2 Krallar 7

7:1,2   Sonra Elişa dikkat çekici bir peygamberlikte bulunur. Bir gün sonra ince un ve arpanın Samiriye kapısında çok ucuza satılacağını vaat eder. Kralın kuşkucu yardımcısı bu inanılması güç bolluk olasılığını sorguladığında, Elişa ona söylediklerini kendi gözleriyle göreceğini, ama onlardan yemeyeceğini bildirir. Moody bu durumla ilgili şunları yazar: “Eğer inanacaksanız, nasıl sorusunu çarmıha germeniz gerekir” 1 (Markos 8:4’te yer alan, Rabbimiz’in dört bin kişiyi doyurmadan önce öğrencilerinin sergilediği tutum).

7:3-7   Aynı akşam Samiriye kapısının girişinde oturan dört cüzamlı adam, yiyecek bulma umuduyla Aram ordugahına teslim olmaya karar verdiler. Oraya vardıklarında, ordugahın terk edildiğini gördüler. Çünkü Rab, büyük bir ordu tarafından çıkarılan sesler duymalarını sağlamıştı. Bu ordunun, Hititler ve İsrail Kralı tarafından kiralanmış Mısırlı askerlerden oluştuğunu düşünen askerler, kargaşa içinde geri çekilmişlerdi. Matthew Henry şu yorumu yapar:

Dotan’ı kuşatan Aramlılar kör edilmişlerdi (6:18). Buradakilerin ise kulakları etkilenmişti… Gürültü belki de meleklerin aracılığıyla havada gerçekten oluşturulmuştu. Ya da belki de yalnızca onların kulaklarına gelen bir sesti. Nasıl olduğunu tam olarak bilmiyoruz, ama bunu yapan kesinlikle Tanrı’ydı. 2

7:8-16   Cüzamlı adamlar önce yiyip içtiler, sonra altın, gümüş ve giysileri götürüp gizlediler. Ama halkın kısa süre içinde Aramlılar’ın gittiğini öğreneceklerini fark ettiklerinde, sustukları için cezalandırılacaklarını düşündüler. Krala haber vermeye karar verdiler. Kral, Aramlılar’ın İsrailliler’e pusu kurduğundan kuşkulandı. Uşaklardan biri, birkaç kişiyi casus olarak göndermeyi önerdi. Aramlılar’ın gerçekten kaçtıklarını ve arkalarında terkedilmiş ganimet bıraktıklarını bildiren casusların haberi üzerine, İsrail halkı Aram ordugahını yağmaladı ve kıtlık sona erdi.

7:17-20   Elişa’nın peygamberliğiyle uyumlu olarak, o gün ince un ve arpa çok düşük fiyatlarla satıldı. Bu peygamberlikten kuşkulanan kralın yardımcısı buna tanık oldu, ama tadını çıkaramadı. Çünkü kutlama çılgınlığı içindeki halk tarafından çiğnenerek öldü. 18-20. ayetler, adamın imansızlığı nedeniyle Rab’bin sözüne uygun olarak öldüğünü bir kez daha vurgular. İmansızlık, kurbanlarından bereketi çalar ve onları ölümle cezalandırır.

Cüzamlıların, “Yaptığımız doğru değil, bugün müjde günü. Oysa biz susuyoruz” (9. ayet) şeklindeki unutulmaz sözleri, kurtuluşa götüren müjdenin emanet edilmiş olduğu bizler için bitmeyecek bir çağrıdır.

 

Kutsal Kitap

1 Elişa, ‹‹RABbin sözüne kulak verin!›› dedi, ‹‹RAB diyor ki, ‹Yarın bu saatlerde Samiriye Kapısında bir sea ince un da, iki sea arpa da birer şekele satılacak.› ››
2 Kralın özel yardımcısı olan komutan, Tanrı adamına, ‹‹RAB göklerin kapaklarını açsa bile olacak şey değil bu!›› dedi. Elişa, ‹‹Sen herşeyi gözlerinle göreceksin, ama onlardan hiçbir şey yiyemeyeceksin!›› diye karşılık verdi.
3 Kent kapısının girişinde deri hastalığına yakalanmış dört adam vardı. Birbirlerine, ‹‹Ne diye ölene dek burada kalalım?›› diyorlardı,
4 ‹‹Kente girelim desek, orada kıtlık var, ölürüz; burada kalsak da öleceğiz. Bari gidip Aram ordugahına teslim olalım. Canımızı bağışlarlarsa yaşarız, öldürürlerse de öldürsünler.››
5 Akşam karanlığında kalkıp Aram ordugahına doğru gittiler. Ordugaha yaklaştıklarında, orada kimseyi göremediler.
6 Çünkü Rab Aram ordugahında savaş arabalarıyla, atlarıyla yaklaşan büyük bir ordunun çıkardığı seslerin duyulmasını sağlamıştı. Aramlılar da birbirlerine, ‹‹Bakın, İsrail Kralı bize saldırmak için Hitit ve Mısır krallarını kiralamış!›› demişlerdi.
7 Böylece, gün batarken çadırlarını, atlarını, eşeklerini bırakıp kaçmışlar, canlarını kurtarmak için ordugahı olduğu gibi bırakmışlardı.
8 Deri hastalığına yakalanmış adamlar ordugaha varıp çadırların birine girdiler. Yiyip içtikten sonra oradaki altın, gümüş ve giysileri götürüp gizlediler. Sonra dönüp başka bir çadıra girdiler, orada bulduklarını da götürüp gizlediler.
9 Ardından birbirlerine, ‹‹Yaptığımız doğru değil›› dediler, ‹‹Bugün müjde günü. Oysa biz susuyoruz. Gün doğuncaya kadar beklersek, cezaya çarptırılacağımız kesin. Haydi saraya gidip durumu bildirelim.››
10 Böylece gidip kent kapısındaki nöbetçilere seslendiler. ‹‹Aram ordugahına gittik›› dediler, ‹‹Hiç kimseyi göremedik; ne de bir insan sesi duyduk. Yalnızca bağlı atlar, eşekler vardı. Çadırları da olduğu gibi bırakıp gitmişler.››
11 Kapı nöbetçileri haberi duyurdu. Haber kralın sarayına ulaştırıldı.
12 Kral gece kalkıp görevlilerine, ‹‹Aramlıların ne tasarladığını size söyleyeyim›› dedi, ‹‹Aç kaldığımızı biliyorlar. Onun için ordugahlarını bırakıp kırda gizlenmişler. Kentin dışına çıktığımızda, bizi canlı yakalayıp kenti ele geçirmeyi düşünüyorlar.››
13 Görevlilerden biri, ‹‹Kentte kalan beş atla birkaç adam gönderelim, o zaman durumu anlarız›› dedi, ‹‹Nasıl olsa gidecek olanlar da burada, kentte kalan nice İsrailli gibi ölüme mahkûm!››
14 Adamlar yanlarına iki atlı araba aldılar. Kral, ‹‹Gidin, ne olduğunu öğrenin›› diyerek onları Aram ordusunun ardından gönderdi.
15 Adamlar Şeria Irmağına kadar Aram ordusunu izlediler. Yol baştan sona kadar Aramlıların kaçarken attıkları giysi ve eşyalarla doluydu. Haberciler dönüp krala durumu bildirdiler.
16 Bunun üzerine halk kentten çıkıp Aram ordugahını yağmaladı. RABbin dediği gibi, bir sea ince unun da, iki sea arpanın da fiyatı bir şekele düştü.
17 Kral özel yardımcısı olan komutanı kentin kapısında bırakmıştı. Halk onu kapının ağzında çiğneyerek öldürdü. Kral Elişanın evine gittiğinde, Tanrı adamı ona olacakları önceden bildirmişti.
18 Her şey Tanrı adamının krala dediği gibi oldu. ‹‹Yarın bu saatlerde Samiriye Kapısında bir sea ince un da, iki sea arpa da birer şekele satılacak›› demişti.
19 Komutan da Tanrı adamına şöyle karşılık vermişti: ‹‹RAB göklerin kapaklarını açsa bile, olacak şey değil bu!›› Elişa, ‹‹Sen her şeyi gözlerinle görecek, ama onlardan hiçbir şey yiyemeyeceksin!›› demişti.
20 Tam dediği gibi oldu. Komutan kentin kapısında halk tarafından çiğnenerek öldü.

1. Moody, Notes, s.58.

2. Matthew Henry, “2.Kings”. Matthew Henry’s Commentary on the Whole Bible, II:745,746.