2 Korintliler 13

13:1   Pavlus Korint’i ziyaret etmek üzereydi. Ziyaret ettiğinde, inanlılar arasındaki günahlar araştırılacaktı. Bu araştırmalar Yasa’nın Tekrarı 19:15’deki tanrısal ilkelere göre yapılacaktı: “Her sorun iki ya da üç tanığın tanıklığıyla açıklığa kavuşturulacaktır.” Pavlus davayı kendisinin idare edeceğini belirtmedi Bu, yerel topluluk tarafından yapılacak ve o da bu konularda danışman olarak hareket edecekti.

Ğ. Pavlus’un Elçiliğinin Korintliler Tarafından Kanıtlanması (13:2-6)

13:2   Pavlus ikinci ziyaretinde –ki kaydedilmemiştir– günah işlemiş olanlarla sert biçimde uğraşacağına dair onları uyarmıştı. Şimdi onlardan uzak olmasına karşın, tekrar geldiğinde günah işlemekte olanları esirgemeyeceğini onlara önceden bildiriyor.

13:3   Korintliler sahte öğretmenler tarafından Pavlus’un gerçek bir elçi olduğu konusunda şüpheye düşürülüp aldatıldılar. Aslında Tanrı’nın güvenilen bir sözcüsü olduğuna dair kendilerine kanıt göstermesini istediler. Mesih’in gerçekten onun aracılığıyla konuştuğuna dair ne tür belgeleri vardı? Elçi, yanıtına onların küstahlığını gösteren isteklerinden alıntı yaparak başlar: “Mesih’in benim aracılığımla konuştuğuna ilişkin kanıt istiyorsunuz…”

Sonra onlara, Mesih’in Kendisini onlara kendisi aracılığıyla güçlü bir biçimde göstermiş olduğunu anımsatır. Müjdenin bildirisine iman ettikleri zaman yaşamlarında oluşan olağanüstü etkide güçsüzlük diye bir şey yoktu.

13:4   “Güçsüzlük” ve “güç” sözlerinden söz edilmesi Pavlus’a, Kurtarıcının yaşamında görülmüş olan ve hizmetkarlarının yaşamında görülen güçsüzlükten gelen güç paradoksunu (çelişkisini) anımsattı. Rabbimiz güçsüzlük içinde çarmıha gerildiği halde, şimdi Tanrı’nın gücüyle yaşıyor. Aynı şekilde izleyicileri de kendi içlerinde güçsüz oldukları halde, Rab gücünü onlar aracılığıyla gösterir. Pavlus, “Tanrı’nın gücü sayesinde O’nunla birlikte sizin yararınıza yaşayacağız” derken, dirilişten söz etmiyor. Aksine, onları ziyaret ettiğinde günah işleyenlerle uğraşırken Tanrı’nın gücünün büyüklüğünü göstereceğini belirtiyor. Güçsüz ve korkak olduğunu söylediler, ama o, onları terbiye etme konusunda ne kadar güçlü olabileceğini gösterecek!

13:5   Bu ayet 3’üncü ayetin ilk kısmıyla bağlantılıdır: “Mesih’in benim aracılığımla konuştuğuna ilişkin kanıt istiyorsunuz… İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın.” Bizzat kendileri elçi oluşunun kanıtıydılar. Onun aracılığıyla Kurtarıcı’ya yönlendirildiler. Belgelerini görmek istiyorlarsa, kendilerine bakmaları gerekir.

5’inci ayet, kurtuluş güvencesi için içimize bakmamız gerektiğini öğretmek amacıyla sık sık yanlış kullanılır, ancak bu cesaretsizliğe ve şüpheye yöneltebilir. Kurtuluş güvencesi, her şeyden önce Tanrı’nın sözü aracılığıyla gelir. Mesih’e iman ettiğimiz an, Kutsal Kitap’ın yetkisiyle yeniden doğmuş olduğumuzu bilebiliriz. Zaman geçtikçe yeni yaşamın diğer kanıtlarını buluruz: Kutsallık için yeni bir sevgi, günahtan nefret etmek, kardeşleri sevmek, pratik doğruluk, itaat ve dünyadan ayrılma.

Ancak Pavlus, Korintliler’e kurtuluşlarının kanıtı olarak kendilerini sınamayla meşgul olmalarını söylemiyor. Aksine, elçiliğinin kanıtını kendi kurtuluşlarında bulmalarını istiyor.

Yalnızca iki olasılık vardı: Ya İsa Mesih onların içindeydi ya da sınavdan başarısız çıkan sahtekar kişilerdi. Sınavdan başarısız çıkma veya yetersiz olma olarak çevrilen sözcük, denendiğinde sahte çıkan metalleri betimlemek için de kullanılırdı. İşte bu nedenle Korintliler ya gerçek inanlılar ya da sınavı geçemeyen yetersiz kişilerdi.

13:6   Gerçekten kurtuldukları sonucunu çıkarırlarsa, o zaman elçi Pavlus’un yetkisiz değil, içten olduğunu anlarlar. Korintliler’in yaşamlarında meydana gelen harika değişim sahte bir öğretmen aracılığıyla olamazdı.

H. Pavlus’un Dileği: Korintliler’in İyi Olanı Yapmaları (13:7-10)

13:7   Pavlus, sözlerine Korint’teki kilisenin günah işleyen üyelerinin disiplini konusuyla devam eder. Korintliler’in aralarındaki günaha yüz çevirerek kötü bir şey yapmamaları, ama günah işleyen üyelerin disiplini ve iyileştirilmelerinde durmadan çalışmaları için Tanrı’ya dua ettiğini ifade eder. Pavlus, kabul görebilmek veya sınavı geçmiş gibi görünebilmek için böyle dua etmiyor. Bu şekilde davranmalarını istemesi, yetkisini kanıtlamak için değildi. Bu şekilde bir düşünce aklından hiç geçmemişti. Doğru ve dürüst olan bu olduğu için, böyle yapmalarını istiyor. Sınavda başarısız görünse bile onların iyi olanı yapmalarını tercih ediyor.

Burada yine Pavlus’un bencillikten uzak tutumunun bir kanıtını görüyoruz. Dua yaşamındaki düşünceleri kendisinin tanınıp kabul görmesinden çok, daima başkalarının iyiliği üzerineydi. Korint’e bir değnekle gidip yetkisini kullansa ve disiplinle ilgili buyruklar doğrultusunda itaat etmelerini sağlamada başarılı olsaydı, o zaman bunu sahte öğretmenlere karşı kullanabilirdi. Yaptıklarının, yasal yetkisinin bir kanıtı olduğunu söyleyebilirdi. Ancak o, kendi yokluğunda Korintliler’in gerekli olanı yapmalarını –ki bu onu aşırı kuralcı olanların gözünden düşürse de– yeğliyor.

13:8   Bu ayetteki “yapabiliriz – biz” sözcüğü büyük olasılıkla elçilere gönderme yapmaktadır. Pavlus yaptıkları her şeyin bencil güdülerle değil, Tanrı’nın gerçeğinin ilerlemesi amacıyla yapılması gerektiğini söylüyor. Disiplin konusunda bile kişisel kin düşüncesinin olmaması gerekir. Her şey Tanrı’yı yüceltme ve kardeşlerin iyiliği amacıyla yapılmalıdır.

13:9   Elçi bu ayette yine Korintliler açısından sergilediği bencillikten uzak tutumunu ifade ediyor. Güçsüzlüğü, aşağılanması ve kınanması onların Tanrının işlerinde güçlenmesiyle sonuçlandığı takdirde sevinç duyuyordu. Bununla sevinirken, onların yetkin olabilmesi için de dua etti. Aralarında bulunan günah işleyen kişilerle uğraşma konusunda ise Pavlus onların tam ve yetkin olabilmeleri için dua etti. Tüm dileği, onların yaşamında Tanrı’nın isteğinin yerine gelmiş olmasıydı. Hodge şöyle demiştir: “Pavlus, içine düştükleri karışıklık, çekişme ve kötülük durumundan tamamen kurtulabilmeleri için dua etti.” 1

13:10   Bu mektubu onların yetkin olabilmesi için yazmıştı. Rab’bin kendisine verdiği yetkiyi yanlarına geldiği zaman sert biçimde kullanmak zorunda kalmamak için bunları aralarında değilken yazmak istedi. Ancak onların yanında olup onlarla sert biçimde uğraşsaydı bile, bu onların yıkımı için değil, gelişimi için olurdu.

I. Pavlus’un Sevgi ve Üçlü Birlik’le Dolu Vedası (13:11-14)

13:11   Elçi şimdi bu fırtınalı mektubu aniden bitirmektedir. “Hoşça kalın” (ki bu Grekçe’de “sevinin” anlamına gelir) dedikten sonra dört öğütte bulunur. Birincisi yetkin olmalarıdır. Burada Matta 4:21’de ağların onarılmasında kullanılan fiil kullanılır ve bu da “yollarınızı onarın” anlamına gelir. Korintliler çekişmeye ve günah işlemeye son verip birbirleriyle uyum içinde yaşamalıydılar.

Yaşantınızı düzeltin ifadesi, “yüreklenin” veya “birbirinizi teşvik edin” şeklinde de anlaşılabilir. Elçi Pavlus onlara güçlü öğütler vermişti. İşte burada onlara bu öğütleri sevinçle almalarını ve hayatlarına geçirmelerini söylüyor.

“Düşüncelerinizde birlik olun.” Korintliler’in düşüncelerinde bir olabilmelerinin tek yolu tabii ki Mesih’in düşüncelerine sahip olmalarıdır. O’nun gibi düşünüp, düşünce ve anlayışlarını ona teslim etmeleri gerekir.

“Esenlik içinde yaşayın.” Aralarında kavga ve tartışmaların olduğu 12:20’den bellidir. Kuralcılığın girmesine izin verildiğinde hep bu olur. Bu nedenle Pavlus onlara önce günah işleyenleri disiplin edip imanlı kardeşlerle de esenlik içinde yaşamalarını söyledi.

Bunu yaptıkları takdirde, sevgi ve esenlik kaynağı olan Tanrı onlarla birlikte olacaktır. Bir bakımdan, Rab daima halkıyla birliktedir. Ancak bu, söylenen konulara itaat ederlerse Tanrı’nın Kendisini onlara özel bir yakınlık ve sevgiyle göstereceğini belirtir.

13:12   Kutsal öpüş, elçilerin zamanında inanlılar arasında yaygın olan bir selamlaşmaydı. Kutsal öpüş yüzeysel bir sevginin sembolü olmaktan çok, içtenlik ve saflığın bir göstergesidir. Bugün hâlâ birçok ülkede inanlılar arasında uygulanır. Ancak bazı ülkelerde erkekler arasındaki öpüşme homoseksüelliğin işareti olarak algılanır. Böyle bir gelenek, inanlının tanıklığına zarar verirse, uygulanmak zorunda değildir. Bu gibi durumlarda kutsal el sıkışma tercih edilebilir.

Hodge şöyle der:

İnanlıların birbirlerine olan sevgilerini yaşadıkları çağın ve kilisenin uygun gördüğü şekilde ifade etmeleri gerektiğinden bu, daimi bir zorunluluk değildir. 2

13:13   Bütün kutsalların selam göndermesi, Korintliler’e içinde oldukları birlikteliği anımsattığı gibi, diğer kiliselerin de onların gelişimini ve Rab’be itaatlerini de yakından özlediklerini belirtir.

13:14   Burada Yeni Antlaşma’nın en güzel kutsamalarından birini –ki bu Üçlü Birlik’in her bir üyesini içeren tek kutsamadır– görürüz. Lenski bundan şu sonucu çıkarır:

Elçinin Korintliler’e uzanan elleriyle, Yeni Antlaşma’nın derin kutsamasını söyleyen sesinden oluşan bu resim elbet bir gün sessizleşir. Ancak bu kutsama daima yüreklerimizde yer edinir. 3

 

Kutsal Kitap

1 Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.
2 Daha önce, aranızda ikinci kez bulunduğumda, geçmişte günah işlemiş olanlarla onların dışında kalanların hepsine söylemiştim, şimdi sizden uzaktayken de yineliyorum: Tekrar yanınıza gelirsem, hiç kimseyi esirgemeyeceğim!
3 Mesih’in benim aracılığımla konuştuğuna ilişkin kanıt istiyorsunuz. Mesih size karşı güçsüz değildir; O’nun gücü sizde etkindir.
4 Güçsüzlük içinde çarmıha gerildiği halde, şimdi Tanrı’nın gücüyle yaşıyor. Biz de O’nda güçsüz olduğumuz halde, Tanrı’nın gücü sayesinde O’nunla birlikte sizin yararınıza yaşayacağız.
5 İman yolunda olup olmadığınızı anlamak için kendinizi sınayıp yoklayın. İsa Mesih’in içinizde olduğunu bilmiyor musunuz? Yoksa sınavdan başarısız çıkarsınız.
6 Umarım bizim başarısızlığa uğramadığımızı anlayacaksınız.
7 Kötü bir şey yapmamanız için Tanrı’ya dua ediyoruz. Dileğimiz, bizim sınavı geçmiş görünmemiz değil, biz sınavda başarısız görünsek bile sizin iyi olanı yapmanızdır.
8 Çünkü gerçeğe karşı değil, ancak gerçek uğruna bir şey yapabiliriz.
9 Biz güçsüz, sizse güçlüyken seviniyoruz. Yetkin olmanız için de dua ediyoruz.
10 Rab’bin yıkmak değil, geliştirmek için bana verdiği yetkiyi yanınıza geldiğimde sert biçimde kullanmak zorunda kalmayayım diye, bunları aranızda değilken yazıyorum.
11 Son olarak hoşça kalın, kardeşlerim. Yaşantınızı düzeltin, çağrıma kulak verin, düşüncelerinizde birlik olun, esenlik içinde yaşayın. Sevgi ve esenlik kaynağı olan Tanrı sizinle birlikte olacaktır.
12 Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın.
13 Bütün kutsallar size selam eder.
14 Rab İsa Mesih’in lütfu, Tanrı’nın sevgisi ve Kutsal Ruh’un paydaşlığı hepinizle birlikte olsun.

1. Hodge, Second Corinthians, s.309.

2. A.g.e., s.312.

3. R.C.H. Lenski, The Interpretation of st. Paul’s First and Second Epistles to the Corinthians, s.1341.