Çölde Sayım 11

B. Ordugahta Başkaldırı (11. Bölüm)

11:1-3   Okuyucu, Tanrı’nın, halkı için yaptığı bunca şeyden sonra, halkın Tanrı’ya karşı yakınma konusundaki çabukluğuna şaşırır. Halkın hoşnutsuzluğuna ilişkin bir ipucu 1. ayette verilmiştir: “Rab, aralarına ateşini göndererek ordugahın kenarlarını yakıp yok etti.” Yakınan kişiler, Antlaşma Sandığı’ndan uzaktaydılar. Halk Musa’ya yalvardı, Musa Rab’be yakarınca ateş söndü, bu nedenle o yere Tavera (yangın) adı verildi. Bazı çeviriler, ateşin halk arasında yakınan bazı kişileri de yakıp tükettiğini söyler. Tanrı’nın bu davranışı, ciddi bir yargıdan çok, merhametli bir uyarıydı.

11:4-9   İkinci yakınma, ordugahın tam ortasında meydana geldi, ama bu kez sorunun kaynağı halkın arasındaki yabancılardı. Bazı imansızlar, İsrailliler’le birlikte Mısır’dan çıkarak çöle gelmiş ve bu karma çoğunluk, İsrailliler için sürekli bir sıkıntı kaynağı olmuştu. Hoşnutsuzlukları İsrailliler’e yayıldı, Mısır’daki yiyecekleri özlediler ve manı küçümsediler. Tanrı’nın bu konudaki yorumu için Mezmur 78:17-33’e bakınız.

İsa’nın gökten inen man ile doyurduğu canların kötü davranışları

O’nu üzmeleri ve sevgisine karşı günah işlemeleri ne kadar garip!

Ama, bundan daha büyük olan bir başka mucize var.

Kendisini terk ettikleri İsa, onların isyankar iradelerini çarmıhta taşıdı

Ve günahlarını yıkayıp temizledi.

11:10-15   Musa önce, böyle inatçı bir halkın bakımını tek başına üstlenme konusundaki yetersizliğine ilişkin Rab’be feryat etti; sonra böyle büyük bir kalabalık için et bulmanın imkansızlığına değindi. Sonunda bu tür sorunlardan kaçmak için ölümünü bile istedi.

11:16,17   Rab’bin ilk karşılığı, Musa’nın halkın yüklerini kendisiyle birlikte paylaşmaları için yetmiş önder atamasını sağlamak oldu. Pek çok Kutsal Kitap araştırmacısı, bu çözümün Musa için Tanrı’nın en iyi çözümü olup olmadığını sorgular. Onların düşüncesine göre, Tanrı verdiği buyrukların yerine getirilebilmesi için güç verdiğinden, Musa sorumlulukları azaldığında, Tanrı’nın kendi üzerindeki gücünün azalması sorunuyla karşılaştı. 1 Daha önce Musa, kayınbabasının öğüdüne uyarak sivil yetkililer atamıştı (Çık.18:25; Yas.1:9-15). Büyük olasılıkla burada seçilmiş olan yetmiş kişi ruhsal yükleri taşımak için yardım ediyordu. Bu iki farklı atama birbirine karıştırılmamalıdır.

11:8-23   Halka gelince, Tanrı onlara bol et yiyeceklerini söyledi. Onlara o kadar çok et gönderecekti ki, yediklerinde hastalanacaklardı. Bir ay süreyle et yiyeceklerdi. Musa böyle bir olayın olasılığını sorguladı, ama Rab bunları gerçekleştireceğine dair söz verdi. Sina Dağı’na giderken, Tanrı mucizevi bir şekilde İsrailoğulları’na et sağladı (Çık.16:13). Musa bunu hatırlamalı ve Tanrı’nın gücünü sorgulamamalıydı. Çevremizdeki koşullar bizi sıkıştırdığında, Rab’bin geçmişte sağladıklarını çabucak unutmaya ne kadar da eğilimliyiz!

11:24-30   Halkın ileri gelenlerinden yetmiş adam toplanıp çadırın çevresine yerleştirildiğinde, Rab’bin Ruh’u onların üzerine geldi ve peygamberlik ettiler; yani doğrudan Tanrı’dan aldıkları açıklamaları söylediler. Kampta kalan iki adam bile peygamberlik etti. Yeşu, bu mucizenin Musa’nın önderliğine bir tehdit olduğunu düşünerek onları engellemeye çalıştı. Ama Musa, 29. ayetteki soylu yanıtıyla ruhunun genişliğini gösterdi.

11:31-35   Vaat edilen et, bir bıldırcın sürüsü halinde geldi. 31. ayetin anlamı, rüzgarın bıldırcınları ordugahın her yönünden bir günlük yol kadar uzaklığa, yerden doksan santim yüksekliğe indirmesidir. Yerden yaklaşık doksan santim inmek yerine, yerin doksan santim derininde kümelendiler anlamına da gelebilir. İkinci ifade imkansız değildir; göç etmekten yorulan yeterli miktarda bıldırcının bir geminin üzerine konduklarında, gemiyi batırabilecekleri görülmüştür. 2 Halk et ziyafeti çekmeye başladı, ama çok geçmeden büyük bir yıkıma uğradı. O yer, Kivrot-Hattaava (“özlem mezarları”) olarak adlandırıldı, çünkü halkın özlemi onları mezara göndermişti. Haserot, bir sonraki konaklama yerinin adıdır (35. ayet).

 

Kutsal Kitap

1 Halk çektiği sıkıntılardan ötürü yakınmaya başladı. RAB bunu duyunca öfkelendi, aralarına ateşini göndererek ordugahın kenarlarını yakıp yok etti.
2 Halk Musaya yalvardı. Musa RABbe yakarınca ateş söndü.
3 Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü RABbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.
4 Derken, halkın arasındaki yabancılar başka yiyeceklere özlem duymaya başladılar. İsrailliler de yine ağlayarak, ‹‹Keşke yiyecek biraz et olsaydı!›› dediler,
5 ‹‹Mısırda parasız yediğimiz balıkları, salatalıkları, karpuzları, pırasaları, soğanları, sarmısakları anımsıyoruz.
6 Şimdiyse yemek yeme isteğimizi yitirdik. Bu mandan başka hiçbir şey gördüğümüz yok.››
7 Man kişniş tohumuna benzerdi, görünüşü de reçine gibiydi.
8 Halk çıkıp onu toplar, değirmende öğütür ya da havanda döverdi. Çömlekte haşlayıp pide yaparlardı. Tadı zeytinyağında pişirilmiş yiyeceklere benzerdi.
9 Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.
10 Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.
11 RABbe, ‹‹Kuluna neden kötü davrandın?›› dedi, ‹‹Seni hoşnut etmeyen ne yaptım ki, bu halkın yükünü bana yüklüyorsun?
12 Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onları ben mi doğurdum? Öyleyse neden emzikteki çocuğu taşıyan bir dadı gibi, atalarına ant içerek söz verdiğin ülkeye onları kucağımda taşımamı istiyorsun?
13 Bütün bu halka verecek eti nereden bulayım? Bana, ‹Bize yiyecek et ver› diye sızlanıp duruyorlar.
14 Bu halkı tek başıma taşıyamam, bunca yükü kaldıramam.
15 Bana böyle davranacaksan -eğer gözünde lütuf bulduysam- lütfen beni hemen öldür de kendi yıkımımı görmeyeyim.››
16 RAB Musaya, ‹‹Halk arasında önder ve yönetici bildiğin İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi topla›› dedi, ‹‹Onları Buluşma Çadırına getir, yanında dursunlar.
17 Ben inip seninle orada konuşacağım. Senin üzerindeki Ruhtan alıp onlara vereceğim. Halkın yükünü tek başına taşımaman için sana yardım edecekler.
18 ‹‹Halka de ki, ‹Yarın için kendinizi kutsayın, et yiyeceksiniz. Keşke yiyecek biraz et olsaydı, Mısırda durumumuz iyiydi diye ağladığınızı RAB duydu. Şimdi yemeniz için size et verecek.
19 Yalnız bir gün, iki gün, beş, on ya da yirmi gün değil,
20 bir ay boyunca, burnunuzdan gelinceye dek, tiksinene dek yiyeceksiniz. Çünkü aranızda olan RABbi reddettiniz. Onun önünde, Mısırdan neden çıktık diyerek ağladınız.› ››
21 Musa, ‹‹Aralarında bulunduğum halkın 600 000i yetişkin erkektir›› diye karşılık verdi, ‹‹Oysa sen, ‹Bu halka bir ay boyunca yemesi için et vereceğim› diyorsun.
22 Bütün davarlar, sığırlar kesilse, onları doyurur mu? Denizdeki bütün balıklar tutulsa, onları doyurur mu?››
23 RAB, ‹‹Elim kısaldı mı?›› diye yanıtladı, ‹‹Sana söylediklerimin yerine gelip gelmeyeceğini şimdi göreceksin.››
24 Böylece Musa dışarı çıkıp RABbin kendisine söylediklerini halka bildirdi. Halkın ileri gelenlerinden yetmiş adam toplayıp çadırın çevresine yerleştirdi.
25 Sonra RAB bulutun içinde inip Musayla konuştu. Musanın üzerindeki Ruhtan alıp yetmiş ileri gelene verdi. Ruhu alınca peygamberlik ettilerse de, daha sonra hiç peygamberlik etmediler.
26 Eldat ve Medat adında iki kişi ordugahta kalmıştı. Seçilen yetmiş kişi arasındaydılar ama çadıra gitmemişlerdi. Ruh üzerlerine konunca ordugahta peygamberlik ettiler.
27 Bir genç koşup Musaya, ‹‹Eldatla Medat ordugahta peygamberlik ediyor›› diye haber verdi.
28 Gençliğinden beri Musanın yardımcısı olan Nun oğlu Yeşu, ‹‹Ey efendim Musa, onlara engel ol!›› dedi.
29 Ama Musa, ‹‹Sen benim adıma mı kıskanıyorsun?›› diye yanıtladı, ‹‹Keşke RABbin bütün halkı peygamber olsa da RAB üzerlerine Ruhunu gönderse!››
30 Sonra Musayla İsrailin ileri gelenleri ordugaha döndüler.
31 RAB denizden bıldırcın getiren bir rüzgar gönderdi. Rüzgar bıldırcınları ordugahın her yönünden bir günlük yol kadar uzaklığa, yerden iki arşınfö yüksekliğe indirdi.
32 Halk bütün gün, bütün gece ve ertesi gün durmadan bıldırcın topladı. Kimse on homerden az toplamadı. Bıldırcınları ordugahın çevresine serdiler.
33 Et daha halkın dişleri arasındayken, çiğnemeye vakit kalmadan RAB öfkelendi, onları büyük bir yıkımla cezalandırdı.
34 Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.
35 Halk Kivrot-Hattaava’dan Haserot’a göç edip orada kaldı.

1. Musa’nın savunmasında aşağıdaki noktalar dikkate değerdir: (1) Tanrı, Musa’yı paylamaz; (2) aksine, Ruh’undan vereceği yetmiş kişinin Musa’nın yükünü paylaşacaklarını vaat ederek Musa’yı teşvik eder; (3) Musa’nın ihtiyacını Tanrı’nın kendisi yanıtlar; (4) Musa, ruhsallıktan uzak ve sürekli yakınan 2000 kişiye önderlik ediyordu; (5) 17. ayet, Musa’nın üzerindeki Ruh’un azaltıldığını söylemez; aynı Ruh’tan yetmiş kişiye dağıtılacağını belirtir.

2. International Standard Bible Encyclopedia’nın “Bıldırcınlar” bölümüne bakınız. IV:2512