2 Selanikliler 2

III. RAB’BİN GÜNÜ KONUSU (2:1-12)

A. Sarsılmamaya İlişkin Çağrı (2:1-2)

2:1   Pavlus şimdi, Rab’bin günü ve Rab İsa Mesih’in gelişi konusunda imanlıların kafalarını kurcalayan bir yanlışlığı düzeltmeyi gerekli görür. İmanlılar o kadar çok sıkıntı çekiyorlardı ki, daha şimdiden Rab’bin gününün ilk aşamasında, yani büyük sıkıntı döneminde olduklarını sanmaları pek zor değildi. Elçinin bizzat Rab’bin gününün gelmiş olduğunu öğrettiği dedikoduları da her yere yayılmıştı! Dolayısıyla doğruları anlatması gerekiyordu.

Birinci ayette Pavlus’un kullandığı bir sözcük önemli bir soruyu gündeme getirir: “Üzere” (Grekçesi huper). Acaba Pavlus imanlılara, Rabbimiz’in gelişiyle “ilgili” olarak mı ricada bulunuyor, yoksa “aracılığıyla” mı? Eğer birincisi doğruysa, o zaman bu bölüm, ardından gelen ayetlerin Rab’bin günü ile ilgili olması dolayısıyla, Rab’bin günü ile Mesih’in ikinci gelişinin aynı olay olduğunu öğretmektedir. Eğer ikincisi doğruysa, Pavlus onlara ilk önce Mesih’in ikinci gelişinin söz konusu olacağı gerçeğine dayanarak ricada bulunmaktadır ki, bu durumda da onların Rab’bin gününde olduklarını düşünmemeleri gerekir. Bu konu biraz tartışmalıdır. İkinci görüşün doğru olduğunu düşünen William Kelly ile aynı görüşteyiz:

Rab’bin gelişi ile ilgili duyulan rahatlama, yanlış bir şekilde Rab’bin gününün gelmiş olduğunu söyleyenlerin yarattığı huzursuzluğu gidermede bir yol olarak kullanılmış oldu.1

Bizce Pavlus şunu demek istemişti: “Mesih’in ikinci gelişi temeline dayanarak sizden, Rab’bin gününde olduğunuzu düşünüp korkuya kapılmamanızı rica ediyorum. İlk önce ikinci geliş olayı gerçekleşmelidir. O sırada siz göğe alınacaksınız ve Rab’bin gününün korkunç olaylarından etkilenmeyeceksiniz.”

Rabbimiz İsa Mesih’in gelişine ve O’nunla birlikte olmak üzere toplanmamıza ifadesi açıkça, Mesih’in ikinci gelişine göndermede bulunmaktadır. Bu, O’nu havada karşılamak üzere toplanacağımız zamandır.

2:2   Rab’bin günü ile Mesih’in ikinci gelişinin aynı şey olmadığı açıkça anlaşılmış olsa gerek. Selanikliler, Rab’bin gelmiş olduğu korkusu içinde değillerdi, çünkü O’nun gelmediğini biliyorlardı. Ancak Rab’bin gününün başlamış olduğunu düşündüklerinden korkuyorlardı. Çektikleri sıkıntılar onların, Rab’bin gününün ilk aşaması olan büyük sıkıntı dönemine girdiklerini düşünmelerine yol açıyordu.

Pavlus’un, bizzat Rab’bin gününün gelmiş olduğunu söylediği dedikoduları dolaşıyordu. Dedikoduların çoğu gibi bunlar da çarpıtılmış sözlerdi. Bazılarına göre Pavlus büyük sıkıntının başlamış olduğunu öğretip duruyordu. “Bizden gelmiş gibi gösterilen bir mektup”, Pavlus’un Rab’bin gününün başladığını anlattığı iddia edilen, genellikle de sahte olan bir mektuba işaret eder. Bizden gelmiş gibi ifadesi büyük olasılıkla ruh, söz ve mektubu kapsamaktadır.

El yazmalarına sıkı sıkıya sadık bazı çevirilere göre imanlılar, Rab’bin gününün geldiğinden korkuyorlardı. Rab’bin günü ve benzeri ifadeler genellikle, Mesih’in ikinci gelişine ve yargı kürsüsüne işaret eder (1Ko.1:8; 1Ko.5:5; 2Ko.1:14; Flp.1:6-10; Flp.2:16-16).

Selanikliler ise Rab’bin gününün çok yakın olduğu korkusu içinde değillerdi. Bu, acılardan kurtulma anlamına gelebilirdi. Sıkıntı öncesi (pre-tribulation) görüşünü savunanların çoğu şu metni tercih eder: “Şimdi Rab’bin günü mevcuttur.”2 Pavlus’un okuyucuları, Tanrı’nın gazap gününün başladığı korkusu içindeydi.

B. Yasa Tanımaz Adam (2:3-12)

2:3   Elçi şimdi onların neden o günde olmadıklarını açıklıyor. İlk olarak bazı olayların olması gerekiyordu. Bu olaylar da Mesih’in ikinci gelişinden sonra görülmeye başlanacaktı.

İlk önce imandan dönüş başlayacaktır.3 Bunun anlamı nedir? Herhalde bu, çok sayıda kişinin Hıristiyan inancını reddedip terk etmesi anlamına gelmektedir.

Ardından birisi ortaya çıkacaktır. Bu, günah ve başkaldırıyı kendinde barındıran yasa tanımaz adam olacaktır.4 Ancak sonunda da yargılanacak ve mahvolacaktır.

Kutsal Kitap’ta, büyük sıkıntı döneminde ortaya çıkacak kişilerle ilgili çok sayıda tanım olduğundan, hangilerinin aynı kişiden söz ettiğini bilmek güçtür. Bazı yorumcular, yasa tanımaz adamın Yahudi bir Mesih karşıtı olacağı görüşündedir. Bazıları onun, tekrar ortaya çıkacak olan Roma İmparatorluğu’nun Yahudi olmayan başkanı olacağı düşüncesini taşır. Aşağıda son zamanlarda belirecek bazı yöneticilerin nitelikleri verilmiştir:

  • Mahvolacak olan yasa tanımaz adam (2Se.2:3).
  • Mesih karşıtı (1Yu.2:18).
  • Küçük boynuz (Dan.7:8; 24b-26).
  • Sert yüzlü kral (Dan.8:23-25).
  • Gelecek hükümdar (Dan.9:26).
  • Dilediğine göre yapan kral (Dan.11:36).
  • Değersiz çoban (Zek.11:17).
  • Denizden çıkan canavar (Va.13:1-10).
  • Yerden çıkan canavar (Va.13:11-17).
  • Yedi başlı, on boynuzlu kırmızı canavar (Va.17:4; 17:8-14).
  • Kuzey kralı (Dan.11:6).
  • Güney kralı (Dan.11:40).
  • Sahte peygamber (Va.19:20; 20:10).
  • Magog diyarından Gog (Hez.38:2; 39:11) (Vahiy 20:8’de geçen 1000 yılın sonunda gelecek olan Gog ile karıştırılmamalı).
  • Kendi adına gelen (Yu.5:43).

Yüzyıllarca yasa tanımaz adam ile ilgili merak uyandırıcı birçok tanım yapılmıştır. Yasa tanımaz adamın; Roma Katolik Kilisesi, Papa, Roma İmparatorluğu, Hıristiyanlığın sapmış bir şekli, beden almış Yahuda, Neron, Yahudi Devleti, Luther, Napolyon, Musolini ve Şeytan’ın beden almış şekli olduğu ileri sürülmüştür.

2:4   O kişi her türlü tanrısal tapınmaya karşı çıkıp Yeruşalim’de Tanrı’nın Tapınağı’nda oturup kendisini Tanrı ilan edecektir. Bu tanım onun, Mesih’e karşı gelip O’nun yerine geçmeyi isteyen Mesih karşıtı olduğunu gösterir.5

Daniel 9:27 ve Matta 24:15, Mesih karşıtının bu kötü davranışının büyük sıkıntı döneminin ortasına denk geldiğini belirtirler. Ona tapınmayı reddedenlerin çoğu zulüm görecek ve şehit edilecektir.

2:5   Pavlus bunları Selanikliler’e, onların yanındayken anlatmıştı. Ancak o sırada, çekmekte oldukları sıkıntıları iyi bir şekilde tanımlayan bir öğretişe maruz kaldıklarından, elçinin kendilerine söylediklerini unutmuşlardı. Biz de unutmaya eğilimli olduğumuzdan, iman gerçeklerinin sürekli olarak bize hatırlatılmasına ihtiyacımız vardır.

2:6   Bir gün açıkça ortaya çıkacak olan yasa tanımaz adamı, o zaman gelinceye dek, neyin engellediğini biliyorlardı.

Bu bizi, bu bölümün yanıtlanmamış ve önemli üçüncü sorusuna getirir. İlki, “yasa tanımama nedir?” idi. İkincisi, “yasa tanımaz adam kimdir?” Üçüncüsü de, “engel olan nedir ya da kimdir?”

Altıncı ayetin ilk bölümünden engel olanın bir kişi olmadığı anlaşılır; neyin engellediğini biliyorsunuz. Ancak 7’nci ayette engel olandan bir kişi olarak söz edilir.6

E.W. Rogers bunu şöyle açıklar:

Bu birisi ya da bir şey, bilerek ve planlı bir şekilde, yasa tanımaz adamın kendi uygun zamanında ortaya çıkmasını kontrolü altında tutmaktadır.

Bu engelleyicinin kimliği konusunda ileri sürülen görüşlerden yedisi şunlardır:

  1. Roma İmparatorluğu
  2. Yahudi Devleti
  3. Şeytan
  4. İnsani hükümetlerdeki yasa ve düzen ilkesi
  5. Tanrı
  6. Kutsal Ruh
  7. Kutsal Ruh’un bulunduğu gerçek imanlılar topluluğu.

Kutsal Ruh’un bulunduğu topluluk ve oradaki her bir imanlı, bu engelleyicinin tanımına diğerlerine göre daha iyi bir şekilde uymaktadır. Engelleyiciden bir şey ya da birisi şeklinde söz edildiği gibi, Ruh’tan da Yuhanna 14:26; 15:26; 16:8, 13,14’de hem nötr (Kutsal Ruh), hem de eril (O) şeklinde söz edilmektedir.7 Kutsal Ruh’tan da, Yaratılış 6:3’de bile kötülüğün engelleyicisi olarak söz edilir. O’nun daha sonra da Yeşaya 59:19b; Yuhanna 16:7-11 ve 1.Yuhanna 4:4’de aynı rolde olduğu görülür.

İmanlıların yeryüzünün tuzu (Mat.5:13) ve dünyanın ışığı (Mat.5:14) olmalarını sağlayan Kutsal Ruh’tur. Tuz koruyucu bir madde olduğu kadar bozulmanın yayılmasına da engel olur. Işık ise, insanların her türlü kötü işlerini yaptıkları karanlığı dağıtır (Yu.3:19). Kutsal Ruh sonsuza dek imanlılar topluluğunda (1Ko. 3:16) ve imanlının yüreğinde (1Ko.6:19) yaşamak üzere dünyayı terk ettiğinde, yasasızlık engeli de ortadan kalkmış olacaktır.

2:7   Pavlus yazarken bile yasa tanımazlığın gizli gücü etkindi. Bundan, Tanrı’ya, korkunç bir itaatsizlik ruhunun gizlice hüküm sürmekte olduğunu anlıyoruz. Bu gizli güç iş başındaydı, ama onun ne olduğu henüz tam olarak bilinmiyordu.

Bu gücün tam olarak belirginleşmesine engel olan neydi? Biz bunun, toplulukta ve her imanlıda yerleşmiş bulunan Kutsal Ruh’un varlığı olduğuna inanıyoruz. Engelleyici ortadan kaldırılıncaya dek, yani Mesih’in ikinci gelişine kadar da, görevini sürdürecektir.

Burada bir itiraz söz konusu olabilir. Kutsal Ruh dünyadan nasıl kaldırılabilir? Tanrısal birliğin üç varlığından biri olarak her zaman her yerde bulunmayacak mı? Öyleyse nasıl dünyayı terk edecek?

Elbette Kutsal Ruh her yerde mevcuttur. Bir anda ve aynı anda her yerdedir. Ancak Pentikost Günü yeryüzüne geldiğinde değişik bir durum söz konusuydu. İsa, sık sık kendisinin ve Baba’nın, Ruh’u göndereceğini vaat etmişti (Yu. 14:16,26; 15:26; 16:7). Öyleyse Ruh nasıl geldi? O, toplulukta ve her bir imanlıda sürekli yaşamak üzere geldi. Pentikost Günü’ne dek Ruh imanlılarla birlikteydi, ancak Pentikost’tan sonra onlarda yerleşmiştir (Yu.14:17). Pentikost Günü’ne dek Ruh’un imanlılardan ayrılması söz konusu olabiliyordu. Davut da duasında şöyle diyordu: “Kutsal Ruhun’u benden alma” (Mez.51:11). Pentikost’tan sonra ise Kutsal Ruh sonsuza dek imanlılarla birliktedir (Yu.14:16).

Bizce Kutsal Ruh, Pentikost’taki gelişine benzer şekilde dünyadan ayrılacaktır. O yine dünyada bulunup insanlara günahını ve Mesih’teki kurtuluşu gösterecektir. İkinci gelişteki ayrılışı, büyük sıkıntı döneminde kimsenin kurtuluşa kavuşmayacağı anlamına gelmez. Elbette kurtulacaklar. Ancak bu kişiler imanlılar topluluğunun üyeleri değil, Mesih’in yüce egemenliğinin bireyleri olacaklardır.

2:8   İmanlılar göğe alındıktan sonra yasa tanımaz adam ortaya çıkacaktır. Elçi bu ayette, Mesih karşıtının yapacaklarını atlayıp onun sonunu anlatıyor. Buradan, onun ortaya çıkar çıkmaz yok edileceği gibi bir anlam çıkarılabilir. Ancak gerçekte öyle değildir. Onun, Mesih’in egemenlik sürmeye geldiğinde yok edilmesinden önce, 9-12’nci ayetlerde belirtilen kötülükleri yapmasına izin verilir.

Eğer yasa tanımaz adamın, Mesih’in ikinci gelişinden sonra ortaya çıkacağı ve İnsanoğlu’nun gelişine dek varlığını sürdüreceği doğruysa, o zaman kötü işlerini, büyük sıkıntı dönemi boyunca, yani yedi yıl sürdürecek demektir.

Rab İsa onu ağzından çıkan solukla öldürecek ve gelişiyle yok edecektir (Yşa.11:4 ve Va.19:15 ile karşılaştırın). Mesih’in bir sözü ve görünüşünün (parousia) parlaklığı (Grekçe epiphaneia), bu kızgın sahtekarın düzenini sonlandırmaya yeterlidir.

Daha önce de açıklandığı gibi, Mesih’in gelişinin görünüşü, tahta oturup 1000 yıl süreyle egemenlik sürmek üzere yeryüzüne geldiği zaman söz konusu olacaktır.

2:9   Yasa tanımaz adam Şeytan’ın etkinliğiyle gelecek. Gücünü Şeytan’dan alacağından işleri de Şeytan’ınkilere benzeyecektir. Çeşitli mucizeler, yanıltıcı belirtileri olan harikalar sergileyecektir.

Burada da belirtildiği gibi tüm mucizelerin Tanrı’ya ait olmadığına dikkat edin. Şeytan ve onun elçileri de mucize yapabilir. Yasa tanımaz adam da yapacak (Va.13:13-15).

Mucize doğaüstü bir güce işaret eder, ancak bu gücün mutlaka tanrısal olması gerekmez. Rabbimiz’in mucizeleri O’nun vaat edilen Mesih olduğunu kanıtlar. Ama bunun nedeni sadece o mucizelerin doğaüstü oluşu değil, belli peygamberlikleri yerine getirmesi ve Şeytan’ın da onları kendi amacına zarar vermeden yapamayacak kadar yüksek bir ahlâki öğe taşımalarındandır.

2:10   Mesih karşıtı, lütuf çağı boyunca Müjde’yi işitmiş, ancak gerçeği sevmeye yanaşmamıştır. Mahvolmakta olan kişileri aldatmak için her türlü kötü yolu acımasızca kullanacaktır. İnansalar kurtulabilirlerdi. Ancak Mesih karşıtının mucizelerine kanıyorlar.

2:11   Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderecek. Yalan elbette Mesih karşıtının Tanrılık iddiasıdır. Bu kişiler Rab İsa’yı Tanrı’nın beden almış şekli olarak kabul etmeyi reddettiler. O yeryüzündeyken insanları şöyle uyarmıştı: “Ben Babam’ın adına geldim, ama beni kabul etmiyorsunuz. Oysa başka birisi kendi adına gelirse, onu kabul edeceksiniz” (Yu.5:43). İşte şimdi kendi adına gelip Tanrıymış gibi tapınılma bekleyen yasa tanımaz adamı kabul ediyorlar. “Reddedilen ışık, inkâr edilen ışıktır.” Eğer birisi yüreğine bir put koyup ona taparsa, Tanrı da o kişiyi o puta göre yanıtlayacaktır (Hez.14:4).

Mesih karşıtı büyük olasılıkla bir Yahudi olacaktır (Hez.28:9-10; Dan.11:37-38). Yahudiler, Mesih olduğunu söyleyen, ama Davut’un ve Yahuda’nın soyundan gelmeyen birine kanmazlar.

2:12   Bu ayetten anlaşıldığına göre, bu lütuf çağında Müjde’yi duydukları halde Mesih’e iman etmeyenlerin, ikinci gelişten sonra kurtulmak için başka bir fırsatları olmayacaktır. Rab İsa’ya şimdi inanmayanlar o zaman Mesih karşıtına inanacaklar. Burada gerçeğe inanmayıp kötülükten zevk alanların hepsinin yargılanacağı belirtiliyor. Bu da Luka 14:24’ü akla getirir: “Size şunu söyleyeyim, ilk çağrılan o adamlardan hiçbiri benim yemeğimden tatmayacaktır.”

Birçok kişinin büyük sıkıntı döneminde kurtulacağını biliyoruz. Örneğin 144.000 Yahudi kurtuluş bulup Tanrı’nın elçileri olacak ve egemenliğin Müjdesi’ni tüm dünyada vaaz edeceklerdir. Onların sayesinde birçok insan daha kurtuluş bulacaktır. Ancak bunlar büyük olasılıkla, şimdiki çağda İncil’i açık bir şekilde duymamış ve Kurtarıcı’yı bilerek reddetmemiş olanlar olacaktır.

IV. ŞÜKRAN VE DUA (2:13-17)

A. Pavlus’un İmanlıların Kurtuluşuna Şükretmesi (2:13-14)

2:13   Pavlus ilk on iki ayette, Mesih karşıtının ve izleyicilerinin sonunun nasıl olacağını açıklamıştı. Şimdiyse Selanikli imanlılara geçip onların seçilişini ve sonunu birbiriyle karşılaştırıyor. Rab’bin sevdiği bu kardeşler için Tanrı’ya şükranlarını sunuyor ve geçmişten geleceğe kurtuluşlarının bir özetini veriyor.

Tanrı sizi seçti. Kutsal Kitap Tanrı’nın bazı kişileri kurtuluş için seçtiğini açıkça öğretmekle birlikte, hiçbir zaman bazılarını da mahvolmak için seçtiğini öğretmez. İnsanlar bile bile kendilerine kötülük etmiştir. Tanrı araya girmeseydi hepimiz mahvolacaktık. Tanrı’nın bazı kişileri kurtulmak üzere seçmeye hakkı var mıdır? O’nun asıl arzusu herkesin kurtuluşa kavuşmasıdır (1Ti.2:4; 2Pe.3:9). Bununla birlikte Kutsal Kitap “evrensellik”, yani sonuçta herkesin kurtulacağı öğretisini taşımaz.

Başlangıçtan. Bu iki şekilde anlaşılabilir. Birincisi, Tanrı’nın dünyanın kuruluşundan önce seçimini yaptığını belirtiyor olabilir (Ef.1:4). İkincisi ise, erken dönemde kurtuluş bulan Selanikliler’in, kurtulacak milyonlarca insan arasında, Tanrı tarafından seçilmiş “ilk ürünler” olacağı düşüncesidir.

Kurtulmanız için. Bu, önceki ayetlere karşıtlık oluşturur. İmanlılar kurtuluş için seçilmişken, inanmayanlar inançsızlıkları yüzünden sonsuz yıkıma uğrayacaklar.

Ruh’un aracılığıyla kutsal kılınıp. Burada Kutsal Ruh’un iman etmeden önceki işiyle karşılaşıyoruz. O bireyleri Tanrı için dünyadan ayırır, günahlarını kendilerine gösterir ve Mesih’e yöneltir. Birisi şöyle demiştir: “Mesih için olmasaydı, şölen de olmazdı; Kutsal Ruh için olmasaydı, konuklar da olmazdı!”

Gerçeğe inanarak. Kurtuluşta ilk önce Tanrı’nın rolü sonra da sizin rolünüz söz konusudur. Her ikisi de gereklidir. Bazıları bunun yalnızca Tanrı’nın seçimine bağlı olduğunu düşünüp insanın bu konuda hiçbir şey yapamayacağını öne sürer. Bazıları ise insanın rolünü fazlaca önemseyip Tanrı’nın seçimini gözardı eder. Gerçek her iki uçta gizlidir. Hem Tanrı’nın seçimi, hem de insanın sorumluluğu Kutsal Kitap’ın öğretişlerindendir ve anlamak güç olsa bile, her ikisine de inanıp birlikte öğretmek en iyisidir.

2:14   Bildirdiğimiz Müjde’yle sizi bu kurtuluşa çağırdı. Tanrı bizi sonsuz kurtuluş için seçti. Uygun zamanda bizi çağırdı. Bu çağrı, birinin gerçeğe iman ettiğine ilişkin ana göndermede bulunur. Bildirdiğimiz Müjde, başka iyi müjdelerin de olduğu anlamına gelmez. Çok sayıda, birbirinden farklı dinleyiciler ve vaizler varsa da tek bir Müjde vardır. Pavlus’un sözünü ettiği, kendisinin de duyurduğu Tanrı’nın müjdesidir.

Rabbimiz İsa Mesih’in yüceliğine kavuşmanız için. Elçi burada bir delikten geleceğe bakıyor ve kurtuluşun sonucunu, yani sonsuza dek Mesih’le birlikte olmayı görüyor.

J.N. Darby bunu şu güzel sözlerle dile getirir:

Doğru mu? Oğlun gibi mi olacağım?
Bu mu benim için O’nun kazandığı lütuf?
Görkemli Baba, tüm hikmeti aşan hikmet!
Yücelik içinde O’nun benzerliğine getirilmek!

Dolayısıyla 13 ve 14’üncü ayetlerde, “minyatür bir teoloji sistemi”, yani Tanrı’nın kendi inananları için olan amaçlarının harika bir özeti verilmektedir. Bize, “tanrısal seçime dayanan, tanrısal güçle etkin hale gelen, tanrısal bildiri ile işlerlik kazanmış ve tanrısal yücelik içinde mükemmel hale gelecek olan bu kurtuluşu” göstermiştir.

B. Pavlus’un İmanlıları Yüreklendiren Duası (2:15-17)

2:15   İmanlılara, harika çağrılarının ışığı altında, elçilerin bizzat ya da mektuplarla öğrettikleri öğretilere sımsıkı tutunmaları öğütlenir. Burada güvenilir kabul edilen tek öğretinin, elçilerin vahiy yoluyla almış olduklarına dikkat edin. İsa, yazıcıları ve Ferisileri gelenekleri uğruna Tanrı’nın sözünü geçersiz kılmakla suçlamıştı (Mat.15:6). Pavlus da Koleseliler’i insanların geleneğine karşı uyarmıştı (Kol.2:8). Sımsıkı tutunmamız gereken öğretiler, Kutsal Kitap’ta bize iletilmiş bulunan harika gerçeklerdir.

Bu ayet bazen, bazı kiliseler ya da din önderleri tarafından kendi geleneklerini, öğretilerini savunmak için kullanılmıştır. Ancak Tanrı’nın sözüne karşıt olan herhangi bir öğreti ya da gelenek değersiz ve tehlikelidir. Eğer insani gelenekler Kutsal Kitap ile eş değerde tutulursa, hangi geleneklerin doğru, hangi geleneklerin yanlış olduğuna kim karar verecek?

2:16   Elçi, mesajını imanlılara ilettikten sonra dua ediyor. Zaten çoğu zaman öğretişte bulunduktan sonra dua ederdi (1Se.5:23-24; 2Se.3:16). Dua, Rabbimiz İsa Mesih’e ve Babamız Tanrı’ya yöneliktir. Pavlus’un her ikisini birlikte anmasına alışkınız, ancak onun ilk önce Oğul’dan söz etmesi pek alışılmış değildir. Elbette onların birliğini ve tümüyle eşit olduklarını vurgulamaktadır. Grekçe’de çoğul olan özneyi (Mesih ve Tanrı) dört tekil fiil çekimi izler (sevdi, verdi, rahatlattı, pekiştirdi). Bu, Baba ile Oğul’un tek bir bütün oluşturduğunun göstergesi değil de nedir?

Tanrı’nın geçmişte yaptıkları bizim gelecek için de O’na güvenebilmemizi ve cesur olmamızı sağlar. O bizi sevdi ve lütfuyla bize sonsuz cesaret ve sağlam bir umut verdi. Bu da kuşkusuz Tanrı’nın sevgisinin en büyük dışavurumunu, yani Kendi Oğlu’nu bizim için sunuşunu hatırlatır. O’nun günah sorununu Golgota’da çözmüş olduğunu bildiğimizden, sonsuza dek sürecek bir esenliğe ve iyi bir gelecek umuduna sahibiz. Tüm bunlar O’nun harika lütfu sayesinde mümkün olmaktadır.

2:17   Tanrı sizi yüreklendirsin, her iyi eylem ve sözde pekiştirsin ifadesi bir duadır. Bu yalnızca sıkıntının ortasında teşvik vermekle kalmaz, mücadeleye devam etmek için güç de verir. Elçi “geri çekilme” diye bir şey bilmiyordu, biz de bilmemeliyiz.

Her iyi eylem ve söz ifadesine dikkat edin. Gerçeği dile getirmek yeterli değildir, onu yaşamımızda da göstermeliyiz. Öğretip vaaz ettiğimiz şeyleri bizzat yapmalıyız.

 

Kutsal Kitap

1 Rabbimiz İsa Mesih’in gelişine ve O’nunla birlikte olmak üzere toplanmamıza gelince: Kardeşler, size rica ediyoruz, Rab’bin gününün geldiğini ileri süren herhangi bir ruh, bir söz ya da bizden gelmiş gibi gösterilen bir mektup hemen aklınızı karıştırmasın, sizi telaşlandırmasın.
2 (SEE 1:1)
3 Hiç kimse hiçbir şekilde sizi aldatmasın. Çünkü imandan dönüş başlamadıkça, mahvolacak olan o yasa tanımaz adam ortaya çıkmadıkça o gün gelmeyecektir.
4 Bu adam, tanrı diye anılan ya da tapılan her şeye karşı gelerek kendini hepsinden yüce gösterecek, hatta kendisini Tanrı ilan ederek Tanrı’nın Tapınağı’nda oturacaktır.
5 Daha yanınızdayken bunları size söylediğimi hatırlamıyor musunuz?
6 Zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin engellediğini biliyorsunuz.
7 Evet, yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir; ama bu gücü şimdilik engelleyen ortadan kaldırılıncaya dek görevini sürdürecektir.
8 Sonra yasa tanımaz adam ortaya çıkacak. Rab İsa onu ağzının soluğuyla öldürecek, gelişinin görkemiyle yok edecek.
9 Yasa tanımaz adam, her türlü mucizede, yanıltıcı belirtilerle harikalarda ve mahvolanları aldatan her türlü kötülükte sergilenen Şeytan’ın etkinliğiyle gelecek. Mahvolanlar, gerçeği sevmeye ve böylece kurtulmaya yanaşmadıklarından mahvoluyorlar.
10 (SEE 1:9)
11 İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.
12 Öyle ki, gerçeğe inanmayan ve kötülükten hoşlananların hepsi yargılansın.
13 Ama biz, ey Rab’bin sevdiği kardeşler, sizler için her zaman Tanrı’ya şükran borçluyuz. Çünkü Tanrı, Ruh aracılığıyla kutsal kılınıp gerçeğe inanarak kurtulmanız için sizi ta başlangıçtan seçti.
14 Rabbimiz İsa Mesih’in yüceliğine kavuşmanız için, bildirdiğimiz Müjde’yle sizi bu kurtuluşa çağırdı.
15 Öyleyse dayanın, kardeşlerim! İster sözle ister mektupla, size ilettiğimiz öğretilere sımsıkı tutunun.
16 Rabbimiz İsa Mesih’in kendisi ve bizi sevip lütfuyla bize sonsuz cesaret ve sağlam bir umut veren Babamız Tanrı sizi yüreklendirsin, her iyi eylem ve sözde pekiştirsin.
17 (SEE 1:16)

1. William Kelly, Elements of Prophecy, sf.253

2. Rab (Kurios) önemli bir sözcüktür. Bazı uzmanlar “Rab’bin günü”nün, yasa ta-nımaz adam ortaya çıktığında başlayacak olan zulüm döneminin sonuna ilişkin bir referans olduğunu düşünür. Selanikliler’den bazıları yanlış bir şekilde bu sürecin baş-ladığını öğretiyorlardı. Pavlus bu dönemi, ikinci gelişten sonraki bir olayla bağlayarak, bu düşünceyi etkin bir şekilde çürütüyor.

3. J.Dwight Pentecost gibi bazı tanrıbilimciler apostasia’yı “ayrılış” olarak çevirir; bununla da ikinci gelişi kasteder.

4. “Günah” bazı metinlerde genelde kullanılan bir sözcüktür. “Yasa tanımazlık” ise daha önemli olan sözcüktür.

5. Grekçe’de bir edat olan anti’nin iki anlamı vardır: “Karşı olan” ve “yerine geçen.” Her iki anlam da Mesih karşıtına uygundur.

6. Grekçe’sinde 6’ncı ayetle hem nötr/yansız bir tanımlama sözcüğü, hem de ortaç bulunurken, 7’inci ayette bir eril tanımlama sözcüğü ile bir ortaç bulunur.

7. Kutsal Ruh’tan kesin gramer kuralları gereği nötr/yansız olarak söz edilir (pnevma sözcüğü nötrdür). Eril tanımlama sözcüğü ise kişiliği belirtirken kullanılır.