bu buyrukların yeniden doğmuş kişilerin yerine getirmekten hoşlanacağı şeyler olduğunu belirtmektedir. Bir anneye bebeğine iyi bakmasını söylerken, ona zaten çok sevdiği bir işi yapmasını söylemiş olursunuz. Rab’bin buyrukları bizim için en iyi olan ve yeni yaradılışımızın yapmaktan zevk aldığı şeylerdir.

Ç. Dünyayı Yenen İman (5:4-5)

5:4   Bu ayette dünyayı yenmenin sırrını öğreniyoruz. Dünya sistemi sürekli olarak bizi ayartmaya, Tanrı’dan ve sonsuzluktan uzaklaştırmaya, geçici ve bedensel şeylerle oyalamaya çalışır. İnsanlar zamana ve duyulara ait işlerle meşguldür. Geçici şeylerin kurbanları durumundadırlar.

Yalnızca Tanrı’dan doğmuş olan kişi dünyayı yenebilir, çünkü iman sayesinde dünyanın geçici özelliklerinin ötesine ulaşabilir ve onları gerçek ve sonsuz perspektif içinde görebilir. Dolayısıyla, dünyayı gerçekten yenen kişi bilim adamı, filozof ya da psikolog değil, görünen şeylerin geçici, görünmeyenlerin kalıcı olduğunu bilen sade imanlıdır. İsa’nın yüzündeki tanrısal görkeminin görüntüsü, bu dünyanın görkemini karanlıkta bırakır.

5:5   Gördüğümüz gibi, bu bölümün konusu sonsuz yaşamın sınavı olan imandır. Yuhanna, İsa’nın Tanrı Oğlu olduğuna iman edenin dünyayı yendiğini söylemiştir. Şimdi ise, Rab İsa Mesih’in işiyle ilgili gerçeği açıklamaya geçiyor.

D. Sağlam Öğretiş (5:6-12)

 5:6   “Suyla ve kanla gelen İsa Mesih’tir.” Bu sözcüklerin anlamıyla ilgili önemli tartışmalar olmuştur. Bazıları bunun, Kurtarıcı’nın böğründen akan kan ve su olduğunu düşünür (Yu.19:34). Bazısı da suyun Tanrı’nın Ruhu’na, kanın da Golgota’da çarmıhta akan kana gönderme yaptığını öne sürer. Kimisi de bunu su ve kanın birlikte aktığı normal doğum olayı olarak yorumlar. Biz, elçinin bu mektupta mücadele etmek istediği Gnostikler’in yanlış bir öğretisini dikkate alan dördüncü bir yorumu öne süreceğiz.

 Daha önce de belirtildiği gibi Gnostikler, Mesih’in İsa’ya vaftiz olduğu sırada geldiğine ve Getsemani bahçesinde acı çekmeden önce de O’nu terk ettiğine inanırlar. Başka deyişle şunu söylerler: “Mesih çarmıhta ölmedi, ancak insan olan İsa öldü.” Bu da elbette ki O’nun işinin günahlara kefaret olma yönünü ortadan kaldırmaktadır. Bizce Yuhanna, suyu İsa’nın vaftizinin amblemi olarak, kanı da O’nun kefaret eden ölümünün simgesi olarak kullanmaktadır. Bunlar O’nun halka yönelik hizmetinin iki önemli noktasıydı. Yuhanna, İsa’nın Şeria Irmağı’nda vaftiz olurken de, çarmıhta ölürken de aynı oranda Mesih olduğunu belirtir. O yalnız suyla değil (Gnostikler’in kabul ettiği gibi), suyla ve kanla gelmiştir. İnsan yüreği sürekli olarak kefaret öğretişinden kurtulmaya çalışır gibidir. İnsanlar Rab İsa’yı, mükemmel insan, ideal örnek ve harika ahlâk yasaları getirmiş biri olarak görmek istemektedirler. Ancak Yuhanna ısrarla, Rab İsa’nın yalnızca Mükemmel Biri olmadığını, aynı zamanda da Tanrı olduğunu ve Şeria Irmağı’nda vaftiz olan ile günahlılar için Kendi yaşamını vermiş olanın aynı kişi olduğunu vurgular. İnsanlar sanki Mesih’e şöyle seslenir: “Çarmıhtan in, sana inanacağız.” Çarmıhı düşüncelerinden silebilseler mutlu olacaklardır. Ancak, Yuhanna şöyle diyor: “Hayır, Rab İsa Mesih’i Golgota’da gerçekleştirdiği ve insanları kurtardığı eylemden soyutlayamazsınız.”

Buna tanıklık eden Ruh’tur. Çünkü Ruh gerçektir. Yani Tanrı’nın Kutsal Ruhu (Yuhanna’nın da açıkladığı gibi) Rab İsa’yla ilgili gerçeğe daima tanıklık eder. Mesih’in yalnız suyla değil, suyla ve kanla geldiğine tanıklık eder, çünkü bu, Tanrı’nın gerçeğidir.

5:7-8   Bazı İngilizce çevirilerinde geçen 7 ve 8’inci ayetlerin bazı bölümlerinin, Yeni Antlaşma’nın Yunanca el yazmalarının yalnızca bazılarında bulunması bazı dindar Hıristiyanları her zaman rahatsız etmiştir. 1 Ancak bu durum Kutsal Yazılar’ın esinlenmiş olduğu gerçeğini değiştirmez. Bazıları da bu sözcüklerin önemli olduğunu, çünkü Üçlü Birlik’in üç Kişisi’nden söz ettiğini düşünmektedirler. Ancak, Üçlü Birlik gerçeği yalnızca bu bölüme dayanmaz ve Kutsal Yazılar’ın birçok yerinde bulunur.

Yuhanna önceki ayetlerde Mesih’in Kişiliği’nden ve işinden söz ettikten sonra şimdi de O’na olan inancımızın güvenilirliğini açıklar. Şöyle ki, tanıklık edenler üçtür: Ruh, su ve kan. Bunların üçü de uyum içindedir. İmanın temeli olarak Tanrı’nın sözü bizim için yeterli ise de, gerçekle ilgili olarak bize üçlü bir tanıklıkta bulunma lütfunu göstermektedir. İlk olarak Tanrı’nın Ruh’u, İsa Mesih’in Tanrı olduğu ve dünyanın tek Kurtarıcısı olduğu gerçeğine tanıklık etmektedir. Ruh’un tanıklığı Tanrı’nın yazılı sözünde geçmektedir.

 Sonra suyun tanıklığı vardır. Kanımızca bu, Rab İsa’nın vaftizine göndermede bulunmaktadır. O anda Tanrı göklerden şunu ilan etmişti: “Bu benim sevgili Oğlum’dur, ondan hoşnudum.” Böylece Baba Tanrı, Mesih’in Kişiliğiyle ilgili olarak sunduğu tanıklığını Kutsal Ruh’un tanıklığıyla pekiştirmişti.

Son olarak da kanın tanıklığı gelir. Çarmıhta Rab İsa Kendisi’yle ilgili olarak Tanrı’nın Oğlu olduğuna tanıklık etmişti. Kimse O’nun yaşamını O’ndan almadı, O canını kendi isteğiyle verdi. Yalnızca bir insan olsaydı bunu yapamazdı. Rab İsa Mesih’in kanı, günah sorununun herkes için Tanrı’yı da hoşnut edecek şekilde çözümlendiğine tanıklık etmektedir. Tanıklık edenlerin üçü de uyum içindedir. Yani Mesih’in işi ve kişiliğinin mükemmelleşmesiyle ilgili tanıklıkta birdirler.

5:9   Şimdi de Yuhanna etkili bir iddiada bulunur: “İnsanların tanıklığını kabul ediyoruz, oysa Tanrı’nın tanıklığı daha üstündür.” Günlük yaşamımızda sürekli olarak başkalarının sözlerini kabul ederiz. Etmeseydik, iş yaşamı ve sosyal ilişkiler tümüyle dururdu. Yanlış düşünen ya da aldatmaya çalışan insanların sözlerine inanırız. Bunu her gün yapıyorsak, hiçbir zaman başarısız olmayan ve yalan söylemeyen Tanrı’nın sözüne çok daha fazla güvenmemiz gerekir. Tanrı’ya inanmamak en mantıksız davranış olur. O’nun tanıklığı tümüyle güvenilirdir.

5:10   Biri O’nun Kendi Oğlu’yla ilgili tanıklığını kabul ederse Tanrı, kendisindeki Ruh’un tanıklığını o kişiye vererek gerçeği mühürler. Öte yandan kişi Tanrı’ya inanmadığında O’nu yalancı durumuna düşürmüş olur. Çünkü Tanrı’nın Oğlu’yla ilgili tanıklığına inanmamıştır. İnsanlar Tanrı’nın Mesih’le ilgili tanıklığını kabul ya da reddetmekte özgür olduklarını sanırlar, ancak Yuhanna bu reddin Tanrı’yı dürüst olmamakla suçlamak anlamına geleceğini söylüyor.

5:11   Yuhanna Hıristiyanlığın duyurusunu şöyle özetliyor; “Tanıklık da şudur: ‘Tanrı bize sonsuz yaşam verdi, bu yaşam O’nun Oğlu’ndadır.’” Bunlar, yani Tanrı’nın insanlara sonsuz yaşam vermesi ve bu yaşamın O’nun Oğlu’nda olması harika gerçeklerdir.

 5:12   Böylece şu sonuç kaçınılmaz olmaktadır: Kendisinde Tanrı Oğlu bulunanda yaşam vardır, kendisinde Tanrı Oğlu bulunmayanda yaşam yoktur. Öğretilen şey açıktır. Sonsuz yaşam eğitimde, felsefede, bilimde, iyi işlerde, dinde ya da kilisede bulunmaz. Yaşama sahip olmak için Tanrı Oğlu’na sahip olmanız gerekir. Öte yandan kendisinde Tanrı Oğlu bulunmayanda yaşam yoktur. Yani gerçek anlamda yaşam yoktur. Sonsuz yaşam İsa Mesih’ten ayrılamaz.

E. Sözün Sağladığı Güvence (5:13)

Mektubun son bölümüne gelmiş bulunuyoruz. Yuhanna, mektubu yazma nedenini bu bölümde ifade etmektedir. Amacı, Tanrı Oğlu’nun adına iman edenlerin sonsuz yaşama sahip olduklarını bilmeleriydi. Tanrı’nın çocuklarının işaretini taşıyorsanız, O’nun ailesinde doğmuş olduğunuzu da bilebilirsiniz. Bu ayet bir başka değerli gerçeği, kurtuluş güvencesinin Tanrı’nın sözüyle geldiğini öğretmektedir. Yuhanna, insanlar sonsuz yaşama sahip olduklarını bilsinler diye bunları yazmıştı. Yani Kutsal Yazılar, Rab İsa’ya inananların kurtulduklarından emin olmaları için yazılmıştı. Umuda, duygulara, tahminlere ya da el yordamıyla aramaya gerek yoktur. Bir kişinin, kurtulduğunu söylemesi tahmin değildir. Yuhanna açıkça, Rab İsa’ya iman edenlerin sonsuz yaşama sahip olduklarını söylüyor.

F. Duadaki Güven (5:14-17)

5:14-15   Sonsuz yaşama sahip olduğumuz için Rab’bin huzuruna güvenle yaklaşabiliriz. Yuhanna bu güveni 14’üncü ve 15’inci ayetlerde tanımlar. Tanrı’dan O’nun isteğine uygun ne dilersek bizi işittiğini ve vereceğini biliyoruz. O’nun isteğine uygun olmayan bir şey için dua etmekten korkmalıyız. Şöyle bir soru akla gelebilir: “Tanrı’nın isteğini nasıl bileceğim?” Genel olarak söylemek gerekirse, Tanrı’nın isteği Kutsal Yazılar’da açıklanır, bu nedenle O’nun isteğini anlamak için sözünü okumalıyız. Bu şekilde daha bilinçli bir biçimde dua edebiliriz.

5:16   Yuhanna bir imanlının güvenle dua edebileceği ve edemeyeceği durumlara örnek veriyor. Kardeşinin ölümcül olmayan bir günah işlediğini gören, onun için dua etsin. Duasıyla kardeşine yaşam verecektir. Bu, ölümcül olmayan günah işleyenler için geçerlidir. Bu bir Hıristiyan’ın diğer bir imanlıyı günah işlerken gördüğü durumlar için geçerlidir. Ancak bu, işleyeni öldüren türde bir günah değildir. Bu durumda imanlı o kişinin düzelmesi için dua edebilir. Tanrı ona ölümcül günah işlemediyse yaşam verecektir. Öte yandan elçi; Ölümcül günah da vardır, bunun için dua etsin demiyorum diyor.

ÖLÜMCÜL GÜNAH ÜZERİNE ARASÖZ

Kesin olarak neyin ölümcül günah olduğunu söylemek olanaksızdır. En iyi yaklaşım, kabul edilen yorumları sıralayıp bizce en doğrusunu belirtmek olacaktır.

  1. Bazısı ölümcül günahın imanlının sürekli işlediği ve itiraf etmediği bir günah olduğunu düşünür. 1.Korintliler 11:30’da, bazı kişilerin kendilerini yargılamadan Rab’bin Sofrası’na katıldıktan sonra öldüklerini okuyoruz.
  2. Bazısı bu günahın cinayet olduğunu savunur. Bir Hıristiyan, bir anlık hırs sonucu başka birini öldürürse, onun ölüm cezasından kurtulması için dua etmemek gerektiğini, çünkü Tanrı’nın “insan öldürenin insan tarafından öldürülmesini” istediğini söylerler.
  3. Kimileri, söz konusu olan günahın Kutsal Ruh’a sövmek olduğunu düşünmektedirler. Rab İsa Kendi mucizelerinin Kutsal Ruh’un değil, cinlerin önderi Baalzevul’un gücüyle yapıldığını söyleyenlerin bağışlanamaz günah işlediğini ve böylelerinin bu çağda da gelecekte de bağışlanamayacağını söylemişti.
  4. Bu günahın Musa, Harun, Hananya ile Safira gibi kişilerin işlediği ve Tanrı’nın derhal yargıladığı, özel bir günah olduğunu düşünenler de vardır.
  5. Son yoruma göre ise söz konusu olan sapıklık günahıdır. Bunlar, Hıristiyan inancının yüce gerçeklerini duymuş, İsa’nın Mesih olduğuna iman ederek Hıristiyanlığı kabul etmiş, ancak hiçbir zaman kurtulmamış olan kişilerdir. Bizce de en uygun açıklama budur. Bunlar Hıristiyanlığın güzelliklerini tattıktan sonra her şeye sırtını dönen ve Rab İsa Mesih’i reddeden kişilerdir. İbraniler 6’ncı bölümde bunun ölümcül bir günah olduğunu okuyoruz. Bu günahı işleyenler; “Tanrı’nın Oğlu’nu adeta yeniden çarmıha gerip utandırdıklarından” kaçış yolları kalmamıştır. Bu mektup boyunca Yuhanna Gnostikler’le konuşmaktadır. Bu sahte öğretmenler bir zamanlar inanlılar topluluğunda bulunuyor ve imanlı olduklarını iddia ediyorlardı. İmanın gerçeklerini biliyorlardı, ancak sonra Rab İsa’ya sırtlarını dönüp O’nun tanrılığını ve bağışlama sağlayan işini tümden reddeden öğretişleri kabul ettiler. Tanrı’nın, sözünde de belirttiği gibi, bunlar ölümcül günahı işledikleri için bir Hıristiyan’ın onların düzelmesi için dua etme özgürlüğü olamaz.

5:17   Her kötülük günahtır, ama ölümcül olmayan günah da vardır. Günahın dereceleri arasında belirgin farklılıklar vardır ve ölümle sonuçlanacak kadar ciddi olmayan günahlar da bulunmaktadır.

G. Ruhsal Gerçeklerin Bilinmesi (5:18-20)

5:18   Yuhanna 18’inci ayetle birlikte Hıristiyan inancının önemli özelliklerini yineleyerek mektubu harika bir şekilde sonlandırmaktadır. Tanrı’dan doğmuş olanın günah işlemediğini biliriz. Buradan yola çıkarak, tanrısal doğaya sahip olanların günah işlemeye devam etmeyeceğinden emin olabiliriz. Ardından da bunun nedeni belirtilir: Tanrı’dan doğmuş olan İsa Mesih 2onu korur ve kötü olan ona dokunamaz. 3:9’uncu ayette olduğu gibi bu ayette de, Tanrı’dan doğmuş olan ve O’na sadık kalan gerçek imanlıya göndermede bulunulmaktadır. Yalnızca böyle biri kötü olandan etkilenmez.

5:19   Daha üstün bir bilgiye sahip olduğunu ileri sürenlere Hıristiyan’ın vereceği yanıt şudur: Biliyoruz ki, biz Tanrı’danız, bütün dünya ise kötü olanın denetimindedir. Yuhanna açıkça şunu söylemektedir. Ya O’nun denetiminde, ya da kötü olanın denetiminde yaşanır. Kişi ya kurtulmuştur, ya da kurtulmamıştır. Durumlarını İsa Mesih’le olan ilişkileri belirler. Ey Gnostikler, duyun bunu!

5:20   Üçüncü yüce gerçek, beden almadır. Biliyoruz ki, Tanrı’nın Oğlu gelmiştir. Yuhanna mektuba bu konuyla başlamıştı ve tekrar bu konuyla mektubunu bitiriyor.

Rab’bin gelişi bize gerçek Olan’la, yani gerçek Tanrı ile açıklanmıştır. Baba Tanrı’yı yalnızca Rab İsa Mesih sayesinde tanıyabiliriz. “O’nu Baba’nın bağrında bulunan ve kendisi Tanrı olan biricik Oğul tanıttı.” Ardından, Yuhanna şunu ekler: Biz gerçek Olan’dayız, O’nun Oğlu İsa Mesih’teyiz. Burada, yalnızca İsa Mesih’te olunca, Tanrı’da olabileceğimiz yeniden vurgulanıyor. “Benim aracılığım olmadan kimse Baba’ya gelemez.” Kendisi gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır. Yuhanna Gnostikler’in reddettiğini, yani İsa Mesih’in Tanrı olduğunu ve sonsuz yaşamın yalnızca O’nda bulunduğunu öğretmektedir.

IX. SON ÇAĞRI (5:21)

Yuhanna son olarak şu öğütte bulunuyor: “Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun.” Elçinin söylemek istediği şudur: “Bu gerçeklere karşı olan öğretişlere karşı uyanık olun.” Yuhanna, imanlıların Tanrı konusunda elçilerin ilettiklerinden farklı şeyler öğretenlerden kendilerini korumalarını istiyor. İsa Mesih Tanrı’dır. Diğer düşünceler putlara tapmak sayılır. Yuhanna elbette ki yalnızca tahtadan yapılmış oyma putları kastetmiyor. Put, gerçeğinin yerini alan sahte bir tanrıdır. Burada, put bir cisimden çok, sahte öğretilerdir.

Kilise gözetmeni Alexander bu çağrıyı “etkiletici ve titretici” diye niteler. Böyle bir tanımın ötesinde açıklayıcı söz bulamayacağımızdan, bu bölümü de Yuhanna’nın etkileyici ve titretici şu sözüyle bitiriyoruz:

“Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun.” Amin.

 

Kutsal Kitap

1 İsa’nın Mesih olduğuna inanan herkes Tanrı’dan doğmuştur. Baba’yı seven O’ndan doğmuş olanı da sever.
2 Tanrı’yı sevip buyruklarını yerine getirmekle, Tanrı’nın çocuklarını sevdiğimizi anlarız.
3 Tanrı’yı sevmek O’nun buyruklarını yerine getirmek demektir. O’nun buyrukları da ağır değildir.
4 Çünkü Tanrı’dan doğmuş olan herkes dünyayı yener. Bize dünyaya karşı zafer kazandıran imanımızdır.
5 İsa’nın Tanrı Oğlu olduğuna iman edenden başka dünyayı yenen kim?
6 Suyla ve kanla gelen İsa Mesih’tir. O yalnız suyla değil, suyla ve kanla gelmiştir. Buna tanıklık eden Ruh’tur. Çünkü Ruh gerçektir.
7 Şöyle ki, tanıklık edenler üçtür: Ruh, su ve kan. Bunların üçü de uyum içindedir.
8 (SEE 5:7)
9 İnsanların tanıklığını kabul ediyoruz, oysa Tanrı’nın tanıklığı daha üstündür. Çünkü bu, Tanrı’nın tanıklığıdır, kendi Oğlu’yla ilgili olarak yaptığı tanıklıktır.
10 Tanrı’nın Oğlu’na inanan, yüreğinde Tanrı’nın tanıklığına sahiptir. Tanrı’ya inanmayansa O’nu yalancı durumuna düşürmüş olur. Çünkü Tanrı’nın Oğlu’yla ilgili tanıklığına inanmamıştır.
11 Tanıklık da şudur: Tanrı bize sonsuz yaşam verdi, bu yaşam O’nun Oğlu’ndadır.
12 Kendisinde Tanrı Oğlu bulunanda yaşam vardır, kendisinde Tanrı Oğlu bulunmayanda yaşam yoktur.
13 Tanrı Oğlu’nun adına iman eden sizlere, sonsuz yaşama sahip olduğunuzu bilesiniz diye bunları yazdım.
14 Tanrı’nın önünde güvenimiz şu ki, O’nun isteğine uygun ne dilersek bizi işitir.
15 Her ne dilersek bizi işittiğini bildiğimize göre, O’ndan dilediklerimizi aldığımızı da biliriz.
16 Kardeşinin ölümcül olmayan bir günah işlediğini gören, onun için dua etsin. Duasıyla kardeşine yaşam verecektir. Bu, ölümcül olmayan günah işleyenler içingeçerlidir. Ölümcül günah da vardır, bunun için dua etsin demiyorum.
17 Her kötülük günahtır, ama ölümcül olmayan günah da vardır.
18 Tanrı’dan doğmuş olanın günah işlemediğini biliriz. Tanrı’dan doğmuş olan İsa Mesih onu korur ve kötü olan* ona dokunamaz.
19 Biliyoruz ki, biz Tanrı’danız, bütün dünya ise kötü olanın denetimindedir.
20 Yine biliyoruz ki, Tanrı’nın Oğlu gelmiş ve gerçek Olan’ı tanımamız için bize anlama gücü vermiştir. Biz gerçek Olan’dayız, O’nun Oğlu İsa Mesih’teyiz. O gerçek Tanrı ve sonsuz yaşamdır.
21 Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun. çocuklarına selamlar! Yalnız ben değil, gerçeği bilenlerin hepsi de sizleri seviyor.

1. Erasmus bu sözcükleri Papa’nın baskısıyla, kendi çevirdiği Grekçe Yeni Antlaşma’nın sonraki baskılarına eklemiştir (Bunlar Vulgate’de geçer). Yalnızca son dört Yunanca el yazmasında geçen bu sözcükleri kullanmak pek güvenli olmayacaktır. Bazı sapık tarikat üyeleri kapı kapı gezerek bunlara işaret etmek suretiyle Üçlü Birlik’i reddederler. Bu nedenle bu konuyu bilmekte yarar vardır.

2. NU metninde, “olan” yerine “o” diye geçiyorsa da, “Tanrı’dan doğmuş olan” ile kastedilen Mesih’tir.