Çölde Sayım 16

E. Korah’ın Başkaldırısı (16,17. Bölümler)

16:1-3   Harun’un kuzeni olan Korah (Çık.6:18-21) bir Levili’ydi, bir kâhin değildi. Görünen o ki Korah, Harun’un ailesinden gelmesine rağmen kâhinlik hakkının olmayışına güceniyordu. Datan, Aviram, ve On, Ruben oymağındandılar ve Musa’nın üzerlerindeki yetkisine güceniyorlardı. 1. ayetten sonra, On’dan söz edilmemektedir ve diğerlerinin yazgısını paylaşıp paylaşmadığını bilmemiz imkansızdır. İsrail’in ileri gelenlerinden iki yüz elli önder, kâhinlik ve sivil yetkiye başkaldıranlarla birleştiler (2. ayet). Tüm halkın kutsal olduğunu ve kurban sunmaktan alıkonulmaması gerektiğini savunuyorlardı (3. ayet).

16:4-11   Konunun çözümlenmesi için Musa, Korah ve yandaşlarının yanlarına buhurdanlar alarak toplanmalarını buyurdu (6,7. ayetler). Buhur yakmak kâhinlerin işiydi; eğer Tanrı onları kâhin olarak kabul etmiyorsa, hoşnutsuzluğunu gösterecekti.

16:12-15   Datan ve Aviram, Musa’nın çağrısına uymayarak çadırlarından çıkmayı reddettiler ve onun önderliğini küçümsediler. Bu iki kişi, daha önceki bir vaade işaret ederek (Çık.3:8), Tanrı’nın onları “süt ve bal akan ülkeye” götüreceğini hatırlattılar. Aslında burada alay ederek yakınıyorlardı: Musa onları, süt ve bal akan ülkeden (Mısır) çıkartmış, süt ve bal akmayan bir ülkeye (çöl) getirmişti.

14. ayetteki düşünce şu olabilirdi: Vaadini yerine getiremeyen Musa şimdi, verdiği söz konusundaki başarısızlığını görmemesi için halkın gözlerini kapatmaya çalışıyordu, ya da gerçek amaçlarını anlamalarına engel olmak istiyordu. Musa Rab’be, diğer önderlerin genellikle yaptığı gibi, halktan övgü beklemediğini hatırlattı.

16:16-22   Ertesi gün Korah, Harun ve iki yüz elli önder Rab’bin önünde bulunmak üzere buhurdanlarıyla birlikte geldiler. İsrail halkı da, belki de Korah’a sempati duyduğu için toplandı. Sonra Rab’bin görkemi bütün topluluğa göründü. Rab, Musa ve Harun’a topluluğu yok etmeden önce onların arasından ayrılmalarını söyledi. Musa ve Harun aracılık ettiklerinden, Tanrı topluluğu yok etmedi.

16:23-35   Burada Korah, Datan ve Aviram’ın yaşadıkları çadırları görürüz (24. ayet). Musa topluluğu uyararak bu adamların çadırlarından uzak durmalarını söyledi. Sonra Musa, eğer bu adamlar, herkes gibi doğal bir ölümle ölürlerse, kendisini Rab’bin göndermediğini bileceklerini söyledi. Ama, eğer Rab mucizevi bir şekilde yeri yarıp onları yutarsa, o zaman halk, bu adamların başkaldırmakla suç işlediklerini bilecekti (30. ayet). Musa konuşmasını bitirir bitirmez yer yarıldı ve Datan’ı, Aviram’ı ve başkaldırılarına katılmış olan ailelerini (ev halkını) yuttu (32,33. ayetler). Korah’ın ne zaman öldüğüne ilişkin düşündürücü bir soru bulunur. Bazı kişiler, Korah’ın Datan ve Aviram ile birlikte yer tarafından yutulduğuna inanırlar (32,33. ayetler). Bazıları ise, iki yüz elli önderi öldüren ateş tarafından yok edildiğini düşünürler (35. ayet). Çölde Sayım 26:10 ayetine göre, Korah, Datan ve Aviram ile birlikte yer tarafından yutulmuştu. Aynı bölümün 11. ayeti büyük oğullarının esirgendiğini gösterir. İsrail’in sonraki büyük peygamberi Samuel, Korah’ın soyundandı (1Ta. 6:22-23,28).

30. ayetteki ölüler diyarı (şeol) mezar anlamına gelir, ama aynı zamanda ruhun beden dışındaki durumunu da kastediyor olabilir. Tarihin belirli zamanlarında Tanrı, belirli günahlar konusundaki hoşnutsuzluğunu, onları anında yargılayarak göstermişti. Sodom ve Gomora’yı yargıladı (Yar.19:24,25); Nadav ve Avihu (Lev.10:1,2); Miryam (Say.12:10); Korah, Datan ve Aviram ile birlikte iki yüz elli önder (bu bölüm); Hananya ve Safira (Elç.5:5,10). Bu günahlar her işlendiğinde aynı şeyi yapmadığı açıktır, ama seçtiği bazı durumlarda gelecek kuşaklara bir uyarı olarak böyle davranmıştır.

Korah’ın adamları (32. ayet), hizmetkârları ya da yandaşları anlamına gelebilir.

16:36-40   İşledikleri günahtan ötürü öldürülen bu adamların kullandıkları kutsal buhurdanlar, dövülerek yakmalık sunu sunağını kaplamak için levha haline getirildiler. Tüm bunlar, yalnızca Harun ailesinin kâhinlerin ayrıcalıklarına sahip olduğunu hatırlatmak içindi. Buhurdanların içindeki ateş çıkartılıp korları az öteye dağıtıldı.

16:41-50   Bu ciddi olayların ardından ertesi gün halk, Musa ve Harun’u Tanrı’nın halkını öldürmekle suçladı. Rab öfkelenerek onları yok etmekle tehdit etti, ama Musa ve Harun, Buluşma Çadırı’nın önüne gittiler; hiç kuşkusuz halk için aracılık etmek istiyorlardı. Rab, sonra halkı ölümcül bir hastalıkla vurdu. Harun topluluğun ortasına elinde buhurdanlıkla koştu ve halk için kefaret ettiğinde ölümcül hastalık dindi. Ama yine de hastalıktan 14.700 kişi öldü. Toplulukla birlikte önderler de Harun’un kâhinliğini sorgulamışlardı. Şimdi ise, hastalığı durduran Harun, bir kâhin olarak aracılık ediyordu. Musa ve Harun Rab’bin halkını öldüren değil, kurtaran kişilerdi!

 

Kutsal Kitap

1-2 Levi oğlu Kehat oğlu Yishar oğlu Korah, Ruben soyundan Eliavoğullarından Datan, Aviram ve Pelet oğlu On toplulukça seçilen, tanınmış iki yüz elli İsrailli önderle birlikte Musaya başkaldırdı.
3 Hep birlikte Musayla Harunun yanına varıp, ‹‹Çok ileri gittiniz!›› dediler, ‹‹Bütün topluluk, topluluğun her bireyi kutsaldır ve RAB onların arasındadır. Öyleyse neden kendinizi RABbin topluluğundan üstün görüyorsunuz?››
4 Bunu duyan Musa yüzüstü yere kapandı.
5 Sonra Korahla yandaşlarına şöyle dedi: ‹‹Sabah RAB kimin kendisine ait olduğunu, kimin kutsal olduğunu açıklayacak ve o kişiyi huzuruna çağıracak. RAB seçeceği kişiyi huzuruna çağıracak.
6 Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.
7 Yarın RABbin huzurunda buhurdanlarınızın içine ateş, ateşin üstüne de buhur koyun. RABbin seçeceği kişi, kutsal olan kişidir. Ey Levililer, çok ileri gittiniz!››
8 Musa Korahla konuşmasını şöyle sürdürdü: ‹‹Ey Levililer, beni dinleyin!
9-10 İsrailin Tanrısı sizi kendi huzuruna çıkarmak için ayırdı. RABbin Konutunun hizmetini yapmanız, topluluğun önünde durmanız, onlara hizmet etmeniz için sizi İsrail topluluğunun arasından seçti. Sizi ve bütün Levili kardeşlerinizi huzuruna çıkardı. Bu yetmiyormuş gibi kâhinliği de mi istiyorsunuz?
11 Ey Korah, senin ve yandaşlarının böyle toplanması RABbe karşı gelmektir. Harun kim ki, ona dil uzatıyorsunuz?››
12 Sonra Musa Eliavoğulları Datanla Aviramı çağırttı. Ama onlar, ‹‹Gelmeyeceğiz›› dediler,
13 ‹‹Bizi çölde öldürtmek için süt ve bal akan ülkeden çıkardın. Bu yetmiyormuş gibi başımıza geçmek istiyorsun.
14 Bizi süt ve bal akan ülkeye götürmediğin gibi mülk olarak bize tarlalar, bağlar da vermedin. Bu adamları kör mü sanıyorsun? Hayır, gelmeyeceğiz.››
15 Çok öfkelenen Musa RABbe, ‹‹Onların sunularını önemseme. Onlardan bir eşek bile almadım, üstelik hiçbirine de haksızlık etmedim›› dedi.
16 Sonra Koraha, ‹‹Yarın sen ve bütün yandaşların -sen de, onlar da- RABbin önünde bulunmak için gelin›› dedi, ‹‹Harun da gelsin.
17 Herkes kendi buhurdanını alıp içine buhur koysun. İki_yüz elli kişi birer buhurdan alıp RABbin önüne getirsin. Harunla sen de buhurdanlarınızı getirin.››
18 Böylece herkes buhurdanını alıp içine ateş, ateşin üstüne de buhur koydu. Sonra Musa ve Harunla birlikte Buluşma Çadırının giriş bölümünde durdular.
19 Korah bütün topluluğu Musayla Harunun karşısında Buluşma Çadırının giriş bölümünde toplayınca, RABbin görkemi bütün topluluğa göründü.
20-21 RAB, Musayla Haruna, ‹‹Bu topluluğun arasından ayrılın da onları bir anda yok edeyim›› dedi.
22 Musayla Harun yüzüstü yere kapanarak, ‹‹Ey Tanrı, bütün insan ruhlarının Tanrısı!›› dediler, ‹‹Bir kişi günah işledi diye bütün topluluğa mı öfkeleneceksin?››
23-24 RAB Musaya, ‹‹Topluluğa söyle, Korahın, Datanın, Aviramın çadırlarından uzaklaşsınlar›› dedi.
25 Musa Datanla Avirama gitti. İsrailin ileri gelenleri onu izledi.
26 Topluluğu uyararak, ‹‹Bu kötü adamların çadırlarından uzak durun!›› dedi, ‹‹Onların hiçbir şeyine dokunmayın. Yoksa onların günahları yüzünden canınızdan olursunuz.››
27 Bunun üzerine topluluk Korah, Datan ve Aviramın çadırlarından uzaklaştı. Datanla Aviram çıkıp karıları, küçük büyük çocuklarıyla birlikte çadırlarının önünde durdular.
28 Musa şöyle dedi: ‹‹Bütün bunları yapmam için RABbin beni gönderdiğini, kendiliğimden bir şey yapmadığımı şuradan anlayacaksınız:
29 Eğer bu adamlar herkes gibi doğal bir ölümle ölür, herkesin başına gelen bir olayla karşılaşırlarsa, bilin ki beni RAB göndermemiştir.
30 Ama RAB yepyeni bir olay yaratırsa, yer yarılıp onları ve onlara ait olan her şeyi yutarsa, ölüler diyarına diri diri inerlerse, bu adamların RABbe saygısızlık ettiklerini anlayacaksınız.››
31 Musa konuşmasını bitirir bitirmez Korah, Datan ve Aviramın altındaki yer yarıldı.
32 Yer yarıldı, onları, ailelerini, Korahın adamlarıyla mallarını yuttu.
33 Sahip oldukları her şeyle birlikte diri diri ölüler diyarına indiler. Yer onların üzerine kapandı. Topluluğun arasından yok oldular.
34 Çığlıklarını duyan çevredeki İsrailliler, ‹‹Yer bizi de yutmasın!›› diyerek kaçıştılar.
35 RABbin gönderdiği ateş buhur sunan iki yüz elli adamı yakıp yok etti.
36 RAB Musaya şöyle dedi:
37 ‹‹Kâhin Harun oğlu Elazara buhurdanları ateşin içinden çıkarmasını, ateş korlarını az öteye dağıtmasını söyle. Çünkü buhurdanlar kutsaldır.
38 İşledikleri günahtan ötürü öldürülen bu adamların buhurdanlarını levha haline getirip sunağı bunlarla kapla. Buhurdanlar RABbe sunuldukları için kutsaldır. Bunlar İsrailliler için bir uyarı olsun.››
39-40 Böylece Kâhin Elazar, yanarak ölen adamların getirdiği tunç buhurdanları RABbin Musa aracılığıyla kendisine söylediği gibi alıp döverek sunağı kaplamak için levha haline getirdi. Bu, İsraillilere Harunun soyundan gelenlerden başka hiç kimsenin RABbin önüne çıkıp buhur yakmaması gerektiğini anımsatacaktı. Yoksa o kişi Korahla yandaşları gibi yok olacaktı.
41 Ertesi gün bütün İsrail topluluğu Musayla Haruna söylenmeye başladı. ‹‹RABbin halkını siz öldürdünüz›› diyorlardı.
42 Topluluk Musayla Haruna karşı toplanıp Buluşma Çadırına doğru yönelince, çadırı ansızın bulut kapladı ve RABbin görkemi göründü.
43 Musayla Harun Buluşma Çadırının önüne geldiler.
44-45 RAB Musaya, ‹‹Bu topluluğun arasından ayrılın da onları birden yok edeyim›› dedi. Musayla Harun yüzüstü yere kapandılar.
46 Sonra Musa Haruna, ‹‹Buhurdanını alıp içine sunaktan ateş koy, üstüne de buhur koy›› dedi, ‹‹Günahlarını bağışlatmak için hemen topluluğa git. Çünkü RAB öfkesini yağdırdı. Öldürücü hastalık başladı.››
47 Harun Musanın dediğini yaparak buhurdanını alıp topluluğun ortasına koştu. Halkın arasında öldürücü hastalık başlamıştı. Harun buhur sunarak topluluğun günahını bağışlattı.
48 O ölülerle dirilerin arasında durunca, öldürücü hastalık da dindi.
49 Korah olayında ölenler dışında, öldürücü hastalıktan ölenlerin sayısı 14 700 kişiydi.
50 Öldürücü hastalık dindiğinden, Harun Musa’nın yanına, Buluşma Çadırı’nın giriş bölümüne döndü.