Elçilerin İşleri 6

Elçilerin Bölüm 6

6:1   Eğer Şeytan dışardan saldırarak mahvedemezse, iç çekişmelere yol açarak yok etmeyi deneyecektir. Bu ayetlerde belirtilen budur.

Kilisenin (topluluğun) ilk günlerinde, başka geliri olmayan yoksul dullara, günlük yardımda bulunmak âdetti. Grekçe konuşan Yahudi imanlılardan bazıları kendi dullarına, İbrani (Yeruşalim ve Yahudiye’deki) dullara gösterilen ilginin aynısının gösterilmediğinden yakındılar.

6:2,3   On iki elçi, kilisenin hızla büyümesiyle birlikte, maddi işlerle uğraşmak için bazı hazırlıkların yapılması gerektiğini anladılar. Kendileri, maddi sorunlarla uğraşmak için Tanrı sözünü yaymaktan vazgeçmek istemediler; bu nedenle kilisenin Ruh’la dolu yedikişiyi, kilisenin geçici işleriyle uğraşmaları için görevlendirmesini öğütlediler.

Bu kişiler Kutsal Kitap’ta görevliler olarak belirtilmemesine rağmen, onları görevliler olarak düşünmek mantıksız olmaz. Sofralara hizmet etme (maddi işlerle uğraşma) ifadesindeki hizmet etme fiilinin isim halinden görevliler (diyakon) sözcüğü çıkar, böylece faaliyetleri tam anlamıyla sofralara “hizmet etmekti” (maddi işlerle uğraşmaktı).

Buradaki nitelikleri üç tanedir:

 

1. Saygın (iyilikleriyle tanınmış)  Saygıdeğer
2. Kutsal Ruh’la dolu   Ruhsal
3. Bilgelikle dolu    Pratik

Daha ayrıntılı özellikler 1.Timoteos 3:8-13’de verilmiştir.

6:4   Elçiler kendilerini duaya ve Tanrı sözünü yayma işine adayacaklardı. Buradaki sıra önemlidir: Önce dua, sonra sözü yayma işi. İnsanlara Tanrı hakkında konuşmadan önce, Tanrı’ya insanlar hakkında konuşmaya özen gösterdiler.

6:5,6   Seçilen yedi kişinin adlarına bakılırsa, çoğunun Rab’be gelmeden önce Grekçe konuşan Yahudiler olduğu görülür. Bu, yakınan gruba karşı verilmiş hoş bir ayrıcalıktı. Bundan sonra artık Grekçe konuşan Yahudiler ayrımcılık suçlamasında bulunamazlardı. Tanrı sevgisi, insanların yüreklerini doldurduğunda, bu önemsiz şeylere ve bencilliğe karşı zafer kazanır.

Görevlilerden sadece ikisini iyi tanıyoruz: kilisenin ilk şehidi olan İstefanos ve müjdeyi Samiriye’ye taşıyan müjde yayıcısı, Etiyopyalı hadımı Mesih’e kazanan ve Pavlus’u Sezariye’de ağırlayan Filipus.

Elçiler dua ettikten sonra yedi kişinin üzerine el koyarak kilisenin seçimiyle aynı görüşü paylaştıklarını ifade ettiler.

6:7   7. ayet önceki ayetlerle birlikte okunursa, maddi konularla ilgilenen görevlilerin sağlanmasının, müjde için büyük bir atılımla sonuçlandığını görülür. Tanrı’nın sözü yayılırken, Yeruşalim’deki topluluğa birçok öğrenci katıldı ve Yahudi kâhinlerden birçoğu da Rab İsa’nın izleyicileri oldu.

6:8   Anlatım şimdi, Tanrı tarafından mucizeler yapmak ve sözü yaymak için görkemli bir şekilde kullanılan görevlilerden biri olan İstefanos1üzerinde yoğunlaşır. Elçilerin İşleri kitabında, elçilerin dışında mucizeler yaptığı söylenen ilk kişidir. Bu olay, bir görevli olarak bağlılığının sonucu daha yüksek bir göreve terfi miydi? Ya da aynı zamanda devam ettiği ek bir görev miydi? Metinden karar vermek imkânsız.

6:9   İstefanos’un güçlü hizmetine karşı havradan karşı çıkışlar baş gösterdi. Yahudilerin Şabat Günü’nde Yasa öğretişi için toplandıkları yerler olan havralar, orada toplanan kişilere göre adlandırıldı. Azatlılar belki Romalılar tarafından kölelikten azat edilmiş Yahudilerdi. Kirene, Afrika’da bir kentti ve Kirene’li Yahudilerin bazılarının Yeruşalim’de yerleşmiş oldukları bilinmektedir. İskenderiyeli Yahudiler, Mısır’daki aynı isimli limandan gelmişlerdi. Kilikya Küçük Asya’nın güneydoğu iliydi ve Asya üç idari bölgeden oluşan Küçük Asyanın bir iliydi. Bütün bu yerlerden gelen Yahudi topluluklarının Yeruşalim’de ya da yakınında havraları vardı.

6:10-14   Bu hararetli Yahudiler, İstefanos ile baş edemeyeceklerini onunla çekişirken anladılar. Söylediği sözlere ve konuşmasındaki güce karşı konulamazdı. Bu sözleri susturma çabasıyla İstefanos’u, Musa’ya ve Tanrı’ya karşı küfür etmekle suçlamak için el altından yalancı tanıklar ayarttılar.2 Kısa bir süre sonra tapınağa ve Yasa’ya karşı konuşmak suçuyla Yüksek Kurul’un önüne çıkartıldı. Getirdikleri yalancı tanıklar, “İsa tapınağı yıkacak, Musa’nın bize emanet ettiği töreleri de değiştirecek dediğini duyduk” dediler.

6:15   Yüksek Kurul suçlamaları işitti, ancak İstefanos’a bakarlarken bir cinin yüzünü değil, bir meleğin yüzünü gördüler. Tamamen Rab’be adanmış, gerçeği bildirmeye kararlı ve insanların düşüncelerinden çok Tanrı’nın düşüncesiyle ilgilenen bir yaşamın gizemli güzelliğini gördüler. Adanmış öğrencinin parlayan yüzüne Mesih’in yüceliğinin yansıdığını gördüler.

7. bölümde İstefanos’un yetkiyle yaptığı savunmasını görürüz. Yahudi tarihinin yeniden incelenmesiyle başlayan savunma ilerledikçe, Tanrı tarafından gönderilip İsrail tarafından reddedilen ve daha sonra kurtarıcılar olarak yüceltilen iki kişi (Yusuf ve Musa) üzerinde yoğunlaşır. İstefanos, Yusuf ve Musa’nın yaşadıklarını, Mesih’in yaşadıklarıyla karşılaştırmaz, ancak benzerlik yine de açıktır. Sonunla İstefanos, İsrail önderlerine karşı sert bir saldırıya geçer: Onları Kutsal Ruh’a karşı gelmekle, Doğru Olan’ı öldürmekle ve Tanrı’nın yasasını yerine getirmemekle suçlar.

İstefanos yaşamının tehlikede olduğunu anlamış olmalı. Kendini kurtarmak için yapması gereken tek şey uzlaşma içeren yatıştırıcı bir konuşma yapmaktı. Ancak imanına ihanet etmektense ölmeyi tercih ederdi. Hayran kalınacak bir cesaret!

 

Kutsal Kitap

1 İsa’nın öğrencilerinin sayıca çoğaldığı o günlerde, Grekçe konuşan Yahudiler, günlük yardım dağıtımında kendi dullarına gereken ilginin gösterilmediğini ileri sürerek İbranice* konuşan Yahudiler’den yakınmaya başladılar.
2 Bunun üzerine Onikiler*, bütün öğrencileri bir araya toplayıp şöyle dediler: “Tanrı’nın sözünü yayma işini bırakıp maddi işlerle uğraşmamız doğru olmaz.
3 Bu nedenle, kardeşler, aranızdan Ruh’la ve bilgelikle dolu, yedi saygın kişi seçin. Onları bu iş için görevlendirelim.
4 Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.”
5 Bu öneri bütün topluluğu hoşnut etti. Böylece, iman ve Kutsal Ruh’la dolu biri olan İstefanos’un yanısıra Filipus, Prohoros, Nikanor, Timon, Parmenas ve Yahudiliğe dönen Antakyalı Nikolas’ı seçip elçilerin önüne çıkardılar. Elçiler de dua edip ellerini onların üzerine koydular.
6 (SEE 6:5)
7 Böylece Tanrı’nın sözü yayılıyor, Yeruşalim’deki öğrencilerin sayısı arttıkça artıyor, kâhinlerden birçoğu da iman çağrısına uyuyordu.
8 Tanrı’nın lütfuyla ve kudretle dolu olan İstefanos, halk arasında büyük belirtiler ve harikalar yapıyordu.
9 Ne var ki, Azatlılar Havrası diye bilinen havranın bazı üyeleri ve Kirene’den, İskenderiye’den, Kilikya’dan ve Asya İli’nden* bazı kişiler İstefanos’la çekişmeye başladılar.
10 Ama İstefanos’un konuşmasındaki bilgeliğe ve Ruh’a karşı koyamadılar.
11 Bunun üzerine birkaç kişiyi el altından ayartarak onlara, “Bu adamın Musa’ya ve Tanrı’ya karşı küfür dolu sözler söylediğini duyduk” dedirttiler.
12 Böylelikle halkı, ileri gelenleri ve din bilginlerini kışkırttılar. Gidip İstefanos’u yakaladılar ve Yüksek Kurul’un* önüne çıkardılar.
13 Getirdikleri yalancı tanıklar, “Bu adam durmadan bu kutsal yere ve Yasa’ya karşı konuşuyor” dediler.
14 “‘Nasıralı İsa burayı yıkacak, Musa’nın bize emanet ettiği töreleri de değiştirecek’ dediğini duyduk.”
15 Kurul’da oturanların hepsi, İstefanos’a baktıklarında yüzünün bir melek yüzüne benzediğini gördüler.

1.İstefanos (Grekçesi Stefanos) “çelenk” ya da “zafer çelengi” anlamına gelir.

2.Sözcük sırası Musa’nın şerefini, Tanrı’nın şerefinden daha çok kıskandıklarını belirtebilir!