Ağıtlar 1

YORUM

I. YERUŞALİM’İN KORKUNÇ YIKIMI (1:1-11)

Burada Yeruşalim’in tamamen yıkıldığı görülmektedir. 1-11’inci ayetler yoldan geçen birinin konuşmasıdır. Bir zamanlar insanla dolu olan kent şimdi yas tutan bir dul gibidir; prenses bir köleye dönüşmüştür, putları tarafından terk edilmiş, müttefiklerinin ihanete uğramıştır (1, 2. ayetler). Halk günahları nedeniyle sürgüne gönderilmiştir. Artık Siyon’a tapınmak için hiçbir yolcu gelmemektedir (3-9. ayetler). Tapınağın değerli kapları Babilliler tarafından alınmıştır (10. ayet). Halk kıtlık içindedir (11. ayet).

II. HALKIN ÜZÜNTÜSÜ, İTİRAFI VE DUASI (1:12-22)

A. Ağlayış (1:12-17)

Bu bölümde Yeruşalim’in benzeri olmayan üzüntüsünden söz edilir. 12’nci ayet, “yasın klasik bir ifadesi” haline gelmiştir 1 ve bize, kendisini inatla reddeden aynı kent için yas tutan Rabbimiz’i hatırlatır. Kullanılan dil de Mesih’in çarmıhtaki konumuyla uyum sağlar. Katı yürekli askerler, dini kurumlar ve O’nun çarmıhtaki durumunu merakla ve zevkle izleyen kayıtsız kalabalık!

Yahudiler, bunun Rab olduğunu fark ederler (15. ayet). Siyon ne kadar yardım dilerse dilesin onu avutan yoktur; paçavraya dönmüştür (17. ayet).

B. İtiraf (1:18, 19)

Yahudiler, Rab’bin kendilerini sürgüne göndermekte haklı olduğunu kabul ederler; O’nun buyruğuna karşı gelmişler ve putperest “oynaşları” –diğer uluslar– onu aldatmıştır.

C. Dua (1:20-22)

Yahuda, Tanrı’nın, sevinç içindeki düşmanları kötülükleri nedeniyle cezalandırması için dua ederken, inleyerek günahlarını da itiraf eder.

 

Kutsal Kitap

1 O kent ki, insan doluydu,
Nasıl da tek başına kaldı şimdi!
Büyüktü uluslar arasında,
Dul kadına döndü!
Soyluydu iller arasında,
Angarya altına düştü!
2 Geceleyin acı acı ağlıyor,
Yanaklarında gözyaşı;
Avutan tek kişi bile yok
Bunca oynaşı arasında.
Dostları ona hainlik etti,
Düşman oldu.
3 Yahuda acı çekip ağır kölelik ettikten sonra
Sürgün edildi,
Ulusların arasında oturuyor,
Ama rahat bulamıyor.
O sıkıntıdayken ardına düşenler ona yetişti.
4 Siyona giden yollar yas tutuyor,
Çünkü bayramlara gelen yok.
Bütün kapıları ıssız, kâhinleri inliyor,
Erden kızları sıkıntıda, kendisi de acı çekiyor.
5 Hasımları başa geçti, düşmanları rahat içinde.
Çok isyan ettiği için RAB ona acı çektiriyor,
Yavruları hasımlarının gözü önünde sürgüne gitti.
6 Siyon kızının bütün güzelliği uçtu,
Önderleri otlak bulamayan geyiklere döndü,
Dermanları kesildi
Kendilerini kovalayanların önünde.
7 Yeruşalim sıkıntı içinde başıboş dolaşırken
Eski günlerdeki varlığını anımsıyor.
Halkı hasmının eline düşüp de
Yardımına koşan çıkmayınca,
Hasımları haline bakıp
Yıkılışına güldüler.
8 Yeruşalim büyük günah işledi,
Bu yüzden kirlendi.
Ona saygı duyanların hepsi
Şimdi onu hor görüyor,
Çünkü onu çıplak gördüler.
O da inleyip öbür yana dönüyor.
9 Kirliliği eteklerindeydi,
Sonunu düşünmedi;
Bu yüzden düşüşü korkunç oldu,
Avutanı yok.
‹‹Ya RAB, düşkün halimi gör,
Çünkü düşmanım kazandı!››
10 Değerli her şeyine düşman el uzattı.
Tapınağına başka ulusların girdiğini gördü,
Topluluğuna girmesini yasakladığın uluslar.
11 Halkı inleyip ekmek arıyor,
Yeniden güçlerine kavuşmak için
Değerli neleri varsa ekmekle değiştiler;
‹‹Bak da gör, ya RAB, ne kadar sefil oldum.››
12 ‹‹Ey sizler, yoldan geçenler,
Sizin için önemi yok mu bunun?
Bakın da görün, başıma gelen dert gibisi var mı?
Öyle bir dert ki, RAB öfkesinin alevlendiği gün
Başıma yağdırdı onu. başınıza da gelmesin.››
13 Ateş saldı yukarıdan,
Kemiklerimin içine işledi ateş;
Ağ serdi ayaklarıma,
Geri çevirdi beni;
Mahvetti, baygın kaldım bütün gün.
14 İsyanlarım boyunduruğa döndü,
RABbin eliyle birbirine tutturulup
Boynuma geçirildi, gücüm tükendi.
Rab karşı duramadığım
İnsanların eline verdi beni.
15 Hiçe saydı beni savunan yiğitleri,
Gençlerimi kırıp geçirmek için çağrı yaptı ordulara,
Rab erden Yahuda kızını
Üzüm sıkma çukurunda çiğnedi adeta.
16 ‹‹Ağlıyorum bunlara,
Gözlerimden yaşlar boşanıyor;
Çünkü beni avutan,
Canımı tazeleyen benden uzak.
Çocuklarım şaşkına döndü,
Çünkü düşmanım üstün çıktı.››
17 Siyon ellerini açmış,
Ama onu avutan yok.
RAB Yakup soyuna karşı buyruk verdi,
Komşuları ona hasım olsun, dedi.
Yeruşalim aralarında paçavraya döndü.
18 ‹‹RAB haklıdır, çünkü buyruğuna karşı geldim.
Şimdi dinleyin, ey halklar, çektiğim acıyı görün;
Erden kızlarım, gençlerim sürgüne gitti.
19 Oynaşlarımı çağırdım,
Ama aldattılar beni.
Yeniden güçlerine kavuşmak için yiyecek ararken
Kâhinlerimle önderlerim kentte can verdi.
20 Gör, ya RAB, ne sıkıntılar çektiğimi,
İçim kanıyor, yüreğim buruk,
Çünkü çok asilik ettim;
Dışarıda kılıç beni çocuklarımdan ayırmakta,
İçerdeyse ölüm kol gezmekte.
21 İnlediğimi duydular,
Beni avutan olmadı.
Bütün düşmanlarım başıma gelen felaketi duydu,
Sen yaptın diye sevinçten coştular.
İlan ettiğin günü getir,
Onlar da benim gibi olsunlar.
22 Yaptıkları her kötülüğü anımsa,
İsyanlarımdan ötürü bana ne yaptınsa onlara da yap;
Çünkü sürekli inliyor, baygınlık geçiriyorum.››

1. R. K. Harrison, Jeremiah and Lamentations, s.210