2 Petrus Giriş


PETRUS’UN

İKİNCİ MEKTUBU

Yazar

William MacDonald


Bu kitap, Tanrı Sözü’nün zenginliğini açık ve kolay anlaşılır hale getirmek için hazırlanan bir Kutsal Kitap yorumudur. Samimi, saygılı, adanmış ve ilmi bir şekilde yazılmıştır. Kişisel tapınma zamanlarınızda ve grupça yapılan Kutsal Kitap çalışmalarınızda kullanmak için uygun bir seçenektir.


This is a Bible commentary that makes the riches of God’s Word clear and easy for you to understand. It is written in a warm, reverent, and devout and scholarly style. It is a good choice for your personal devotions and group Bible study.

© 1995 by William MacDonald, Believer’s Bible Commentary
Christian Missions in Many Lands, Inc.
PO Box 13, Spring Lake, NJ 07762
USA
— All Rights Reserved —


Giriş

“(Petrus’un İkinci Mektubu) Mesih’i solumakta ve O’nun her şeyi tamamlamak için gelişini gözlemektedir.” — E.G. Homrighausen

I. KUTSAL YAZILAR’DAKİ YERİ

Yukarıdaki alıntı önemli bir alıntıdır, çünkü alıntının yazarı, günümüzde diğer birçokları gibi mektubun Petrus tarafından yazıldığını kabul etmemektedir. Öte yandan bu yazar, “(Mektupta) Petrus’un karakter ve ruh yapısını görmekteyiz” 1 diyerek Petrus’un kalemini doğrulamaktadır. Yazarın bu iki ifadesi mektubun kendine özgü katkılarını bir anlamda özetlemektedir.

Gerçek Mesih inancından sapmaların gitgide çoğaldığı bir dönemde yazılan bu kısa mektup, dikkatleri Rabbimiz’in gelişine çevirmektedir. Mektup, okuyucularına Petrus’un yaşamı ve kişiliğini anımsatmakta ve kendisine konuşma fırsatı verenlere Mesih’i anlatmaktadır.

II. KİTABIN YAZARI

Yeni Antlaşma konusunda önde gelen ve İncil’e bağlı uzmanlardan birisi geçenlerde şöyle bir söz söyledi: “Eski Antlaşma’daki Daniel ve Yeşaya kitaplarında olduğu gibi, Petrus’un İkinci Mektubu da, Kutsal Kitap eleştirisindeki etkin sadakat açısından yorumcuların sınandığı yerdir.” Kutsal Kitap üzerindeki çağdaş yorum kitaplarından birçoğu, iddia ettikleri gibi 2.Petrus Mektubu’nun Elçi Petrus tarafından yazılmadığını kanıtlamaya dahi yanaşmamakta; bunu kesin bir gerçek olarak kabul etmektedirler. Bu mektubun sağlam ve güvenilir olarak kabul edilmesi, Yeni Antlaşma’nın diğer kitaplarının bu şekilde kabul edilmesinden daha ciddi sorunlar ortaya çıkarsa da, bunlar ileri sürüldüğü kadar güçlü değildirler.

 Dışsal Kanıtlar: Polikarp, Ignatius ve Irenaeus’un İncil üzerinde yapmış oldukları genel açıklamalar, 2.Petrus için kesin bir tanımlama olarak kullanılamazlar. Bununla birlikte, eğer Yahuda’nın Mektubu, ilk dönem inanlı topluluklarının öğrettiği gibi 2.Petrus’tan sonra geliyorsa, o zaman Yahuda’nın Mektubu’nda 2.Petrus’un güvenilirliğiyle ilgili birinci yüzyıldan kalma güvenilir bir tanıklık bulunduğunu söyleyebiliriz (Yahuda’nın Mektubu’nun önsözüne bkz.). Alman uzman Zahn, bu konuda başka bir tanıklığa gerek olmadığını söyler. Yahuda’dan sonra Origen de, 2.Petrus’tan alıntı yapan ilk kişidir. Origen’den sonra (İmparator Diokletian’ın hükümranlığı döneminde öldürülen) Olimpus’lu Metodyus ve Sezariyeli Fumilyan da bu mektuptan çeşitli alıntılar yapmışlardır. Eusebius, kendisinin birtakım kuşkularının bulunduğunu söylüyorsa da, 2.Petrus Mektubu’nun Mesih inanlılarının çoğunluğunca kabul edilmiş olduğunu onaylamaktadır.

Muratoryan Kanon’u (Tanrısal vahiy sayılan yazılar listesi), içerisinde 2.Petrus’u bulundurmaz. Ama aynı zamanda 1.Petrus’u da bulundurmamaktadır. Muratoryan Kanon’u Yeni Antlaşma kitaplarının hepsini değil, sadece bir kısmını içermektedir. Yerom, 2.Petrus’un güvenilirliğiyle ilgili kuşkulardan haberdar olduğu halde, mektubu Athanasius ve Augustine gibi önde gelen kilise babalarıyla birlikte sağlam ve gerçek bir belge olarak kabul etmiştir. Bütün Hıristiyan kilisesi de, reform dönemine kadar bu aynı görüşü izlemiştir.

2.Petrus Mektubu, dışsal kanıt açısından diğer kitaplardan niçin daha zayıf bir destek görmektedir? İlk olarak bu mektup kısadır. Öyle anlaşılıyor ki, çok sayıda çoğaltılıp dağıtılmamıştır ve içerdiği konuların çoğunda diğerlerinden benzersiz özelliklere sahip değildir. Diğer yazılara benzemeyen özgün anlatımlarının az oluşu, belki de mektubun niçin desteklenmediğine ışık tutabilir: Çünkü gerçek Mesih inancından sapan kimseler tarafından yazılan kitaplar, her zaman elçilerin öğretişleriyle çelişen ya da bu öğretişleri garip bir şekilde tamamlayan ek öğretişler getirmişlerdir. Birinci yüzyılda 2.Petrus Mektubu’yla ilgili bu denli kuşkunun ortaya çıkması belki de sırf bu yüzdendi. Nitekim o dönemlerde, “Petrus’un Vahyi” adlı kitap gibi çeşitli Gnostik öğretişleri desteklemek amacıyla başlarında Petrus adının kullanıldığı birkaç “pseudepigrapha” (sahte yazılar) kitap bulunmaktaydı.

Son olarak, 2.Petrus Mektubu’nun bazı kimseler tarafından sorguya çekilen birkaç kitaptan (antilegomena) biri olduğunu ve inanlı topluluklar tarafından da sahte ve geçersiz bir kitap olarak kabul edilmediğini bilmemizde büyük yarar vardır.

İçsel Kanıtlar: Mektubun Petrus tarafından yazıldığını kabul etmeyenler, buna gerekçe olarak 1. ve 2.Petrus arasındaki üslup farklılıklarını göstermektedirler. Yerom, bunun Petrus’un mektubunu başka bir kâtibe yazdırmış olmasından kaynaklanmış olabileceğini söyler. Bu mektupların her ikisinde de, Petrus’un Elçilerin İşleri’nde yer alan öğretişleri ve yaşamındaki birtakım olaylarla uyum içinde olan sözcükler kullanılmaktadır.

Petrus’un geçmişte yaşadığı olaylarla ilgili anlatımlar, bu mektubun kim tarafından yazıldığına ilişkin öne sürülen geleneksel görüşlere hem karşı, hem de taraftar olarak kullanılmıştır. Mektubun Petrus tarafından yazıldığını kabul etmeyenler, mektupta Petrus’la ilgili daha çok dolaylı referansın bulunması gerektiğini; bazıları da bu referansların mektupta ancak bir sahtekârın düşünebileceği kadar çok sayıda olduklarını söylemektedir. Peki, böyle bir sahtekârlığa niçin gerek duyulsun? Mektubun güvenilirliğini reddedenler kuram üretmede çok yaratıcı olabiliyorlarsa da, bugüne kadar onların doyurucu herhangi bir kuramıyla karşılaşmış değiliz!

Ama mektubu inceledikçe, bunun gerçekten de Petrus tarafından yazılmış olduğunu kanıtlayan birkaç kanıtla karşılaşacağız. Bu kanıtları şöyle sıralayabiliriz:

  • Yazar birinci bölüm 3’üncü ayette, inanlıların Rab’bin kendi yüceliği ve erdemiyle çağrılmış olduklarını yazmaktadır. Bu ayet bizi, Rab’bin yüceliğinin Petrus’u doldurduğu ve Petrus’un, “Ya Rab, benden uzak dur, ben günahlı bir adamım” dediği Luka 5:8’de anlatılan olaya götürmektedir.
  • Yazarın, okuyucularının tökezlenip düşmemeleri için birtakım önerilerde bulunduğunu görünce (1:5-10), hemen aklımıza Petrus’un imandan düşüşü ve bunun ona getirdiği üzüntü gelmektedir.
  • Birinci bölümün 14’üncü ayeti önemli bir ayettir. Bu ayette yazarın öleceğinin Rab İsa Mesih tarafından yazarın kendisine önceden söylenmiş olduğunu görmekteyiz. Bu anlatım, İsa’nın Petrus’a, ihtiyarladığı bir zaman öleceğini açıklamış olduğu yer olan Yuhanna 21:18-19’daki anlatımla mükemmel bir uyum içindedir.
  • Birinci bölümün 13-15’inci ayetlerinde geçen “beden” (çadır) ve “ayrılış” (çıkış) sözcüklerinin her ikisi de İsa’nın dağ üzerinde görünümünün değiştiği olayın anlatımında Luka tarafından aynen kullanılmaktadır (Luk.9:31-33).
  • Bu mektubun Petrus tarafından yazıldığına inanmamızı gerektirecek en etkili kanıtlardan biri, 1:16-18’de anlatılan İsa’nın görünümünün değişmesi olayıdır. Yazar, olayın meydana geldiği kutsal dağda, fiziksel olarak İsa’yla birlikte bulunmuştu. Yani yazar ya Yakup ya Yuhanna ya da Petrus olmalıdır (Mat.17:1). Ama biz bu noktada yine mektubun kendi iddiasına geri dönelim. Mektup, kendisinin Yakup ya da Yuhanna tarafından değil, Petrus tarafından yazıldığını iddia etmektedir (1:1).
  • İkinci bölümün 14 ve 18’inci ayetlerinde, “ayartmak” sözcüğüyle karşılaşmaktayız. Bu sözcük Grekçe’deki deleagē sözcüğünün Türkçe’deki karşılığıdır ve “yemle tutmak” anlamına gelmektedir. Bunlar bir balıkçının söz dağarcığından çıkabilecek terimlerdir ve bu nedenle de Petrus’un kullanmış olması gayet doğal ve uygundur.
  • Yazar üçüncü bölüm 1’inci ayette bir önceki mektuptan, büyük bir olasılıkla da Petrus’un Birinci Mektubu’ndan söz etmektedir. 3:15’te de, oldukça kişisel bir biçimde Pavlus’tan söz etmektedir ki, bir elçinin bunu yapması gayet doğal ve uygundur.
  • Aklımıza Petrus’un edindiği deneyimleri getiren son bir söz de 3:17’de yer almaktadır: “Kararlılığınızdan sapmamak…” Burada geçen “kararlılık” sözcüğü, İsa’nın Luka 22:32’de kullandığı sözcükle aynı kökten türemiş bir sözcüktür: “Geri döndüğün zaman kardeşlerini güçlendir.” Bu aynı sözcük, 1.Petrus 5:10 ile 2.Petrus 1:12’de “pekiştirmek” olarak kullanılmıştır.
  • Son olarak, mektubun Petrus’un kaleminden ortaya çıkmış bir eser olduğuna karşı yöneltilen saldırılar, 2.Petrus Mektubu’nun da 1. ve 2. Timoteos ile Titus mektupları gibi gerçek Mesih inancından sapanlara karşı yazılmış olmasından dolayı ortaya çıkmış olabilir.

Mektubu daha yakından inceledikçe, Elçi Petrus’la ilişkili diğer içsel kanıtlarla da karşılaşabiliriz. Ama burada asıl önemli olan şey, mektubu inceleyerek Rab’bin bize bu mektup aracılığıyla neler söylemek istediğini anlamaktır.

III. TARİH

2.Petrus Mektubu’nun hangi tarihte yazıldığı, açıkça mektubun güvenilirliğine bağlı bulunmaktadır. Bunun sahte bir eser olduğuna inananlar, tarih olarak ikinci yüzyılın ortalarını seçerler. Kilisenin 2.Petrus Mektubu’nu hem tarihsel, hem de ruhsal açıdan Kanon’a ait bir kitap olarak kabul etmiş olduğu sonucuna vardığımızdan, bu tarihin Petrus’un ölümünden kısa bir zaman önce (yani, İ.S. 67 ya da 68 yılları) olduğunu söyleyebiliriz.

IV. ÖN OLAYLAR VE KONULAR

İki temel konu –peygamberlik sözü (1:19-21) ve sefahat (2.bölüm)– Petrus’un 2. Mektubu’nda açıkça görülmektedir. Elçi Petrus, insanları kötü ve şehvet düşkünü bir hayat yaşamaya yöneltmek için “yıkıcı öğretişler” getirecek olan sahte öğretmenleri ufukta çoktan görmüştü. Bunlar, gelecek olan yargıyı alaya alan insanlardı (3:1-7). Petrus’un zamanında, ileride diye beklenen şeyler, Yahuda’nın Mektubu’nda (4’üncü ayet) gerçekleşmiş görünmektedir. Hıristiyanlık dünyası, Konstantin ve sonraki imparatorların Mesih inancını devletin resmî dini yapıp kurumlaştırmasından sonra, imansızlar gibi dünyaya yerleşmiş, bunun doğal bir sonucu olarak da Mesih’in gelişine olan özlemini yitirmiştir. Böylece birçok kilisenin ahlâkı da bozulmuştur. Aynı durumu ne yazık ki günümüzde de görmekteyiz. Gelecekte olacakların gerçekleriyle ilgili geçtiğimiz yüzyılda yaşanan uyanış, gücünü günümüzde birçok kesimde yitirmektedir. Hıristiyan kiliselerinin çoğunda gözlenen gevşek yaşam, Petrus’un Hıristiyanlık tarihinin her döneminde çok gerekli görülen gerçekleri gerçekten de göksel esin yoluyla yazmış olduğunu göstermektedir.

 

ANA HATLAR
    Bölüm
I. SELAMLAMA 1:1-2
II. GÜÇLÜ İNANLI KARAKTERİNİ GELİŞTİRME ÇAĞRISI 1:3-21
III. YANLIŞ ÖĞRETİ YAYANLARIN ÖNCEDEN BİLDİRİLMESİ 2
IV. ALAYCILARIN ÖNCEDEN BİLDİRİLMESİ 3

1. E.G. Homrighausen, “The Second Epistle of Peter,” Exposition, IB, XII, 1957, sf.166.