Eyüp 10

10:1-7   Eyüp kızgınlıkla acı yakınmalarda bulunarak, Tanrı’dan yaratmış olduğu birine gösterdiği bu mantıksız davranışını açıklamasını ister. Eyüp’ün kötü olmadığını bile bile onu gaddarca yargılarken bir insan gibi davranmış olmuyor muydu?

10:8-12   Harold St. John bu paragrafa ilişkin şu yorumu yapar:

Çömleğin çömlekçiye öğüt verdiği ve Tanrı’ya, yarattığı insan üzerinde sahip olduğu sorumluluktan onuru nedeniyle kaçamayacağını hatırlatan bu şaşırtıcı bölümü atlamamalıyız. Senin ellerin bana biçim verdi, beni yarattı (10:8).  Embriyonun oluşumu (10:10); et ve derinin büyümesi, kemik ve sinirlerin gelişimi (10:11); (a) çok yönlü ifadeleriyle birlikte “canımız” ve (b) insanın en yüce parçası olan “ruhu” Tanrı’nın ilgisi aracılığıyla bağışlanmış ve korunmuştur (10:12). 1

10:13-22   Rab neden Eyüp’ün başına birçok felaket getirdi? Görünüşe göre Eyüp’ün doğru ya da kötü olup olmadığı önemli değildir. Yaşamı Tanrı öfkesiyle dolmuştu. Tanrı neden onun doğmasını sağlamıştı? Şimdi, ışığın bile karanlığa benzediği kargaşa diyarına gitmeden önce, neden onun biraz rahatlamasına izin vermiyordu?

 

Kutsal Kitap

1 ‹‹Yaşamımdan usandım,
Özgürce yakınacak,
İçimdeki acıyla konuşacağım.
2 Tanrıya: Beni suçlama diyeceğim,
Ama söyle, niçin benimle çekişiyorsun.
3 Hoşuna mı gidiyor gaddarlık etmek,
Kendi ellerinin emeğini reddedip
Kötülerin tasarılarını onaylamak?
4 Sende insan gözü mü var?
İnsanın gördüğü gibi mi görüyorsun?
5 Günlerin ölümlü birinin günleri gibi,
Yılların insanın yılları gibi mi ki,
6 Suçumu arıyor,
Günahımı araştırıyorsun?
7 Kötü olmadığımı,
Senin elinden beni kimsenin kurtaramayacağını biliyorsun.
8 ‹‹Senin ellerin bana biçim verdi, beni yarattı,
Şimdi dönüp beni yok mu edeceksin?
9 Lütfen anımsa, balçık gibi bana sen biçim verdin,
Beni yine toprağa mı döndüreceksin?
10 Beni süt gibi dökmedin mi,
Peynir gibi katılaştırmadın mı?
11 Bana et ve deri giydirdin,
Beni kemiklerle, sinirlerle ördün.
12 Bana yaşam verdin, sevgi gösterdin,
İlgin ruhumu korudu.
13 ‹‹Ama bunları yüreğinde gizledin,
Biliyorum aklındakini:
14 Günah işleseydim, beni gözlerdin,
Suçumu cezasız bırakmazdın.
15 Suçluysam, vay başıma!
Suçsuzken bile başımı kaldıramıyorum,
Çünkü utanç doluyum, çaresizim.
16 Başımı kaldırsam, aslan gibi beni avlar,
Şaşılası gücünü yine gösterirsin üstümde.
17 Bana karşı yeni tanıklar çıkarır,
Öfkeni artırırsın.
Orduların dalga dalga üzerime geliyor.
18 ‹‹Niçin doğmama izin verdin?
Keşke ölseydim, hiçbir göz beni görmeden!
19 Hiç var olmamış olurdum,
Rahimden mezara taşınırdım.
20 Birkaç günlük ömrüm kalmadı mı?
Beni rahat bırak da biraz yüzüm gülsün;
21 Dönüşü olmayan yere gitmeden önce,
Karanlık ve ölüm gölgesi diyarına,
22 Zifiri karanlık diyarına,
Ölüm gölgesi, kargaşa diyarına,
Aydınlığın karanlığı andırdığı yere.››

1. St. John, Job, s.17.