3 Yuhanna 1

YORUM

I. SELAMLAMA (1-4.ayetler)

1. ayet   Yuhanna kendisini, ikinci mektubunda da olduğu gibi, ihtiyar olarak tanıtıyor. Mektubu kendisini gerçekten sevdiği, sevgili Gayus’a hitaben yazmıştır. Bu kişinin Romalılar 16:23’deki ya da Elçilerin İşleri 20:4’deki Gayus olup olmadığını bilmesek de, bu birkaç ayetten onunla ilgili birçok şey öğreniyoruz. Öncelikle onun çok sevilen bir imanlı ve tüm yaşamıyla diğer imanlıların takdirini kazanmış biri olduğunu anlıyoruz.

2. ayet   Yuhanna onun sağlıklı ve gönenç içinde olması için dua ettiğine göre, Gayus’un sağlığı pek iyi olmasa gerek. Yuhanna, her bakımdan gönenç içinde olması için dua ettiğini söylerken, herhalde zenginlik ve maddi rahatlığı kastetmiyordu. Sağlıklı olmaktan kastettiği bedensel iyilik olmasa gerek.

Biz de bedensel durumumuzun ruhsal durumumuz gibi olmasını ister miyiz? Bedenlerimize canımızdan daha fazla özen göstermemiz üzücü bir gerçek değil mi? Bu nedenle F.B. Meyer iğneleyici bir tarzda şöyle der:

İkinci ayetteki dileği tüm arkadaşlarımız için dilememiz pek arzu edilmez, çünkü bedenlerinin canları gibi olması söz konusu olsaydı, aniden hastalanırlardı. 1

 İkinci ayet kendilerini “iman iyileştiricileri” olarak tanıtan bazılarının öğretişlerine açıkça ters düşmektedir. Bu kişiler, tüm hastalıkların yaşamdaki günahların sonucu olduğunu düşündüklerinden, birinin iyileşmemesinin imanındaki eksiklikten kaynaklandığını öne sürerler. Bu, Gayus’un durumunda kesinlikle doğru değildi. Onun ruhsal durumu iyi olmasına karşın, bedensel sağlığı iyi değildi. Bu da birinin bedensel durumuna bakılarak ruhsal durumunun anlaşılmayacağını gösterir.

3. ayet   Elçi, bazı kardeşlerin gelip, Gayus’un gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık etmelerine çok sevinmişti. Gerçeği içimizde taşımamız iyidir, ancak o gerçeği yaşamımızda göstermemiz daha da iyidir. Yalnızca gerçeğe sarılmamalı, onun da bizi sarmasına izin vermeliyiz. İnsanlar vaazı dinlemekten çok izlerler. Bu gerçekler çağında Tanrı için kutsal bir yaşamdan daha değerli bir şey yoktur.

4. ayet   Bu, Yuhanna için o kadar önemliydi ki, “Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz” dedi. Belki çoğumuz imanlı yaşamın en büyük sevincinin canlar kazanmak olduğunu düşünürüz. Elbette birçok insanın karanlığın egemenliğinden çıkıp Oğul’un ve sevgisinin egemenliğine girmeleri harikadır. Ancak, birinin iman ettikten sonra önceki yaşamına geri dönüşünün verdiği yürek acısını kim ölçebilir? Bu, domuzun yıkandıktan sonra çamura, köpeğin de kendi kusmuğuna dönmesi gibidir. Öte yandan insanın ruhsal çocuklarının Rab yolunda lütuftan lütfa ilerlediklerini görmek ne kadar heyecan vericidir. Bu da Rab’bin sözünü duyurduktan sonra kişilerin gelişimini izlemenin önemini vurgular.

II. İMANLI GAYUS (5-8.ayetler)

5. ayet   Gayus Müjde’yi duyurmaya gelenlere evinin kapısını açmaktan büyük mutluluk duyuyordu. Bu konukseverliğini yalnızca tanıdığı kişilere değil, yabancılara da gösteriyordu. 2 Yuhanna, onun görevine bağlılığını dile getirmektedir. Yeni Antlaşma’ya bakıldığında, konukseverliğin Tanrı’nın gözünde çok önemli olduğu anlaşılmaktadır. Rab’bin halkını ağırlamak, Rab’bin Kendisini ağırlamak gibidir (Mat.25:40). Yabancıları konuk ederek “bazıları bilmeden melekleri konuk ettiler” (İbr.13:2). Çoğu kişinin tanıklık edebileceği gibi, konukseverlik sonucu yemekler kutsal kutlamalara dönüşmüş (Luk.24:29-35), çocuklar imana gelmiş ve aileler Rab’be yaklaşmışlardır.

6. ayet   Bu ayette ödüllerin de işin içine girdiği görülmektedir. Gayus’un iyiliği tüm inanlılar topluluğunca biliniyordu. Ancak bunun da ötesinde, evini ve yüreğini her zaman başkalarına açmış birisi olarak, adı Tanrı’nın kutsal sözünde yer almıştır. Bununla da kalmayıp Gayus, Mesih’in yargı kürsüsünde tekrar ödüllendirilecektir, çünkü “bir peygamberi peygamber olduğu için kabul eden, peygambere yaraşan bir ödül olacaktır” (Mat.10:41). Ağırlamış olduğu tüm o vaizlerin ödülünü paylaşacaktır. Bu, Müjde’yi duyurmayanların anımsaması gereken iyi bir noktadır: Bir vaizin ödülünü, Rab’bi vaaz edenlere konukseverlik göstererek elde edebilirsiniz. Tanrı tüm iyiliklerin karşılığını verecektir! Tanrı kişinin yaptığı iyiliği ödüllendirir.

Şimdi de Yuhanna Gayus’a, onları Tanrı’ya yaraşır şekilde yardımlarıyla birlikte uğurlamasının iyi olacağını anımsatır. Uğurlama ile kastedilen yalnızca vedalaşma değil, gereksinimlerini karşılayarak göndermedir. Bu, Müjde’yi duyuran ve hizmet edenlerle kendi maddi varlıklarımızı paylaşma konusunda yüksek bir standart oluşturmaktadır.

7. ayet   Yuhanna’nın Gayus’tan bu gezici vaizlere yardım etmesini istemesinin özel bir nedeni vardı: Bu kişiler inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesih’in adı uğruna yola çıkmışlardı. Bu adamlar gereksinimlerinin karşılanması için yalnızca Rab’be güveniyorlardı. İnanmayanlardan yardım almıyorlardı. Alsalardı Efendileri’nin onlara bakamayacak kadar yoksul olduğu düşünülebilirdi. Aynı zamanda da kurtulmamış olanların da hata yapmalarına ve kendi doğruluklarına güvenmelerine yol açabilirdi. Bu, günümüzde Hıristiyan dünyasındaki para toplama yöntemlerine karşı da bir suçlamadır! Aynı zamanda bize, yaşayan Tanrı’ya iman edip gereksinimlerini yalnızca O’na bildiren Rab’bin hizmetkârlarına olan sorumluluklarımızı da anımsatmalıdır.

8. ayet   Bu nedenle, gerçek uğruna emektaşlar olmak için böylelerini desteklemeliyiz. Onları desteklemek, 3 elimizden gelen yardımı yapmak demektir. Bunu yapınca da gerçeğin yayılmasına yardım etmiş oluruz.

III. DİKTATÖR DİOTREFİS (9-11.ayetler)

9. ayet   Anlaşıldığı kadarıyla Yuhanna topluluğa bu konuda bir mektup yazmıştı. Ancak bu, kendini çok önemli gören Diotrefis tarafından engellenmişti. Diotrefis toplulukta bir diktatör gibiydi. Onun günahı, kendini beğenmesi ve önder olma hevesinden kaynaklanıyordu. Kendi hakkı olarak gördüğü şeyleri, topluluğun iyiliği için istiyormuş gibi gösterip kıskançlık yapıyordu. Diotrefis imanlılar topluluğunun başının Mesih olduğunu (eğer öğrendiyse), Kutsal Ruh’un da kilisede Mesih’in temsilcisi olduğunu unutmuştu. Tek başına kimsenin sorumluluk alma, karar verme, kabul etme ya da reddetme yetkisi yoktur. Tanrı bundan hoşlanmaz. Elbette Diotrefis gerçek uğruna mücadele ettiğini söyleyerek davranışlarını haklı çıkarmaya çalışıyordu. Ancak bu yalandı! Tanrı’ya sadık olduğunu belirtip elçiyi reddederek gerçeğe büyük bir zarar veriyordu. Yalnızca Yuhanna değil, diğer kardeşler de buna dahildi.

10. ayet   Diotrefis gerçek imanlıları reddetmekle kalmayıp onları kabul edenleri de topluluktan atıyordu. Delicesine güçlü olmaya çalışıyor, Tanrı’nın gerçek hizmetkârlarına da haksız suçlamalar yöneltiyordu. Yuhanna bu topluluğa yapacağı ziyarette yaptığı kötülükleri kendisine anımsatacaktı! Bu şekilde kendini baş ilan edenler, Tanrı sözünde açıkça sergilenmeye dayanamazlar. Onların güçlü kalmaları, gizli toplantılarla insanların kendilerinden korkmalarını ve çekinmelerini sağladıkları sürece mümkündür.

11. ayet   Gayus’a kötülükten uzaklaşıp iyiyi örnek alması öğütlenmektedir. İyi işler Tanrı’yla olan ilişkinin kanıtıdır. Elçi, böylece Diotrefis’in ruhsal durumunun kuşku doğurduğunu göstermektedir.

IV. SADIK İMANLI DİMİTRİOS (12.ayet)

Belki de bu mektubu taşıyan Dimitrios’tu. Herkesle birlikte gerçeğin kendisi, Dimitrios’un sahip olduğu değere tanıklık ediyordu. F.B. Hole şöyle der:

“Şunu unutmayın ki, o gerçeğe tanıklık etmedi, gerçek ona tanıklık etti. Dimitrios gerçeğin sınanması için ortaya atılmış bir ölçüt değildir. O, gerçekle sınanmıştı ve bu sınanmadan da başarıyla çıktı.” 4

V. ELÇİNİN PLANI VE KUTSAMA (13-14.ayetler)

Yuhanna bu mektuba da 2.mektubu gibi, tartışmayı yüz yüze gelecekleri zamana bırakarak son verir. Yuhanna’ya, bizi bu mektuplarla Hıristiyanlığın ilk günlerindeki yaşam hakkında aydınlattığı ve Tanrı’nın halkına modası geçmeyecek öğütler verdiği için çok şey borçluyuz. Yakında cennette yüz yüze görüşeceğiz ve o zaman kutsal esinlemelerin açıkça anlaşılamayan yönlerini de tümüyle kavrayacağız.

 

Kutsal Kitap

1 Ben ihtiyardan*, gerçekten sevdiğim sevgili Gayus’a selam!
2 Sevgili kardeşim, canın gönenç içinde olduğu gibi, her bakımdan sağlıklı ve gönenç içinde olman için dua ediyorum.
3 Bazı kardeşler gelip senin gerçeğe bağlı kaldığına, gerçeğin izinden yürüdüğüne tanıklık edince çok sevindim.
4 Benim için, çocuklarımın gerçeğin izinden yürüdüklerini duymaktan daha büyük bir sevinç olamaz!
5 Sevgili kardeşim, sana yabancı oldukları halde, kardeşler için yaptığın her şeyi içten bir bağlılıkla yapıyorsun.
6 Onlar kilise* önünde sevgine tanıklık ettiler. Onları Tanrı’ya yaraşır biçimde yardımlarınla birlikte uğurlarsan iyi edersin.
7 Çünkü inanmayanlardan hiçbir yardım almadan, Mesih’in adı uğruna yola çıktılar.
8 Bu nedenle, gerçek uğruna emektaşlar olmak için böylelerini desteklemeliyiz.
9 Kiliseye bazı şeyler yazdım, ama aralarında en üstün olma sevdasında olan Diotrefis bizi kabul etmiyor.
10 Bunun için, eğer gelirsem, bize yönelttiği haksız suçlamalarla yaptığı kötülükleri anımsatacağım. Bununla yetinmeyerek kardeşleri de kabul etmiyor, kabul etmek isteyenlere de engel olup onları kiliseden dışarı atıyor.
11 Sevgili kardeşim, kötüyü değil, iyiyi örnek al. İyilik yapan kişi Tanrı’dandır. Kötülük yapansa Tanrı’yı görmemiştir.
12 Herkesle birlikte gerçeğin kendisi, Dimitrios’un değerli biri olduğuna tanıklık ediyor. Biz de tanıklık ederiz. Tanıklığımızın doğru olduğunu biliyorsun.
13 Sana yazacak çok şeyim var, ama mürekkeple, kalemle yazmak istemiyorum.
14 Yakında seni görmek umudundayım, o zaman yüz yüze konuşuruz. Esen kal! Arkadaşlar sana selam ederler. Sen de oradaki arkadaşlara adlı adınca selam söyle.

1. F. B . Meyer, Through the Bible Day by Day, VII:164, 165.

2. Bazı metinlerde, “özellikle (Grekçe touto “bu”) yabancılar” diye geçer.

3. Bazı metinlerde “kabul etmek” (apolambanein) diye geçen sözcük, Türkçe çeviride “desteklemek” olarak (hupolambanein) geçer.

4. F.B. Hole, daha fazla bilgi mevcut değildir.