Eski Antlaşma’ya Giriş

 

ESKİ ANTLAŞMA’YA

Yazar

William MacDonald


Bu kitap, Tanrı Sözü’nün zenginliğini açık ve kolay anlaşılır hale getirmek için hazırlanan bir Kutsal Kitap yorumudur. Samimi, saygılı, adanmış ve ilmi bir şekilde yazılmıştır. Kişisel tapınma zamanlarınızda ve grupça yapılan Kutsal Kitap çalışmalarınızda kullanmak için uygun bir seçenektir.


This is a Bible commentary that makes the riches of God’s Word clear and easy for you to understand. It is written in a warm, reverent, and devout and scholarly style. It is a good choice for your personal devotions and group Bible study.

© 1995 by William MacDonald, Believer’s Bible Commentary
Christian Missions in Many Lands, Inc.
PO Box 13, Spring Lake, NJ 07762
USA
— All Rights Reserved —


“Bizler için Eski Antlaşma’nın en üstün yanı, kökünün, Mesih’in kendisi olmasıdır… Kurtarıcı neyi gerekli gördüyse, kurtarılan için de gerekli olan odur.” – Profesör G. A. Smith

I. “ESKİ ANTLAŞMA” İSMİ

Eski Antlaşma çalışmalarının derin sularına dalmadan önce, ya da özel bir kitabın daha küçük çaptaki çalışmasını yaparken, ‘Eski Antlaşma’ olarak adlan­dırdığımız Kutsal Kitap hakkındaki bazı genel gerçeklerin ana hatlarını kısaca çizmek yararlı olacaktır.

“Antlaşma” olarak çevirdiğimiz sözcüğün İbranice’deki karşılığı berith’dir. 1 Yeni Antlaşma’da ‘antlaşma’ sözcüğünün Grekçe karşılığı ise diatheke’dir. Kutsal Yazılar’da, “antlaşma” sözcüğü, Kitap, Tanrı ve halkı arasındaki bir ant-laşmadan oluştuğu için anlam olarak kesinlikle uygundur.

Yeni Antlaşma ile aralarındaki farkı göstermek için karşılaştırmak amacıyla, Eski Antlaşma olarak anılır. Belki de, “Daha Eski Antlaşma” adı daha iyi bir ad olabilirdi, çünkü eski sözcüğü bazı kişiler tarafından öğrenmeye değmez olarak algılanır. Böyle bir düşünce; ruhsal, tarihsel ya da kültürel açıdan yapılan ölüm­cül bir hata olurdu. Her iki antlaşma da Tanrı esinidir ve bu nedenle tüm Hıris­tiyanlar için yararlıdır. Mesih inanlısı sık sık Kutsal Kitap’ın Rabbimiz’den, ki­lisesinden ve öğrencilerinin nasıl yaşaması gerektiğinden söz eden bölümlerine yönelir. Ama Eski Antlaşma’nın, tam donanımlı bir imanlıya sağlayacağı yarar açısından, önemi yeterince vurgulanamayacak kadar büyüktür.

Eski ve Yeni Antlaşma arasındaki ilişki, Augustine tarafından şöyle ifade edilmiştir:

Yeni, Eski’nin içinde saklıdır;
Eski, Yeni’de açıklanır. 2

II. KUTSAL YAZILAR’DAKİ YERİ

Grekçe’deki Kanon sözcüğü, bir şeyin ölçüldüğü ya da değerlendirildiği bir “kurala” işaret eder. Eski Antlaşma Kanonu, Tanrı’nın esinlediği ve bu nedenle eski çağda İsrail’in ruhsal önderleri tarafından yetki olarak kabul edilmiş olan kitapların bir bütünüdür. Yalnızca bu kitapların doğru kitaplar olduğunu ve Kut­sal Yazılar’da bulunmaları gerektiğini nasıl anlayabiliriz? O dönemde, kabul edilen öğretilere aykırı pek çok dini yazılar bulunmaktaydı. Eski Antlaşma’yı oluşturan bu otuz dokuz kitabın doğru olduğundan nasıl emin olabiliriz?

Genellikle ilk yüzyılın sonlarında bir Yahudi konseyinin doğru yazıları dü­zenleyerek listelediği söylenir. Aslında kitaplar yazıldıkları andan itibaren Kut­sal Yazılar’a dahil olmuşlardır. Tanrısayar ve anlayışlı Yahudiler, Tanrı’nın esinlemiş olduğu Kutsal Yazılar’ı başından beri fark etmişlerdi. Yine de bazı kitaplar (Ester, Vaiz, Ezgiler Ezgisi gibi bölümler) hakkında tartışmalar yapıl­maktaydı.

Yahudiler, Eski Antlaşma’yı üç bölüme ayırırlar: Tevrat, Peygamberler (ön­ceki ve sonrakiler) ve Yazılar. 3

Örneğin, Daniel Kitabı’nın peygamberler bölümünde değil, yazılar bölü­münde yer alması gerektiği konusunda çeşitli teoriler bulunur. Ortak liberal gö­rüş, Daniel’in geç yazılışı nedeniyle ikinci bölüme ait olamayacağı yönündedir; çünkü ikinci bölüm, Daniel kitabını yazdığında çoktan ‘kapanmış’ olarak gö­rülmektedir (Daniel’e Giriş’e bakınız). Tutucu bir görüş ise, Daniel’in üçüncü bölüme ait olduğunu kabul eder, çünkü Daniel’in görevi peygamberlik değil, hizmetti; Tanrı bir devlet adamını peygamber olarak yazması için kullanmıştı. Dr. Merrill F. Unger, bu üçlü ayrıma, yazarların konumunun karar verdiğini be­lirtmiştir 4:

Bu, tutucu görüştür ve (inanıyoruz ki) doğru görüştür. Eski Antlaşma Kitapları, kutsal ve Tanrı yetkisine sahip kitaplar olarak görülmeleri amacıyla yazılmış­lardı. Bu nedenle, var oldukları andan itibaren doğru olduklarına dair mühürlen­mişlerdir. Üç bölüm, yazarların resmi konum ve unvanlarına uygundur, bölümler esin derecelerine, içerik farklılıklarına ya da kronolojiye göre oluşmamışlardır. 5

Kutsal Yazılar’da yer alması gereken doğru kitapları resmen kabul eden kon-sey, aslında yüzlerce yıl boyunca, genelde kabul edilmiş olanları onayla­mak-taydı. Konsey, kitapların bir esin listesini değil, esin ile yazdırılmış kitapla­rın bir listesini düzenlemiştir.

Hıristiyanlar için daha büyük önem taşıyan başka bir gerçek, Rabbimiz’in kendisinin İbraniler bölümünde Eski Antlaşma Kitabı’nın üç bölümünden alıntı yapması ve bu kitapların yetkisini kabullenmiş olmasıdır. (Örneğin, Luka 24:27 ve 44; 4.dipnota bk.) Ayrıca Mesih, Apokrif kitaplardan hiçbir zaman alıntı yapmamıştır.

III. APOKRİF KİTAPLAR (İbranice metinleri bulunmadığı için, Eski Ant­laş-ma metnine dahil edilmeyen kitaplar)

Doğu Ortodoks, Roma Katolik ve Protestan mezheplerine mensup Kutsal Kitap araştırmacılarının hepsi, Yeni Antlaşma Kanonu’nun 27 Kitabı konu­sunda, genellikle 6 kitapların düzeni ve iki yüz altmış bölüm oldukları konu­sunda anlaşırlar. Eski Antlaşma için durum biraz daha karışıktır.

Protestanlar ve Yahudiler, Eski Antlaşma’nın içeriği konusunda anlaşırlar, ama Doğu Ortodoks ve Roma Katolikleri, 7 tarih ve şiir hakkında yazılmış çeşitli Yahudi kitaplarını, ikinci derecede geçerli sayılan kutsal kitaplar olarak kabul ederler. Protestanlar ve Yahudiler ise bu kitapları “Apokrifa” olarak adlandırır­lar (Apokrifa: Grekçe ‘gizli’ 8).

Günümüzdeki İngilizce King James, 9 New King James ve diğer Protestan çevirilerinin otuz dokuz kitabı, İbranice Kutsal Kitap’ın yirmi dört kitabındaki içeriğin tamamıyla aynısından oluşurlar. Rakamlardaki farklılığın nedeni, Ya­hudi baskılarındaki çeşitli kombinasyonlardan dolayıdır. Örneğin; Samuel, Krallar ve Tarihler adlı altı kitap, yalnızca üç kitap olarak düşünülür. “On ikile­rin kitabı” olarak adlandırılan küçük peygamberler ise, tek bir kitap olarak gö­rülür.

Yahudiler’in yazdığı pek çok dini kitap bulunur. Bu kitapların çoğu Yahu­diler arasında bile esin yoluyla yazılmış yetkin kitaplar olarak kabul edilmezler. 1. ve 2.Makkabeler gibi bazıları, tarihler arasındaki ilişkiyi göstermeleri açısın­dan değerlidirler. Bel ve Ejderha gibi diğerleri, Kutsal Kitap öğretisinden farklı oldukları ayırt edilerek okunmaları gereken kitaplardır.

Bu Yahudi kitapları arasında en değersiz olanları Pseudepigrapha (Grekçe ‘sahte yazılar’) olarak adlandırılır. Daha değerli olarak görülenler ise, Apokrifa olarak anılırlar.

Bazı eski Yahudi ve Hıristiyanlar, özellikle Mısır’lı Gnostikler (ruhsal sırları bildiklerini iddia edenler), bu kitapların bazılarını kapsayan daha geniş bir ka­nonu kabul etmişlerdir.

Roma piskoposu Damasus, Apokrif kitapları Latince’ye bilimsel olarak çe­virmesini istediğinde, Jerome bu görevi, itiraz ederek yerine getirdi. Kitapların İbranice metnini çok iyi bilmesi ve aynı zamanda bu kitapların Yahudi Ka­nonu’nun güvenilir olmayan bölümleri oluşu, itiraz etmesinin gerçek nedenidir. Jerome, kitapların ikinci derecede önem taşıdıklarının farkında olmasına rağ­men, bu kitapları Vulgata (Kutsal Kitap’ın 4. yüzyıl sonunda yapılan Latince çevirisi) için çevirdi. Bu kitaplar, bu gün New American Bible ile Jerusalem Bible ve genellikle tüm Hıristiyanlar’ın kabul ettiği çeviriler olan New English Bible, The Revised English Bible ve The New Revised Standard Version gibi çe­virilerde bulunmaktadırlar.

Roma Katolik Kilisesi bile, Apokrifa’nın doğruluğunu Karşı Reform Hare­keti’ne kadar (1500’lerde) resmen kabul etmedi. 10 Vatikan’ın bu davranışının nedenlerinden biri, ölülerin ardından dua edilmesi gibi birkaç öğretişin Apok-rifa’da yer almasıydı. Aslında Apokrifa, Yahudi edebiyat ve tarihinden geniş olarak söz eder ve Hıristiyan öğretişine doğrudan uygun değildir. Tanrı esini olmamalarına rağmen bu kitapların bazıları, İbrani Kanonu’ndaki Tanrı esini olan kitapları tam kavradıktan sonra kültürel ve tarihsel açıdan yarar sağ­lamak amacıyla okunabilirler.

IV. YAZARI

Eski Antlaşma’nın tanrısal Yazarı Kutsal Ruh’tur. Kutsal Ruh; Musa, Ezra, Yeşaya ve adı bilinmeyen yazarları, kendi rehberliği altında yazmaya yönlen­dirmiştir. Eski Antlaşma kitaplarının nasıl ortaya çıktıklarını en iyi ve doğru şe­kilde anlamanın yolu, çift yazarlı olduklarını düşünmektir. Eski Antlaşma yarı insan, yarı Tanrı tarafından değil, aynı zamanda tamamıyla insan ve tamamıyla Tanrı tarafından yazılmıştır. Tanrı unsuru, insan unsurunu hata yapmaktan ko­rumuştur. Böylece özgün elyazması metinler hatasız olarak ortaya çıkmışlardır.

Diri Söz olan Rabbimiz İsa Mesih’in çifte doğası, Yazılı Söz’e yardımcı ola­cak bir benzetmedir. Rab İsa, yarı insan ve yarı Tanrı (Grek mitolojisinde ol­duğu gibi) değildi, aynı zamanda tamamıyla insandı ve tamamıyla Tanrı’ydı. Tanrı doğası, insanın hata yapmasını imkansızlaştırdı.

V. TARİHLER

Yeni Antlaşma’dan farklı olarak (Yeni Antlaşma İ.S. 50-100 yıllarında ya­zıldı; yazılması yarım yüzyılı aldı), Eski Antlaşma’nın tamamlanması için en azından bin yıl geçti (İ.Ö. yaklaşık 1400-400). 11 Yazılan ilki, beş kitap ya Pentatok (İ.Ö. yaklaşık 1400) ya da Eyüp’tü. (Eyüp Kitabı’nın tarihi bilinmiyor, ancak içeriği nedeniyle yasa verilmeden önceki bir dönemde yazıldığı sanıl­maktadır.)

Bunları izleyen diğer kitaplar sürgünden önce (İ.Ö. yaklaşık 600) yazıldılar. Yeşu’dan Samuel’e kadar olan bölüm, sürgün sırasında (Ağıtlar ve Hezekiel gibi) ya da sürgünden sonra; Tarihler bölümü ise Hagay, Zekeriya ve Mala-ki’nin (İ.Ö. yaklaşık 400) dönemlerinde yazıldılar.

VI. İÇERİKLERİ

Eski Antlaşma’nın içeriği, Protestan çevirileri düzeninde, az ve öz olarak şöyle özetlenebilir:

Pentatok
Yaratılış’tan, Yasa’nın Tekrarı’na kadar
Tarihsel
Yeşu’dan, Ester’e kadar
Şiirsel
Eyüp’ten, Ezgiler’in Ezgisi’ne kadar
Peygamberlik
Yeşaya’dan, Malaki’ye kadar

Eski Antlaşma’nın aralarında bağlantı olmayan bu dört ana girişi, Kutsal Kitap Yorumu adlı elinizdeki bu kitabın uygun yerlerinde bulunabilirler.

Kutsal Kitap Yorumu – Yeni Antlaşma Serisi 1, 2 ve 3. ciltlerle birlikte, 2 ciltten oluşan Eski Antlaşma Serisi’ni iyi kavramış olan bir Hıristiyan, “her iyi iş için eksiksiz olarak donatılacaktır.”

Elinizdeki eserin, bu konuda pek çok imanlıya yardımcı olmasını diliyoruz.

VII. DİL

1. İbranice

Sami 13 dilinin akrabası olan Aramice ile kaleme alınan birkaç bölümün dı­şında, Eski Antlaşma İbranice olarak yazılmıştır.

İmanlılar, Eski Antlaşma kısmı için deyim ve renk zenginliğine sahip, ifa­desi güçlü bir dilin kullanılmış olmasına şaşırmazlar. İbranice, Tanrı esini olan öykülere, şiire ve Eski Antlaşma’yı oluşturan yasalara çok iyi uyum sağlamıştır. İbranice, eski dillerden biridir, ama buna rağmen, neredeyse İsrail ulusunun her gün kullandığı, güncel 14 bir dil olarak mucizevi bir şekilde tazelenen tek eski dildir.

İbranice sağdan sola doğru yazılır. Orijinalinde yalnızca sessiz harfler bulu­nur. Dili yüksek sesle okuyan kişi, dil bilgisine dayanarak uygun sesli harfleri eklerdi. Tanrı’nın bir lütfu olarak, bu İbranice metin yüzyıllar boyunca okuna­bilir biçimde kalabildi. Çünkü yüzyıldan yüzyıla, ülkeden ülkeye ve bölgeden bölgeye 15 değişen dil özelliklerinin en önemlisi sesli harflerdir.

Bazen yazılanlar (ketiv), örneğin ağza alınmayacak kadar kutsal olan Tan-rı’nın adı gibi, 16 sayfa kenarına eklenen bir notla, yüksek sesle okunması ge­rekeni (kara) belirtirdi. Bu durum, yazıcı hatalarına neden olduğu gibi, yüzyıllar geçtikçe sözcüklerin argo olarak nitelendirilmesine de zemin oluşturmuştur.

Hıristiyanlığın ilk yıllarında Massoritler (İbranice ‘gelenek’ sözcüğünden) olarak adlandırılan Yahudi bilginler ortaya çıktı. İbranice’nin kullanılmayan bir dil olmaya başladığını görerek, Eski Antlaşma metninin doğru okunuşunu ko­rumak amacıyla, geliştirilmiş bir nokta ve çizgiler sistemi düzenlediler. 22 adet İbranice sessiz harf, sözcüklerin kabul edilen seslendirmesini belirtiyordu. Bu gün bile bu eski ‘sesli harflerin noktalanması’ olarak adlandırılan sistem, İngiliz-ce, Fransızca ya da Almanca’nın hecelemesinden daha bilimsel ve kusursuz­dur!

Bir dizi sessiz harf, zaman zaman farklı seslilerle okunduğunda, farklı an­lamlar taşıyacağından, sessiz harflere dayalı metin, aynı zamanda itiraz edilen okunuşlara kaynak oluşturmaktadır. Genellikle koşullar ve çevre, ifadenin oriji­nal olup olmadığına karar verir, ama bu her zaman için geçerli değildir. Yaratı­lış bölümünden farklılık gösteren Tarihler bölümündeki (yoruma bakınız) isim­lerin çeşitli hecelemeleri, bu fenomene kısmen uygundur.

Yine de geleneksel ya da Masoretik metin dikkat çekecek kadar iyi korun­muştur. Bu metin, Yahudiler’in Tanrı sözüne duydukları büyük saygının, yaşa­yan bir tanığıdır. Genellikle eski çeviriler (Targum, Septuaginta ve Vulgata), bir sorun olduğunda, doğruyu seçmemize yardım ederler. Yirminci yüzyılın ortala­rından bu yana, Ölü Deniz Tomarları İbranice metne ek bilgi sağlamıştır; özel­likle Masoretik metnin doğruluğunu onaylamaları açısından ilginçtir.

Eski Antlaşma’yı İngilizce çevirisinden okuyanlar, İbranice İngilizce’ye çok kolay çevrildiğinden, şanslıdırlar. İbranice, İngilizce’ye Latince’den daha iyi çevrilen bir dildir. Örneğin, altıncı yüzyıl reform çevirmeni William Tyndale bu konuya dikkat çekmişti.

Tyndale, Yaratılış’tan Tarihler bölümüne kadar olan kısmı ve bazı şiir ve peygamberlik bölümlerini, bu çabaları nedeniyle yakılarak öldürülmeden önce (1536) tamamlamayı başarmıştı. Tyndale’in Eski Antlaşma çevirisinin çalışması farklı kişiler tarafından tamamlandı ve 1611 tarihli King James ve 1982 tarihli New King James çevirileriyle günümüze uyarlandı.

2. Aramice

İbranice gibi, Aramice de bir Sami dilidir. Eski çağda yüzyıllar boyunca di­ğer uluslar tarafından konuşulmaktaydı. İbranice, Yahudiler için ölü bir dil ha­line geldiğinde, Eski Antlaşma’nın, İbrani dilinin yakın akrabası olan Arami di­line çevrilmesi gerekti. İbranice’ye benzettiğimiz elyazmaları, büyük olasılıkla İ.Ö. yaklaşık 400’de Aramice’den ödünç alınmış ve bugünkü İbrani öğrencile­rine tanıdık gelen dört köşeli artistik harflerle geliştirilmiştir. 17

İbranice’ye ilişkin yukarıdaki gerçeklerin çoğu, aynı zamanda Eski Ant­laşma’nın Aramice yazılmış kısımları için de geçerlidir. Bu bölümlerin sayısı azdır; Babil sürgününde ve sonrasında, İsrail’in diğer uluslardan olan komşuları ile temaslarını yazarlar. 18

VIII. ÇEVİRİ

İngilizce, Kutsal Kitap’ın birçok çevirisiyle kutsanmıştır (Belki de gereğin­den çok). Eski Antlaşma çevirileri, Yeni Antlaşma çevirilerine kıyasla daha az­dır. Bu çeviriler dört genel biçime ayrılırlar:

1. Birebir Çeviri

J.N. Darby’nin, 1882’deki “Yeni” çevirisi, 1881’deki English Revised çevi­risi ve 1901’deki American Standart çevirisi bütünüyle birebir çevirilerdir. Özenli çalışma için yararlıdırlar, ama tapınma, topluluk önünde okunma ve ha­tırlama açısından zayıf kalırlar. İmanlı toplulukları, Tyndale’in çevirisinin gör­kemini ve güzelliğini asla terk etmemişlerdir. Tyndale’in çevirisi, bu yararlı ama ruhsuz ve cansız çevirilerden daha çok tercih edilmiştir.

2. Optimum Eşitlik

Oldukça birebir sayılan ve İngilizce’nin izin verdiği ölçüde İbranice ya da Grekçe metni izleyen çeviriler, iyi üslup ve deyim gerektiğinde, daha özgür bir çeviriye izin verirler; bu çeviriler arasında KJV, RSV, NASB ve NKJV’ı örnek gösterebiliriz. Ancak RSV her ne kadar Yeni Antlaşma konusunda güvenilirse de, Mesih’le ilgili ön bildirilerin çoğunu önemsemeyen bir tarza sahiptir. Bu tehlikeli eğilime, bugün pek çok güvenilir bilgin arasında bile rastlanmaktadır.

3. Dinamik Eşitlik

Bu çeviri türü daha özgürdür ve bazen okuyucu haberdar edilmek kaydıyla sağlam bir teknikle yoruma başvurur. NEB, NIV ve Jerusalem Bible çevirileri bu kategoriye girerler. Eğer Musa ve Yeşaya bugün İngilizce yazsalardı, yaza­cakları tüm düşünceleri, çeviri metnine yansıtmaya çalışırlardı. Tutucu olarak hazırlandığında, bu yöntembilim yararlı bir araç olabilir. Ancak, bu yöntemi kullanan birçok çevirmenin teolojik açıdan gevşek davranmaları tehlikesi mev­cuttur.

4. Yorum

Bir yorum metni, metnin her düşüncesini nakletmeyi amaçlar. Ancak sık sık malzeme ekleme konusunda özgür davranır. Üslup konusunda özgün metinden uzaklaştığı için daima gereğinden fazla yorum yapılması tehlikesi söz konusu­dur. The Living Bible, müjdeci bir çeviri olmasına rağmen, yorumsal açıdan tartışılabilir ifadelere sahiptir.

Kendi dilinizde değişik çeviriler varsa, bunları karşılaştırma yapmak ama­cıyla inceleyebilirsiniz.

IX. VAHİY

Tarihsel ve teknik ayrıntıların bulunduğu bu kargaşa ortamında İngiliz vaiz Charles Haddon Spurgeon’un sözlerini dikkate alabiliriz:

Bu bölüm, diri Tanrı’nın yazısıdır: Her harf, Gücü Her Şeye Yeten’in parmağıyla kaleme alınmıştır; her söz, sonsuz dudaklardan çıkmıştır; ve her cümle Kutsal Ruh tarafından dikte edilmiştir. Her ne kadar Musa yazarken kalemini hararetle kullandıysa da, bu kalemi yönlendiren Tanrı’dır. Lire dokunan Davut olabilir, parmaklarından mezmurların tatlı melodileri dökülebilir; ama bu lirin diri telleri üzerinde gezinen elleri hareket ettiren Tanrı’dır. Bestelenmiş sevgi şarkılarını Süleyman söyleyebilir ya da mükemmel bilgelik taşıyan sözler iletebilir, ama onun dudaklarını yöneten ve konuşmasını bilge kılan Tanrı’dır. Atları suları ya­rıp geçtiğinde gürleyen Nahum’u ya da Kuşan’da sıkıntı içindeki çadırları gören Habakkuk’u okuduğumda, yeryüzü bir fırın gibi yanarken, Malaki’yi okudu­ğumda, duyduklarım insana değil, Tanrı’ya aittir; sözler sonsuz olan, görünme­yen, Gücü Her Şeye Yeten, bu yeryüzünün Yehovası’na aittir. 19


1.  İbranice berith sözcüğü, B’nai  B’rith“Antlaşma Oğulları” olarak adlandırılan Ya­hudi kuruluşunun adında görünür.

2. Augustine’in sözleri (Latince) de çevrilmiştir:

Yeni, Eski’nin içinde saklıdır;

Eski, Yeni’de açıklanır.

3. İbranice bir Kutsal Kitap ya da Yahudi çevirisinde bulunan yirmi dört Eski Ant­laş-ma Kitabı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

I. Yasa (Tevrat – Tora)
  • Yaratılış
  • Levililer
  • Çölde Sayım
  • Yasa’nın Tekrarı
II. Peygamberler (Nevi’im)
  • 1. Önceki Peygamberler
    • Yeşu
    • Hakimler
    • Samuel
    • Krallar
  • 2. Sonraki Peygamberler
    • Yeşaya
    • Yeremya
    • Hezekiel
    • Onikiler Kitabı (Hoşea’dan Malaki’ye kadar)
III. Yazılar
  • Mezmurlar
  • Eyüp
  • Süleyman’ın Özdeyişleri
  • Rut
  • Ezgiler Ezgisi
  • Vaiz
  • Ağıtlar
  • Ester
  • Daniel
  • Ezra – Nehemya
  • Tarihler

4. Merrill F. Unger, Introductory Guide to the Old Testament, s.59

5. A.g.e.

6. Örneğin, Rusça yazılmış olan Yeni Antlaşma’nın Müjdeler kısmı bir dereceye kadar farklı bir düzene sahiplerdir.

7. Kanon’a eklenen gruplar için Apokrifa’ya yer veren NRSV’ın Giriş kısmına bakınız (kitapların tümü için kendi aralarında anlaşmış değillerdir).

8. “Taklit” düşüncesi, bu sözcük ile bağlantılı hale gelmiştir.

9. KJV’nin 17. yüzyıldaki ilk baskıları Apokrifa’yı içeriyordu, ama konumlarının önem­siz olduğunu belirtmek için Eski ve Yeni Antlaşma arasında sıkıştırılmışlardı. KJV’ye tek gerçek Kutsal Kitap olarak bakan birçok kişi, bu çevirinin bir zamanlar Tanrı esininden kaynaklanmayan tüm kitapları kapsadığını gördüklerinde (eğer gö­rürlerse) şoka uğramaktadırlar.

10. 1545 ve 1563(aralıklı olarak) yılları arasında İtalya’da, Trento’da, Trent Konseyi top­lanmıştı.

11. Daha az tutucu araştırmacılar, tarihleri daha ileriye alır, ama benzer bir zaman dö­nemi içinde sonlandırırlar.

12. Birçok Kutsal Kitap araştırmacısı, bu ikisini birleştirmeyi tercih eder (Yaratılış’tan Ester’e kadar) ve bunları tarihsel olarak sınıflandırır.

13. Sam’ın soyunun konuştuğu Sami dilleri içinde Arapça, Fenikece, Akadca ve İbranice yer alır.

14. Dil uzmanları Fransızca, İngilizce ve yeni yapılarıyla birlikte eski İbranice köklerini temel alan yeni sözcükleri, bu eski dili, Fransızca ve İngilizce’yi kullanarak yirminci yüzyıla taşımayı başarmışlardır.

15. Örneğin, İngilizce konuşan biri, “past” sözcüğünün Oxford, Boston, Dallas ve Brooklyn’deki telaffuz farklılıklarından haberdardır. Sessiz harfler aynı kalır, ama “a” harfi, her kentte oldukça farklı telaffuz edilir.

16. Örneğin, KJV / NKJV çevirileri sözcüğü RAB olarak alır (tüm büyük harfler, İbra-nice Adonay sözcüğünün halk tarafından okunan şeklini temsil eder), yazılı şekli ise, kutsal “dört harfli kelimeden” oluşur (YHWH), Tanrı’nın antlaşma adını Yahve ya da olduğu gibi Yehova olarak heceler.

17. Unger, Introduction, s.124.

18. Aramice yazılmış bölümler şunlardır: Ezra 4:8–6:18; 7:12-26; Yeremya 10:11; Daniel 2:4–7:28.

19. Charles Haddon Spurgeon, Spurgeon’un Vaazları, 1:28. “Dikte edilmiş” sözcüğü, sek­reterlik tarzı bir işi ifade etmez. Alıntının diğer bölümünde görüldüğü gibi, Spur-geon, Tanrı esini konusundaki ortodoks öğretişe (çifte yazarlığa) inanıyordu. Ona göre, her kitabın yazarı hem insan, hem de Tanrı’ydı.